5
Yorum
37
Beğeni
5,0
Puan
2080
Okunma


önce
bir baykuş konar geceye
uğultusunda inzivaya çekilir rüzgar
ateş böcekleri küle döner
güller dikene
tuzunda boğuldukça deniz
martılar çığlıklarına sürgün olur
pıhtılaşır ay şafak vakti
bir devrim daha katledilir
yasını güvercinsiz meydan tutar
tuvalsiz ressam resmedilir suya
sesli harfler asılır ses tellerinden
baskısız çıkarılır üçüncü sayfalar
bağlamalar ağlama duvarı oldukça
türküler tel tel sökülür ezgilerinden
çamur düşer üç vakte
sallandıkça izi kalır tende
kuğular göçtür fıtratında
artık ne çiçekleniyor sevdalar
ne de böcekleniyor habitatında
gecem,
neminde kibrit yalnızlığı
dört yanım duvar karası
tütün açlığımdır duman
sardığım son nefes ise zaman
vasiyetimdir
kapı niyetine çaldığım geceden
prangasız bir düşe,
aşk diyetine çaldığım gençliğimden
keşkesiz bir özgürlüğe gömün beni…
.
…
.
geceye salladığınız kova delikse
tutun düşlerinizin elinden sımsıkı
ya da bulutu da yağmuru da
siz olun yarınlarınızın ve inanın
taşıma canla dönmüyor, dönemiyor dünya…
ilhanaşıcıocakikibinonsekiz
5.0
100% (21)