4
Yorum
11
Beğeni
0,0
Puan
1361
Okunma
Serçe parmağımı çengelleyerek serçe parmağına
Küs
Dediğimde aşka
Şer’î 3 aylık dul bir Ekim’di
Bahçe toprağımı dölleyen kuşlara küskün Ardıç
Dilimin Yakûbî kör kuyusunda
Kelimelerimin ağız sütü bulaşığı dişlerini kırıyordu
D’ilim d’ilim Hatun Parmağı
8 ayaklı atı Sleipnir’in sırtında buutsuz haşmetiyle
Mimir’in suyundan içmek için gözünü kurban eden
Aesir’in efendisi Odin perdeliyor gecemin sahnesini
Ki
Döşünün mâbedinde mayalanan
Ekşimtrak kızıl bir acı
Alnından öpüyor kaskatı kesilmiş bir ölüyü
Cesedi Hringham’la birlikte yakılan Balder’in rûyasını
Hayr(ın)a yoran ateş yürekli Loki
Anna’nın kavruk kuru göğsünde biten
Zehirli Ökseotu’nu gördün mü
Adem’in derisine batan kırık eksik kaburgasında
Kana bulanan Serendip’e düşüyor
Çatırdayan kemiklerim
Ciddeli Havvâ’nın rahminde
Göbek bağından düğmeli ilk cinâyete
Şâhitlik ediyor gözlerim
Nizâm-ı Alemin bekâsı için
Katli vâcip olmayan ilk kardeş Hâbil yatıyor
Kanlı kasığında toprağın
Paslı bir tarihin tetenoz humması sayfalarına
Kanlı parmakizini bırakan kâbilesiz Kâbil
Aklı parça parça kan irin pıhtısına gebe
Meşrûiyetsiz çocuklar doğuran
İklimsiz Aklimâ’yı bildin mi
Sağ elimi kapatıp dudakları üzerine
Sus
Dediğimde aşka
Milâdî 18’lik cıvıl cevvâl bir Temmuz’du
Çocukluğumun delik ceplerinde
Mahallenin *ü yer tutmayanlarından uttuğum
Kırık misket yamukluğunca Şeker Portakalı Zeze
Annemin elleriyle teğellediği pantalon paçalarımdan dökülen
Bir avuç kum
Biraz toprak
Bir iki Körebe
Pörsümüş gri birkaç bulut
Bulutların yağmur teknesine bastırılınca
Renkleri biribirine karışmış yarım gökkuşağı
Yüzümü dayayıp yüreğinin helâcânına
Efsûs !
Dediğimde aşka
-di’li miş’li bir geç’miş zamandı artık
Uyku arası
Rûya ertesi çalakalem yazdıklarım
Böyle başlayıp
Böyle bitmemeliydi bu şiir diyordu bir ünlem
Daha atı alıp
Üsküdâr’ı geçecektik