4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
950
Okunma
Bu nasıl ağustos, yıldız yok gökte
Elimi uzatsam tutacağım Azrail’i
Aldıklarını geri versin diye.
Bu ne yakınlık gökteki, ağustos!
Bu ne soğuk bir gece,
Yerler siyah kahverengi yeşil beyaz ve kırmızı bütün imalı renklerde…
Gökler
Yere yakın karanlık korkunç ıssız sessiz.
Ve karanlıkta un gibi ufalmış yapı parçalarının arasında
Hafif rüzgârın uçurduğu tozlar ve ruhlar ile
Kumların çimentonun ve metallerin oluşturduğu yansımaya
Işık dantelâsına bakarak
Sessizce kıvranan, paslı siyah mavi yeşil uzun kıvrak demirlerin
Yerden yükseğe oluşturduğu isyan kazıklarına bakıp
Haykırışlarımla, sessizce ağlıyorum.
Ve ben,
Bir emeğin
Bir rüyanın
Bir aşkın
Bir dünyanın
Bir ananın
Bir babanın
Bir gülüşün
Bir huzurun
Bir sevdanın
Bir bereketin
Bir inancın
Bir varlığın
Bir yokluğun
Bir sevgilinin
Bir tanrının ve asla
Geri dönmeyecek bir hayatın
Bir betonun
Üstünde oturuyorum…