1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
808
Okunma
Cömert toprağın en güzel mahsuluydu çocuk
Olabildiğince şefkatli
Toprak gibi yufka yürekliydi
Ve farkında değilse de o güzelim turabın
Gözbebeğiydi
Ve bir müddet sonra koparıverdi çocuk
Kendisi gibi nazenin bir çiçeği
Bir o kadar da zalimdi işte çocuk
Soldu gitti gözlerinin önünde nazenin çiçek
Çok cahildi çocuk çokca da vefasız
Çürüyene ne yapılacağını bilmeyecek kadar
Bir kargadan ders alacak kadar
Merhametten nasipsiz bırakıldı çocuk
Ruhunda fırtınalar koptu
Tufanlarda kendisini bir sefineye attı
İnsanlardan görmediği merhameti
Lâl hayvanların gözlerinde gördü
Azgın bir nehirdeki kundakta suyla çırpındı
Şefkat kucağı oldu su ona
Ve çocuğu gaddar kollar arasındaki
Muhabbet dolu bir sineye teslim etti
Etrafındakiler zulme yaranırken
Doğruyu dillendirmekten vazgeçmedi
Denizi yararak hakikate yol açtı
Taşa mânâ yüklemek istemedi çocuk
Bu taş benden de çaresiz deyip geçti gitti
Cezalandırıldı çocuk, ateşin kalbine fırlatıldı
Umursamadı çocuk ateşi
Ateş de bu masumu yakmaya kıyamadı
Alevler güle özenip onu sarmaya doyamadı
Selâmdı çocuğun gülüşü
Sabırdı kuyuya itiliverince azığı
Köle pazarına ve zindanlarda aldı soluğu
Çaresizce sürülkendi çocuk
Köleydi çocuk
Lakin heveslerine esir olmadı
Belki sarayların değil
Lakin gönüller sultanıydı
Tertemizdi çocuk
Tıpkı pak annesi gibi nezih
Haksızlığa asla boyun eğmedi
Hele ki annesi gözyaşı dökerken
Dayanamadı
Kundaktaki vakur sesiyle heybetliydi
Doğumuyla kâinatta zerreden güneşe kadar
Lisan-ı hâliyle müjdeleştiği çocuktu o
Kem sözden müstesna
Hüsne malik bir deryaydı o
Gözbebeklerin nuru
Gönüllerin sevgilisiydi o
Kılıcı mürekkebe boyun eğdirendi o
Yükü fikir , derdi tefekkürdü
Ve maalesef çekildi zeminden çocuk
Geldiği toprağa geri döndü
Firakıyla mateme büründü yer,sema,zaman
Kaskatı kesildi sineler onsuz
Ve güller kaldı
Onsuz, susuz, kokusuz...
5.0
100% (3)