13
Yorum
36
Beğeni
5,0
Puan
1408
Okunma

Asumanda gezinirken gamlı yüreğim
bir tutam huzurdu
iklimlerden dilediğim.
Dergahına ney üfleyen
kumrular gibi;
Bir çiçeğin uzantısıydı
yüreğimde hissettiğim.
Hokkanın içindeki kana
bulaştıkça divitim
Yıkanırdı sevginin kutsal kitabında dizelerim.
Semazen olup dönerken duygularım
peri masalının padişahını beklerdi yüreğim.
Mihrabım dedikçe bir ses
muhabbet ateşiyle coşardım aşka.
Koparıp vaveylayı gözlerimden
sabâ yeliyle sunardım âb-ı hayatı
çatlamış dudaklara.
Sadakat kadar yalın bir kelimede.
asude baharı yaşardım ömrümde.
Yağardı esenlik tas tas
en kırmızısından karanfil renginde.
Düştükçe közün üstüne her damla
Toz kopardı hicran kapısında
Çözüldükçe gecenin ipi hızla
sarılırdım hüzünler deryasında sabaha.
rahvan atların rüzgarıyla.
Ve sonra;
Uyandım dilenci düşünden
Anımsadım doğma büyüme
evci olduğumu.
Dakikalar bağırsa da çığlık çığlığa
yalnızlık saatlerinden
Sevecenliği bırakıp kendimden
Ateş rüzgarından bir gemi yaptım.
Sevdalı küreklerin çektiği
göç yollarını kapattım.
Kurtlar ulurken geceyi yaktım.
İndirdim içimin posterlerini
ümitsizliğin çıplak duvarından.
Yazdım mutluluğun bana verdiği şiiri
Hayat akarken parmaklarımdan.
Karanfiller açarken avaz avaz
Avucumda terlettim kelimeleri.
üryan olmasa da merhabalar az az..!
Sen ağlama yüreğim gül biraz...
Ferdaca
5.0
100% (29)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.