12
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1555
Okunma

Nasılda küçültmüş, bu büyük aşk beni…
Seni terk edeli güftelerimden,
Büyüyorum çocuk yürekli şarkılara sarılarak
Göçe zorluyorum içimdeki hasret yüklü kavimleri
Göz yaşlarımla yıkıyorum, yorgun kervanların göç izlerini
Bir isyanın çıkmazında kaybedince bir aşkı
Anladım ki; insan buluyormuş kendini
Bulduklarını uç uca ekleyip,
Kenarında gelincikler, kendine ipekten bir yol açıyormuş
Soğuk bir taş misali durmamalıymış, içi düş dolu hiçbir yürek
Yaralı sevdaları harabe kentler misali ardında bırakmalı,
Kırık düşleri alçılardan çıkarıp,
Soluk soluğa koşmalıymış
Öğreniyorum artık,
Her adımda senden uzaklaşıp, yakın oluyorum kendime
Tüm mülteci işgalleri dışlıyorum, hayatımın içindekiler sayfasından
Ömrümün ağlama duvarlarına resimler çizip, şarkılar yazıyorum
Ölü hatıralar ülkesini terk edip,
Seni ardımda bırakıyorum
Önümdeki mavi deniz anımsatmıyor artık mavi gözlerini
Çocukça bir hırsla dalgaların üzerinden çakıl taşları sektiriyorum
Gittikçe kucaklıyorum kırlangıçların kanatlarından düşen yaşamı
Sana ait olan her şeyin
Aslında benim olduğunu anlıyorum…
Seni taşımaktan yorgun düşen cümleleri dışlıyorum kentimden
Ve çocuk yürekli şarkılara sarılıyorum yeniden,
Saçlarını rüzgâra satıp,
Bir uçurmanın kuyruğuna asıyorum acıları
Dudağımda ince bir ıslık,
Ellerim cebimde,
Sana tutunmadan yürümeyi ve soluksuz koşmayı öğreniyorum…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.