0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
644
Okunma
Yüz yıllık mezar taşlarına
Dönen umutları okumayı
Bırakalı çok oldu kahve fallarından…
İçimde bir çocuk…
Durmadan çekiştiriyor
Biraz daha
Biraz daha dayan…
Fakat ben…
Denizin sahile fırlattığı bir balık
Dermanları reddeden bir yaranın sahibi
Gündüzün sağırlığını
Gecenin körlüğünü bilen
Kör – topal nefeslerin tek varisi…
Ne zaman yüzüme konsa bir tebessüm
İçler acısı …
Ulan şuramda geçmeyen
Bilen var mıdır acep…Sorarım
Kaç yılın sancısı…
Yüzümdeki şu kahrolası hüzün varya
Yokluğun varlığı kadar
Benimleydi ne zaman gülsem…
Ne zaman bir şarkıya eşlik etsem…
Biterdi nakarat mısralar
Susardı bütün sazlar…
Bir dahaki sefere derdi hayat hep
Bir dahaki sefere…
Kaçıncı es ulan bu hayatta verdiğim
Kaçıncı sus – pus oluşum
Hep mi sonu küfür
Hep mi sonu siyah olur sözlerin
Amorti çıkmayan biletten sonrası
Ettiğimiz laflar misali…
Aman neyse ne işte…
Birazdan yine kavgaya başlar
Gözlerimdeki parçalı bulutlar
Yarışa başlar damlalar peşpeşe…
Hücum emri verilmiş ordular
Dökülür yanaklarımdan avuç avuç…
Mendil bile umudunu kesmişken
Gözyaşlarımdan…
Hani vururken birbirini teselliler
Hani vurulurken umutlarım
Ve sen içinde sen varsın diye
Korktuğum hayallerim…
Tutmaktan korkan
Ve sana uzanmayan ellerim…
Dalya diyeli çok oldu
Hani doksandokuz yaradan sonrası
Hemde kaç kere…
Saymayı unuttuğum yıllar misali…
İşte böyle..
Geçer be bu da geçer diyen
Arkadaşım…
Sana da merhaba…
Sana da merhaba….
Ali ALTINLI – 11.04.2016
Saat: 23:18
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.