Televizyonu çok eğitici buluyorum. ne zaman biri televizyonu açsa, öteki odaya gidip kitap okuyorum. (groucho marx)

Ay Şiirleri

Aşağıda 1,500,000'dan fazla şiir başlıkları arasından "Ay" terimini içeren şiirler listelenmektedir. Ay ile ilgili şiirler "kayıt tarihine" göre listelenmektedir. Şiirlerin "Ay" ile ilgili alakalı olup olmadıkları sistem tarafından otomatik belirlenip içinde aradığından konu dışı bazı şiirler listelenebilir. Ay ile ilgili " 20863 " şiir aşağıdadır.
Zaman olur kusarsın biriktirdiğin kiri
Taşımaz olur artık tıka basayken zulan
Bir Şeytan ayetiyle insanı diri diri
Gömerken gömülürsün yağmalandığın zaman

...
Devamını oku »
Çıkmazın açmazlığında sesim
Gidişin coğrafyanın kanaması
Gün batımı
Küle dönercesine erirken
Gidişin suskunluğum olur

...
Devamını oku »
Saçlarım
Güz yaprakları gibi
Dökülürken önüme tek tek
Aynaya bakıyorum

...
Devamını oku »
En derin hatıraları,
Sakladım yüreğimde,
İhaneti tadarken ardısıra bedenim,
Geceler uçurumdu gözlerimde,
Sona erdi zamansız düşlerim,

...
Devamını oku »


İnsan felsefesinde
Çok defa yenilgilerimle sağımdan yürüdüm

...
Devamını oku »
Irkımız farklı rengimiz ayrıdır,
Biz aynı toprakta yetişenleriz...
Adımız farklı tadımız ayrıdır,
Biz aynı yaprakta yeşerenleriz...


