2
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
712
Okunma
beyaz üzeri siyah çizgi kadar
vaad edilene
yaşamına açlık
rengini inkar edesin
dokunmadan nemli harflerin duvarına
küfrün duaya harmanlandığı
harlı fırınlar
güneşin surları
çöktüğünde yeryüzü şafaklara
nasırlı kabusların
çatladığı enlemden
düşecek toprağa tohum
göğüsler hangi toprak
gecenin demir rahminden
saklı ötekilikte
doğuracak anneler
kıraç bir gülümsemenin
beşiğine sudan köklerimizi
geçiyorken atlas kıyılardan
yedi rengin takaları
şeffaf rakımlı
zirvelerin deltasında ormanlar
çocuklar
esmer yürekli sevdalar
bükülmez bilekli
gül yürekli inadına
bir potaya eriyen dans
doğrulacak kent güneş kuşları farketmeden
saçları rüzgarlara katışan
kanayan dizleri üzerine töresine ihanet yaftalı
uzak kokulu kadınların
ölümü taşlamayıp sarıldığımız da
bir uzakların türküsünü
seslendirecekler ve biz
işte o zaman
lahitlerin kırmızı yosununa kırılıyorken
tunç kalkanlarımız
.
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.