0
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
2213
Okunma

Öğretmenim olan rahmetli Babam Mustafa Solmaz’a
Öğretmen olarak gittiğim köyde,
Hayali hatıra olan seneler,
Her biri bir başka olaydır bende,
Andıkça başıma gülen seneler…
49 yılında Köy enstitüsünden,
Mezun olduğumun eylül ayında
Hayaller kurarak yola düştüm ben
Kendim ise yirmi yaş dolayında
Bir yayla köyüydü kır ortasında,
Ayağımda lastik, elimde bavul,
Piyade gitmiştim; zordu aslında,
Tahta çatısıyla belliydi okul…
Köpek sesleriyle kuşkum artmıştı,
Şu taraftan gelen şahısa sordum
Evet, bu köydenmiş benle tanıştı
Sevindim yalan yok ve korkuyordum…
Muhtar köyde miydi? ya yoksa diye,
İçimde endişe, tiksinti vardı.
Mümkün değil artık dönmek geriye,
Karanlık birazdan köyü basardı…
Nihayet muhtarın güleç yüzüyle,
O gece tanışıp, sohbete durdum,
Sabahın erinde görev hazzıyla,
Eski, taş yapı okula vardım…
Okulda ilk günüm düşlerle geçti,
Daha sonra gelen günler ümitle…
Bin gayret içinde işlerle geçti..
Şimdi o anılar kaldı benimle…
Adı İrfan olan en zeki çocuk
Adı Dilek olan kızla gezerdi
Adı Ülkü olan akıllıydı çok,
Okuyup öğretmen olacam derdi..
Mehmet’in bitmeyen İstanbul aşkı,
Cumhuriyet sever Kemal kadardı…
Egemen, mutlaka yüce Türk halkı,
Her söze başlarken, böyle başlardı…
Zamana aşk olsun zamanla bende,
İçimi özlemle buran seneler…
Şimdi metruk olan o koca köyde,
Beni izlerimle soran seneler…
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.