1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1194
Okunma

Ey meyhaneci
bak bu sefer
hüzünlerin hepsini
topladım’da geldim.
Hani şu es geçtiklerimle
yok saydıklarım vardı Ya!
İşte onların hepsi
firesiz yanımda.
Öncesinde
koy bakayım gramofona şöyle;
’akşam oldu
hüzünlendim
ben yine,
hasret kaldım
gözlerinin rengine’ şarkısını,
sonrada
bir dilim beyaz peynir,
yanındada
meyvelerden garnitür.
Haaa az kalsın
unutuyordum!
İçmek istersen eger
oradan kendinede
boş bir bardak getir.
Gördügüm kadarıyla
işlerde kesat zaten.
Buğün meyi es geçte
yüregimize çöreklenen
kırk katırın bile
zor taşıyacağı
hüzünlerimizi tokuşturalım.
Hem öyle
gün ışıyıncaya,
aksırıp tıksırıncaya kadar
içmenede hiç gerek yok.
Dolduruver bakayım
hüzünlerinden bir kadeh,
şimdide
fondip yaparak
gör bakim
kadehin dibini.
Ne oldu ?
Bakıyorum’da!
Tek kadehinde
bir avuç
alev topu yutmuşcasına
fevrin yerinden döndü.
Şimdi anladınmı
asıl olan gerçegi?
İnsanı kör kütük
sarhoş ederek
kendinden geçiren,
rakı
şarap
votka degil!
Ruhunu işgal eden acıların
zamansız kanamasından.
Mete Tekçe
5.0
100% (1)