Sevmek, sevilmek, sevişmek, ne?
Genlerin çekimi mi?
Etine, teninine, nefesine;
Boyuna, bosuna, gözlerinin rengine..
Uyuyup uyanmak mıdır birlikte?
En çok seven, en aç olan mıdır
sevgiye?
Yaklaştıkça, yakınlaştıkça;
Sevilmeye, sevmeye, sevişmeye..
Ölüyor mu, büyüyor mu, yoruluyor mu ne?
Yoksa bir çekirgeye mi benziyor sevişme..
Bir gün yaşayıp ölüyor mu...ne?
Oğlan için farklı, kız için farklı mı sevişme?
Gerçek mi yoksa serap mıdır sadece.
Yaşayana hayal kırıklığı,
Yaşamayana bir merak mıdır sevişme?
Şarkıya, şiire, temel malzeme..
Varlığı yokluğu yakarıp yakartıyor ona ne şüphe.
Vurulmak mıdır, birilerinin kaşına gözüne?
Milyonlarca gözün kaşın hangisi yeğlenir bir diğerine?
Rağbette olduğu doğru, en sahtesinin bile.
Tazesinin, renklisinin; hele hele..
Sevgiye dair fısıltılar; doyumsuz eksik,
Tıpatıp benziyor birbirine..
Kirazın, çileğin tadı, rengi
sevgi Kelebekle gelin böceği,
Güller, yaseminler,
çiçekler, hepsi,
Sevginin dozunu artırmak için mi?
Resimler, kitaplar, hatta mezar taşları:
Hastalık, yaşlılık,
ölüm bile susturamıyor..
Şiirler, en güzel şiirler
sevgiyle süsleniyor.
Açlığını, yokluğunu, çokluğunu, ille ille,
Hepi sevmeyi, sevilmeyi, sevişmeyi;
Açlığından mı tokluğundan mı bu böyle?
Ezelden beri süregelen bu hikâye,
Bitmek bilmez gibi geziyor dillerde.
Senaryo aynı senaryo;
Hikâye aynı hikâye;
Başroller değişiyor milyonlarca milyon kere.
Aldatıp, aldanıyor en gerçeği bile..
Asiye