...
Devamını oku »
Kovulmuş Şeytandan Rabbime Sığınırım
Rahman ve Rahim Allah'ın Adıyla
"İnsanlar içinde haccı ilan et yaya olarak veya uzak yollardan yorgun develer üzerinde sana gelsinler.(Hac Sûresi 27. ayet) düşünün Kabe'ye çok uzak olanlar henüz araba ve uçak yokken Nebimiz İbrahim zamanında Zilhicce'nin 9. günü nasıl Kabe'ye zamanında ulaşsınlar? Kur'an'da Hacc'ın ne zaman yapılabileceği şu şekilde geçmektedir: "Hac bilinen aylardadır. Kim o aylarda haccı kendisine farz ederse hacda kadına yaklaşmak, günaha sapmak ve kavga etmek yoktur.(Bakara Sûresi 197. ayet) Ayette geçmekte olan "eşhurun" aylar "ma'lumat" bilinen demek olup "Bilinen aylar" tabiri Arapça'da iki şekilde söylenmekte olup, Kur'an'da da bu iki kullanımı zikredilmiştir. Birisi aynı sûrenin yani Bakara Sûresi'nin 187. ayetinde geçen "eşhurun ma'lumatun" diğeriyse Tevbe Sûresi 36. ayetinde geçen "şuhûr" kelimesidir. Bunlardan şuhûra bakalım. "Gökleri ve yeri yarattığı günden beri Allah'ın yazısına göre Allah katında ayların sayısı on iki olup bunların dördü haram aylardır. İşte bu doğru hesaptır. Onun için bunlar hakkında kendinize zulmetmeyin; müşrikler sizinle topyekün savaştıkları gibi sizde topyekün savaşın ve bilin ki Allah sakınanlarla beraberdir.(Tevbe Sûresi 36. ayet) Bu ayette Allah yılın aylarının sayısının on iki olduğunu söylemektedir ve bunlardan dördünün haram aylar olduğunu belirtmektedir. Haram ise Allah'ın yasakları demektir. Bu 4 ayda haram olan şeylerse Bakara Sûresi 217. ayetinde savaş yasaklanmış ve Allah aynı ayette savaşın yasak olmasının sebebinin "Mescid-i Haram'ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak" olduğunu belirtmiş yani bu aylarda insanlar Mescid-i Haram'ı ziyaret edecek, Hac görevini yerine getirecek bu sebeple bu aylarda savaşmak yasaklanıyor ki Müslümanlar Mescid-i Haram'ı rahatlıkla ziyaret edebilsinler yine bunun kanıtı olarak Maide Sûresi 2. ayetinde "Ey iman edenler! Ne Allah'ın alâmetlerine, ne haram aya, ne kurbana ve gerdanlıklı kurbanlar ve Rabblerinin lutfunu arzu ederek Beyt-i Haram'a gelenlere saygısızlık ediniz. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram'dan çevirdiklerinden dolayı bir topluma karşı beslediğiniz kin sizi suç işlemeğe itmesin iyilik ve takva üzerinde yardımlaşın günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın ve Allah'tan korkun şüphesiz Allah'ın azabı çetindir.(Maide Sûresi 2. ayet) Bu ayete dikkat edilecek olursa ihramdan çıkmaktan bahsedilmektedir. Bu kelime Hac görevini yapanlara söylenmektedir. İhram, zahiri bir kıyafet değişikliği olmayıp kelime anlamı olarak "ihram" haram kılma anlamına gelmekte olup normal durumlarda yapılması yasak olan bazı iş ve davranışların hac ve umre sürecince yasaklanması anlamına gelmektedir. Kişi ihramlı olduğu süre içerisinde başka zamanlarda kendisine meşru olan bazı davranışlardan uzak durmalıdır ki ayette ayette bu durum geçmektedir. Ayette haram aylardan Kabe'ye yönelen, ihrama giren , kurban kesenlere saygısızlık etmeyin demektedir. İhramlı bir kişi günaha girmekten kaçınmalı bir kuşu dahi korkutmamalı, bir otu, çiçeği bile koparmamalıdır. Yine Hac vaktine ölçü olarak Bakara Sûresi 189. ayetinde söyle denilmektedir: "Sana hilallerden soruyorlar de ki: Onlar insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik evlere arkalarından girmek değildir. Fakat iyilik kişinin takvasıdır. Evlere kapılarından girin ve sakının Allah'tan umulur ki kurtuluşa erersiniz.(Bakara Sûresi 189. ayet) ayette yeni doğan hilalin insanların ve Hac'ın vakit ölçüleri olduğu söylenmektedir. Ayette tek bir zamandan bahsedilmeyip tam tersine hac vakitleri deyip Haram ayların başlamasıyla farz olan Hac'ı yapabileceğimizin bilgisini vermektedir. Kur'an'da Hac'la ilgili her şey belirtilmekle birlikte Haram ayların hangi aylar olduğu geçmemekte fakat dikkatli edilirse ihramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz demektedir ve bir kişi ihramlı olduğu süre içerisinde başka zamanlarda kendisine meşru olan bazı davranışlardan uzak durmalıdır Maide Suresi 2. ayetinde haram aylardan Kabe'ye yönelen, ihrama giren , kurban kesenlere saygısızlık etmeyin demektedir. İhramlı bir kişi günaha girmekten kaçınmalı bir kuşu dahi korkutmamalı, bir otu, çiçeği bile koparmamalıdır. Yani aslında haram aylar hayvanların üreyip çoğaldığı bahar aylarıdır. Üstelik Allah bu emri Kur'an indirilmeden öncede Kitap Ehline aynı şekilde emretmiştir. Çünkü bu hükmü kendi nefislerine göre değiştiren, ayların sayısını sabit tutup , ayların yerini değiştirmeye çalışanların olduğunu fakat Allah'ın bunu yapmayın diyerek uyardığı ve ayların yerinin sabit olmasını istediği Kur'an'da geçmektedir. Yine Kütübü Site adlı hadis kitabında geçmekte olan bir hadise görede Hac ayının tek bir ay olmadığı Hacc ayları olduğu anlaşılmaktadır. Hadis şu şekildedir:
1255- İbni Ömer buyurmuştur ki: "Babam Ömer dedi ki: "Haccınızla umrenizin arasını ayırın . Zira böyle yapmak, sizden birinin haccının daha mükemmel olmasını sağlar. Umrenizin mükemmel olması da, onu Hacc ayları dışında yapmaya bağlıdır." (Muvatta, Hacc 67, (1, 347)) hadisin son cümlesinde çok açık bir şekilde "Umrenizin mükemmel olması da, onu Hacc ayları dışında yapmaya bağlıdır." demektedir. Bu hadisten bile Hacc ayları diye bahsedilen birden fazla ay olduğu anlaşılmaktadır.
Hacc'ın nasıl yapılacağına gelince Bakara Sûresi 189. ayetinde de geçtiği gibi Hacc'ın vakti Ay'ın hareketlerinden yani hilallerden anlaşılır. Bakara Sûresi 158. ayetinde de geçtiği gibi Safa ve Merve tepelerinin ziyaret edilmesinde hiçbir sakınca yoktur. Hacc'da kurban kesilir, cinsel ilişkiye girilmez diye ayetlerde belirtilmekte yine savaşmanın yasak olduğu söylenmekte Bakara Sûresi 196. ayetinde bizden ailesi Mescid-i Haram'da oturmayan için Hac ve umreyi tamamlamamız istenmekte fakat eğer engellenirsek esir veya köle âzat etmek veya kurbanlık hayvan ya da başka bir şey sunmamız istenmekte fakat bağış yerine ulaşıncaya kadar başlarımızı traş etmemiz yasaklanmakta fakat başından rahatsızlığı bulunan veya hasta olanınsa oruç tutarak , sadaka vererek veya kurban keserek Kabe'ye bağışta bulunarak fidye yoluna gitmesi istenmektedir. Güvene kavuştuğumuzdaysa, hacca kadar umreden yararlanmak isteyenlerin, esir veya köle âzatlamak, Kâbe'ye kurbanlık hayvan veya başka bir şey sunmak türünden kolayına gelen bir bağışta bulunması istenmektedir. Bunu bulamayanınsa oruç tutması istenmektedir. Bu orucun , üç günü hacda, yedi günü döndüğümüzde olmak üzere tam on gündür. Bakara Sûresi 198. ayetinde Meş'a-i Haram yani kutsal bölgede Allah'ı anmamız istenmekte Bakara Sûresi 199. ayetindeyse Ka'be'yi dönerek tavaf edilmesini söylemektedir. Bakara Sûresi 200. ayetinde gerekli ibadetleri bitirdiğimizde tekrar Allah'ı anmamız istenmektedir. Yine Allah Bakara Sûresi 203. ayetinde Hac ziyaretini isteyenin 2 günde bitirebileceğini böyle yapanlara günah olmadığını, geç dönene de günah olmadığını açıklamaktadır. Hacerül esved denilen meteor taşına gelince bunu öpmek yoktur. Zaten bu taşla ilgili olarak 2 farklı olaya ait hadis bulunmaktadır. Bu da bu taşın cennetten gelmediğini ispatlamaktadır. Hira mağarasını ziyaret etmekte , şeytan taşlamakta yoktur. Bazıları diyebilir o zaman şeytan taşlama nereden geliyor? Hacıların, kendi fiziksel boyutlarında yaşamayan ve düşünce dünyalarına zarar vermeye çalışan İblis’i, attıkları 8-10 tane taşla alt edebileceklerini ve kendilerine bu hurafeyi öğreten âlim ve evliyaları da aklı başında sanmalarının nedeni; Kur’an ile inşa ettikleri bir itikatlarının olmaması, Kur’an ayetleri üzerinde düşünmemeleri ve Kur’an ile her hangi bir fikrî bağlarının olmamasıdır.

