18
Yorum
39
Beğeni
5,0
Puan
2457
Okunma

Elimde bir kalem, biraz da kağıt
Bir garip aşığım, beşer’im işte.
Sazımın telinde, ince bir ağıt,
Kendi yüreğimi, deşerim işte.
Babadan yadigar, eski bir habam
Bir kuru somunum, bir yırtık abam,
İnsan doğdum, insan, kalmaktır çabam,
Hakikat peşinde, koşarım işte
Kime dost dediysem, sırtımdan vurdu
Ne halim anladı, ne hatrım sordu
Sonun da terk ettim, sılayı, yurdu,
Bu yüzden çağlayıp, taşarım işte.
Neyimle övünüp, neyi anayım
Hem bacı, hem gardaş,hem de anayım
Yarimin koynunda bir çift sunayım
Gönül sarayında, yaşarım işte.
Hayata, kahırla, baktığım oldu
Dünyayı topyekün, yaktığım oldu
Nefsimi koluma, taktığım oldu
Gahi düşer, gâhi, şaşarım işte
Bu dünya imtihan, sınavsa eğer,
Sabredip murada, ermeye değer.
Herkes, beş metrelik, kefene sığar,
Benlik duygusunu , aşarım işte
Kime kar etmiş ki zulm ile cebir
Asıl yurdum, iki metrelik kabir
Razı olsun diye, Allah-ı Kebir
İrfanla yoğrulup, pişerim işte
Gah-i düşer gah-i, şaşarım işte.
Şefika TÜRK Bağrıyanık
30-05-2016
BURDUR
5.0
100% (31)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.