3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1503
Okunma

İnce bir ayrıntıdan sıyrıldı iki martı
Geceye ışıktı
Keşmekeşe aydınlık
Ve iki uzak köşeden sesleri çıktı
Sabaha müjdeydi çığlıkları
Yıldızlar çekildi yollarından
Ay yavaş yavaş silindi
Kırıktı sabahın rengi
Dokunulmayı beklerken
Uyku mahmuru bir ressam
Sarılıp tanyeri kokularına
Dikti gözünü martıların aksak uçuşuna
Son rütuş dokundu kanatlarına
Kırıklarını temizledi
Ve semaya salıverdi
Hayalleri şenlendi
Esaretten sonra gelen
Ve esir oldukça dillenen özgürlük
Ressamın paletinden fışkıran
En parlak kırmızının sakladığı
Öz gürlük
Çarpışı çırpınışıydı kanatlarının
Çok sürmedi
Hayalden uyandılar
Bakışlar sapan taşı oldu yaban ellerde
Yaralandılar
Arada kirletti beyazlarını gri bulutlar
Arada sesleri geceye satıldı
Sabahlara ıslak çıktılar
Titreyerek üşüdüler
Güneşe çığlıklar adadılar
Duyulmadı sesleri
Yine ısınmadı beyazları
Yine üşüdüler
Titreştiler
Bekleştiler
Faydasız bekleyişlerden çıkıp
Yollara düştüler yaralı yanlarıyla
Acı artığı olmak önemsizdi
Yetmiyordu artık gök
Gözlerine değişi biçimsizdi
Bilmeyenden kaçmak
Mavisine dalmak
Açlıklarına serpmek için
Sahipsiz bir deniz aradılar
Bir kulaçlık
Bir bakımlık
Bir sıkımlık canlarıyla
Buldular da
Gagalarında şaşkın bir nida
Aman Allah’ım ne kadar uzakta...
ASLI DEMİREL...