1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1138
Okunma
seni alıp götüreceğim
uykular kadar sonsuz
huzur dolu azaplara
aç vücudumun kemikleri kavrulurken ellerindeki ateşte
antik bir yunan heykeli kadar bencil
seni alıp götüreceğim
gemiler dolusu filozof boğulurken
mülteci taşıyan vagonlarından raysız trenin
duyulmadık kabilelerin ulu orta seviştiği çadırdan
yerin derinliklerinde elmas madenlerine...
tattıracağım
çöllerde kurutulmuş medeniyetlerin tadını
aren kadar olamasa
zenginleştirilmiş silah tüccarlarının masumluğu kadar...
bu an kadar sahte bir an olamaz
şimdi düşünüyor sezgilerimin kuvvetini
uykularında ki tehlikeyi
bağırışlarındaki tınının manasını
omuzlarında ağladığını
keşke sen olsaydın
herkese bağırışında ki o deli sahiplenişin
ne kadar çekici durduğunu bir madalyonda
bir erkekte
bilmeyeceğini sanıyor penceredeki kumruların
ikinci yüzünü uzaklara gömülmüş
göremiyorum
ne kadar özlemişim seni
göremiyorum
ne kadar özlemişim kokunu sahiplenmeyi
omzunda ağlamayı
gitme diyebilsem keşke
gitme
özledim bir kez daha aynı gün
bir kez daha görmeliyim seni
çaresizim ama görmeliyim
anla beni
seviyorum yasaklığını adam
seviyorum gözlerinde ki şiddeti
seviyorum
hayır hissetmemeliyim
bunu ona yapamam çekilin etrafımdan
o kadar karmaşığım ki...
sessiz suların dingin şairi
affet beni olur mu
affet
ben affedemiyorum beni
affedilmek istiyoruz
bağışla beni
onu da...
can-i
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.