1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
763
Okunma
“Başkalarının bilmediğini bir tek sen biliyorsan yandın! Benim gibi yapayalnız kalırsın. İçin için çürür, ama ölemezsin... Çünkü hiç yorulmazsın.” (Sema Kaygusuz, Esir Sözler Kuyusu başlıklı öyküden)
---
kül yüzüne ne yağmurlar yakıştırdığım
melâl bulduğum, lâl olduğum, helâl solduğum
içimin yangınlarını tutuşturan zümrüdüanka ey
fay hatları kalbimin
zincirlerinden boşanmış bir lodosun uğultusunda buluşalım seninle
isyankârlık alfâbesine hüzünkeş harfler ekleyelim
tekinsiz bir sultanahmet ikindisinde
allahtan alacaklı insanlarla dertleşelim
astığı astık, kestiği kestik adamlarla dövüşe-sövüşe
kekeme bir zamanın koynunda semirirken güz
atlar ve bulutlar ve çocuklar, köçekler
kötücüllükleri iterken yaşamaklardan bir bir
deniz eskisi çırpınışlar üşüşür senin kalbine
burukluklarla bezenmiş mahzurlu güzellikler
bak, ben senin kalbine milimi milimine
ergittiğim bu şiiri devrediyorum
orostopolluklar oradayken hazır ve nâzır
ve hiç kimsenin gözyaşı kimseninkine değmezken
susma öyleyse, susmanın sırası değil
(*): ŞiirceDergi, Şubat 1991, Sayı 2
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.