...
Devamını oku »
Yaşamak ve mihnet, hece ve şiir
Sevdalı mısralar hasreti yazar
Susmak ve iç çekiş, gece ve şehir
Kusurdur sevmek aşktır kanlı Pazar!...


...
Devamını oku »
acelesi varmış.
Ona koşardımda,
mesafeler varmış.
Uzağı yakın ederdimde,
kalası varmış.

...
Devamını oku »
Kovulmuş Şeytandan Rabbime Sığınırım
Rahman ve Rahim Allah'ın Adıyla
"Şehirde korku içinde (etrafı) gözetleyerek sabahladı....(Kasas Sûresi 18. ayet)
Musa korka korka (etrafı) gözetleyerek oradan çıktı. (Kasas Sûresi 21. ayet) Bu 2 ayette gördüğümüz gibi gözetleme olarak çevrilmiş bu sebeple diğerlerini yazmaya gerek yoktur. Yine Allah'ın isimlerinden birisi "Er Rakib" olup boyunları vuran gibi bir anlamı olmayıp RKB kökünden gelmekte ve gözetlemek, denetlemek, korumak gibi anlamları vardır. Allah'ın kullarından biran bile gafil olmayıp gözetleyip kontrol ettiğini, kendisinden hiçbir şey gizlenmeyen ve bakıp gören anlamlarına gelmektedir. Fakat buna rağmen meal yapanlar birbirlerinden etkilenip Muhammed Sûresi 4. ayetinde geçmekte olan "rikabi" kelimesine boyunlar anlamı vermiştir. Halbuki boyun kelimesi Arapça'da "A'nâk" kelimesiyle ifade edilmektedir. Kur'an'da "A'nâk" kelimesinin geçtiği 2 ayetse şöyledir;
Hani Rabbin meleklere: "Muhakkak ben sizinle beraberim; haydi vurun boyunlarına!...(Enfal Sûresi 12. ayet)

...
Devamını oku »

İlk 367 368 369 370 371 372 373 374 375 Son
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL