Bir saniyede, insan vücudundaki trilyonlarca hücreye 100 milyar işlem yaptıran: Allah’tır. Allah, insandaki merhamet ve acıma hissini de yaratmıştır. Örneğin, annenin yavrusuna gösterdiği şefkat ve sevgi annenin kendisine verilmiş ahlakî bir meziyettir. Anne, benliğinde yaşadığı bu soyut kavramın, var edeni değildir. Anne, Allah’ın Rahman ve Rahim isimlerinden gelen şefkat ışığını yansıtan bir aynadır. Işığın kaynağı, ayna değildir. Ayna, yalnızca ışığı yansıtır. Güneşi unutup, aynadaki ışığa hayranlık duymak akla uygun bir tavır olmaz. “Anne Şefkati” dediğimiz şey aslında, “Anne Şefkati” de değildir. Allah’ın kullarına olan şefkati sadece annenin üzerinden kullarına yansımaktadır.
Doğduğumuzda çok aciziz ve kendi varlığımızın bilincinde olmayan bir varlığız. Bizi yaratan Allah, bize her şeyimiz ile sahip çıkar. Emziren, altınızı değiştiren, sırtınıza vurup gazınızı çıkaran görünürde annenizdir. Fakat bunların hepsini ona büyük bir sabır, dikkat ve şefkatle yaptıran Rahman olan Allah’tır.
Allah diler ve yaratır. Kulları da bunu yerine getirir. 24 saat soluduğunuz havayı, kara ve kuru topraktan çıkan sulu ve yeşil karpuzu, baktığınız zaman etkilendiğiniz sanat harikası yeşil gözleri, Allah yaratır. Topuyla oynaması gerekirken, zorla dilencilik yaptırılan küçük çocuğa duyduğunuz “acıma” hissi, Merih gezegeni gibi yaratılmış bir şeydir. Biri dış âlemde, biri iç âleminiz de yaratılmıştır. İç âleminiz, Allah’ın yaratmaya güç yetiremediği, kontrolünün dışında bir varlık alanı değil (Allah’ı her türlü eksiklikten tenzih ederim). Düşünceleriniz, hırslarınız, nefretiniz, kininiz veya sevginiz, sadakatiniz O’nun bilgisi, izni ve yaratmasıyla şekillenir. Kalbiniz ve kalbinizden geçenler, milyarlarca gezegeni yörüngede tutan kudretin elindedir ve O’nun eseridir.
Kovulmuş Şeytandan Rabbime Sığınırım
Rahman ve Rahim Allah'ın Adıyla
...
Devamını oku »