16
Yorum
39
Beğeni
0,0
Puan
2389
Okunma
hemen yanı başımda
tam da şuracıkta
bank üzerine oturuyorum sonbahar yaprakları arasında
müdavimsiz bir çınarın altında
sararmış Ekimden geriye kalan gönül yorgunluğumla
başımı kaldırıp kuru dallar arasından
uçsuz bucaksız gökyüzünü izliyorum sessiz hıçkırıklarla
direniyorum hayata direnmesine de
bir türlü cesaret edemiyorum uçmaya
’Kanatlarım kırılalı çok oldu’ diyorum
korkuyorum
vazgeçiyorum
başımı yere eğip tekrar
sararan yaprakların arasında
derin sessizliğe gömülüyor köhne yüreğim
içimin ormanlarını ateşe veren meş’alenin
izlerine takılıyorum
koparıyor bedenimden parça parça birşeyler
yine sağır
yine kör ve dilsiz bırakıyor sol yanımı
köşe bucak kendimden kaçış öykümün
gerisinde bırakıyorum düşlerimi
ama yok işte!
ne cesaret, ne tutku
bir adım atmaya mecal bırakmıyor geçmişin siyah izleri
ve sonra,
toparlan diyorum
bir adım daha at
ama yokk !
sonrası uçurum deyip
tekrar vazgeçiyorum
simsiyah damlalar birikiyor göz çukurlarıma
var gücümle asılıyorum göz kapaklarıma
süzülmesin diye yanaklarıma
felaketim olmasın
gün batımına sığınıyor serçe yüreğim
sonsuzluk uykusuna dalmadan önce
biliyorum düşerse damlalar yere serçeler ölür.
DEĞER VERİP SAYFAMI ZİYARET EDEN TÜM KALEM DOSTLARINA TEŞEKKÜR EDERİM ____SEVGİLER