2
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
1271
Okunma

hiç bir umudun,
restore edilemediği ahşap bir yalnızlığım
acılarımın diplomasız kalfası,
vardiyalaşmış hüzünlerimin de içsel ustasıyım bu aralar
adımlarım siyaha kaçsa da, pigmentlerinden soyutlaşsa da tuvalim
adım laciverttir…
üslubumun esmerliği çökmesin sıfatınıza
gölgemi asalı çok oldu güneşin gün yüzü değmemiş suratına
“denizi seveceksen önce balıkların pullarından başlayacaksın sevmeye,
sonra gün doğmadan güne doğup beyazından öpeceksin ıslak tenini” derdi kadınım
ahh be kadın… ben ki sana köpüğünde dalga dalga deniz oldukça
sen neden…, neden hep kıyı kıyı vurdun sensizliğime
nemi alınmamış gecenin şafağı dem tutmaz
döl tutmaz bir kısrağın dört nala sürülemediği bozkırlar
bakma sen, sonradan uçma göç olası kuşların alaycı çığlıklarına
ölümde olsan gel, sür sessizliğimin sessizliğine rengini
susacaksak ta, susayacaksak ta gel beraber ölelim
gel ki yansın, tutuşsun gözlerimizde tüten kandiller
anladım ki,
cumbalarından sardunya sarkıtılan sokak değilim artık
ne düşeceğim salıncağım ne de yaramı saracağım şefkat kalmamış etrafımda
yasası ve tasası olmayan kartondan masalım bu diyarlarda
“yaşamanın dili dikeninde mayındır” dedikçe sustum içime
ölmenin dili varsa da susamışlığıma, suskunluğuma verin bilemedim
umut lacivert bir cücedir,
.........................................kırık dökük bir hayal ise cüceler ülkesindeki devdir…
ilhanaşıcımartikibinonsekiz
5.0
100% (8)