4
Yorum
13
Beğeni
0,0
Puan
1919
Okunma

Bozuldu anane, bozuldu töre
Avşar, Kınık Yazır… Kayı nerede?
Değerler eridi göz göre göre
Buna dur diyecek dayı nerede?
Dürüstün köküne girmiş bir kıran
Ara ki bulasın hakkı haykıran
Yiğidi dağlardan dağa aşıran
Dorusu, kısrağı, tayı nerede?
Hayat bir masaldı, hayat bilmece…
Çalardı, söylerdi demezdik nece
Hani o şenliği… kırk gün kırk gece
Düğünü, derneği, toyu nerede?
Kalmadı zalime kılıç savuran
Yok artık nemrudu yakıp kavuran
Canileri alın çatından vuran
Okumun sadağı, yayı nerede?
Şu gönül yurdunun durdu nefesi
Bir vurdumduymazlık sardı herkesi...
Derundan çağlayan pınarın sesi
Irmağı, deresi, çayı nerede?
Toprağa eğilir ağacın dalı
Dökülür peteğe arının balı
Zengine yetmezken dünyanın malı
Öksüzün, yetimin payı nerede?
Nerede garibi güldüren bahar?
Nerede ülküde o eski vakar?
Nerede yelkeni dolduran rüzgâr?
Dalgalı denizler, kıyı nerede?
İçimin sızısı vermiyor aman
Gözümde perdeler, başımda duman
Oturtmak gerekir olsa da yaman
Velakin düzenin rayı nerede?
Alemi umutla estiren yeller…
Milleti ömrünce coşturan seller…
Demiri çeliğe döndüren eller
Huyundan vazgeçtim suyu nerede?
Zamanla akarken an oluk oluk
Bilirim meçhule bu son yolculuk
Bakışlar elemli, benizler soluk
Hay bitti eyvallah, vayı nerede?
29.08.2017
Salih ERDEM
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.