Ötelerden bir şeyler gelmelidir
Bir şeylerin gelmesi beklenmelidir
Anlamına bile bakmadığım kaç sözcük var oysa
Anlamak istemediğim kaç cümle kaç gülüş
Bazı yanlarım başlarını dizlerime koyup kıvrılmış gözlerimin içine bakarak
...
Devamını oku »
Kara sevdaya düştüm bekliyor gönül salım
Senden sevgi görmezsem kırılır umut dalım
Kendi canımdan bile daha çok sevdim seni
Cem Filiz
...
Devamını oku »
Süzülür üstümüz kudret bucağı
Bir yiğit düşerken titrer sancağı
Bir Hamza misali kükrer şehitler
Bozkırın bağrında doğar bir tufan
...
Devamını oku »
Yemyeşil bir vadinin koynunda yatan ilim
Yabana resmetmeye aciz kalıyor dilim
Yüreğimi yarsalar, dilseler dilim dilim
Sitem edemem sana ellerim vicdanımda
...
Devamını oku »
Kaldırım taşlarında bir yalnızlık türküsü.
Bir çaresizlik akar damarlarında, o zehir,
Ah, bu şehir, bu acı, kime ne demeli?
Bir intihar kadar tok, bir hüzün gibi kahpe.
Gözlerinde titrerken sonuncu fenerin ışığı,
...
Devamını oku »
Yokluğunla ördüğün bu aşk sürgünü,
Tenimde yangın, ruhumda bir tükeniş…
Şimdi sana yazdığım her söz,
Gönlümün en karanlık dehlizlerinden süzülen
bir iç çekiş…
...
Devamını oku »
Cadeler sokaklar mermerlerle döşeli,
Kafalar beton olmuş, her yer dört köşeli,
Fabrika dumanında her tarafı kara bulut,
Yaşanılaçak bir kent değildir şehir.
...
Devamını oku »
İki yabancı olmayalım diye çok çırpındım ben,
Kırık dökük yanlarımla değil,
...
Devamını oku »
Pencereden bakıyorum. Akşam, telaşlı bir el gibi gökyüzünün tüm renklerini çekip aldı. Sadece gri ve o grinin içinde, titrek bir sarı ile parlayan sokak lambaları kaldı. Her lamba, kendi daracık ışık dairesinde, yağmurun bıraktığı ıslak asfalta yalnız bir hikâye fısıldıyor.
Biliyorum, her evin içinde bir yaşam dönüp duruyor. Kahkahalar, yarım kalmış cümleler, demli çay kokusu, belki bir de kaçınılmaz hüzün. Oysa burası, bu pencerenin önü, tüm seslerin süzülüp sadece ritmin kaldığı bir yer. Kalbimin ritmi. Perdenin rüzgârla hafifçe dalgalanışı. Uzaklardan gelen, kime ait olduğunu bilmediğim o tanıdık melodi.
Bazen düşünüyorum, bu beton yığını, bu birbirine yaslanmış, birbirine dokunmadan yaşayan insanlar topluluğu, bir geminin kamaraları gibi. Herkes kendi kompartımanında, okyanusun derinliğini hissetmeye çalışıyor. Bekleyişler, ertelediğimiz o büyük konuşmalar, söylenmemiş **"özür dilerim"**ler ve **"seni seviyorum"**lar... Hepsi bu karanlık, nemli havada asılı kalıyor.
Ve biliyor musun, bu sessizliğin ortasında, ben en çok seni düşünüyorum. Tıpkı şimdi, bir sokak lambasının cılız ışığına tutunur gibi, geçmişin o küçük, parlak anlarına tutunuyorum. Şehir uyuyor, ama anılar asla uyumuyor. Onlar, bu düz yazının satır aralarına gizlenmiş, en gerçek şiir.
...
Devamını oku »
Kaybeder kalırsın en orta yerinde.
Uygarlıkların içinden de dolaşsan, denizlerin dibine de dalsan mümkünü yok, alıp çıkaramazsın ki bu ruhu...
Hapsolup kalmıştır şehrin içine.
Yarım kalmışlıkların yüreğine oturur, vapurda seyrediyorken.
...
Devamını oku »