4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
927
Okunma
kaşifliğine mahir bir adam
bütün kozlarını gösterdi elinin
ekmek su ve tuz hatırına konuştu
bir gün dünya soğuyacak
sizi üşüten yalnızlıklarınız birikecek
kalbinizin atmosferinde
her zerreciğiniz donacak
kimsenin kimseyi sevmediği o an
kişi kendini de sevesi olmayacak
uzaklaştığınız her iyilik
yokluğuyla ısıracak can alıcı yerlerinizi
makbul bir haliniz kalmayacak gözünüzde
kaşifliğine mahir adam
elini açtı
avuçlarının son sıcaklığını
çocuğunu çöpe atan bir annenin kalbine değdi
işte dedi işte
iklimi bozan sebep
sonra işaret parmağıyla işaret etti
gittikçe hayattan uzaklaşan güneşi gösterdi
ve eriyen buzulları
dedi ki sonra da bunlardır sebep
kaşif adam yürüdü
karanlığın içinden sıyrılır gibi atıyordu adımlarını
çarelendirsin diye sustu insanlık
nefesini tuttu
biran ısındı sandı içini
bir saygınlık buldu etinde
sadağından bir ok çekip çıkardı adam
gönül yayıyla gerdi gerebildiği kadar aklını
konuştu önce
mutlu olmak için ey insanlık
mutlu edin kardeşinizi
sonra söz kalbine çıktı
teşekkürünüzü unutmayın
unutmayın sabrınızı
insanlık delirmiş olmalı kanaatiyle
nasıl ama diye sordu
mutlu olmak her şeyin daha çok benim olması değil mi ki
neden başkasına pay edeyim
neden kendimi sevmek dururken
sevici kelimelerimi yokluğu muhtemel denizlere göndereyim
kaşif adam gözlerini açtı ve
açın gözleriniz ve görün dedi acıkmışlığınızı
acıkan yerlerinizi görün dedi
doymak bilmez sandığınız karnınızı
taşımaktan aciz kaldığınız malınızı mülkünüzü görün
gözünü toprak doyurmadan doyun artık dedi
ellerinizi bakir kalpleriniz üzerine koyun
buz gibi olmuş sesinizi sökün ilkin
ve var edenini hükmünce sevin kardeşinizi dedi
kimi insanlar kıllı olduğunu fark etti ellerinin
kimileri bir toynak zannetti onu
kimileri kalplerini yok sandı bulamadı
kimileri onu uyluklarında aradı
adam sabır dedi
ne çok yoksulu olmuşsunuz insanlığınızın
insan olmak için insan olan yanlarınızı diriltin dedi
arkasını döndü ve gitti tekrar gelmek için
bir fırsat daha bahşedilmişti
nefes alması için hayata