26
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1390
Okunma

Koskoca bir aşk öyküsünden yadigar
Siyah-beyaz küçücük resminle elimde
Belki şuradan gülümseyerek karşıma çıkarsın diye
Ben değil miydim mevsimlerce bekleyen?
Ayrılırken gözyaşlarımızın
Yağmura karıştığı yerde
Bugün ayaklarım beni rıhtıma sürüklüyor
Yıllar önceki gülücüklerini anımsıyorum
Titrek bakışlarına dalıp, saçlarını tarıyorum
Sen hep gelincik gibi kokardın
Bu yüzden meltemi kokluyorum
Ayaklarım başına buyruk ellerim kayıp
Sağ elim üşüyor pantalonumun cebinde hissiz bomboş
Sol elim, aptalca sallanıyor adeta sarhoş
Halimi garipsiyorum
Yine yağmur çiseliyor şehirde
Ağır ağır merdivenlere tırmanıyorum
Dinlenmek için bir ara durduğumda
Tavernadan yayılan hicaz taksimiyle
Yine gözyaşıma karışıyor yağmur
Hüzünleniyorum.
Gerçi kimseler anlamaz ağladığımı bu yağmurda
Ya aniden çıkıp gelirse
Bu perişan ve bitkin halimi görürse
...................................................
Siyah şemsiyemin altına saklanarak,
Yağmurdan kaçar gibi
Yürüyorum.
Celal Çalık