Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. yanımda yürü, böylece ikimiz eşit oluruz. (kızılderili atasözü)
İBRAHİM KIRK
İBRAHİM KIRK

Hatay KENT müzesi

Yorum

Hatay KENT müzesi

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

937

Okunma

Hatay KENT müzesi

HATAY KENT MÜZESİ
" Tarihim benim kimliğim
Kültürüm de elbisem
Bilirim tüm dilleri
Sevgi ve barış felsefem”

Hatay, buhur, zeytin, kekik, defne, reyhan kokulu, maviye bakan gözleriyle, her bir parçası parıldayan mozaikten elbisesiyle, Roma’nın üçüncü prensesi. Rüzgarı yerden göğe tarihle eser, savrulur düşleri.
Toprak Ana Gaia’nın oğlu Oceanus, denizden el sallar. Orpheus Arp çalarken ormandaki tüm hayvanlara, herkes ellerinde ziller ve Tyroslarla dans eder. Troya prensi güzel ve yakışıklı Ganimedes, sakilik yapmakta. Bu sofrada kırk çeşit yemek, kırk çeşit insanla buluşur.
Bu şenliğe sınır tanımaz Asi nehri de katılır kıvrıla kıvrıla. Lübnan’dan, Suriye’den selam getirir, kaldırarak tüm önyargıları. Kaç yaşındadır, neler görmüş, başına neler gelmiş, neler yaşamış bilinmez ama; sevgiyle, hasretle kucakladığı bu şehir için bir isteği var. Artık yaşlandığını hissediyor ve dinlenebileceği bir yere ihtiyacı olduğunu söylüyor. O’na hafızasını tutacak bir mekan/ bellek yapmamız gerek. Dostları olarak onu unutacak mıyız ? O’na hiç mi borcumuz yok?
Asırlarca emzirdiği bu şehir için istediği tek şey, bir Kent Müzesi. Vatan dediğiniz hatıralarınızdan oluşmuş fotoğraf albümüdür. Gurbetteyken özlediğiniz, vatanının taşı toprağı değil, hatıralarınızdır. Ne kadar yaşanmışlık varsa, o kadar çok özlersiniz. Kent müzesinin kurulum amacı da budur. Binlerce yıllık Hatay, tarihiyle, kişiliğiyle, sosyal ve kültürel ilişkileri, sanatsal, dinsel, dilsel, ekonomik ve siyasi yapısıyla bir romanın omurgalı karakteridir. Kent Müzesi ise, Antakya Merkez’e eklemlenerek, binlerce yıllık zaman diliminde geçirdiği değişim ve dönüşümlerin tutulacağı tutanak, yansıyacağı ayna olmalı.
1. Öncelikle Hatay’ın sanatsal, kültürel, sosyal, tarihsel, dinsel, dilsel, mimari, ekonomik, siyasal envanteri çıkarılmalı,
2. Etnografik olarak tarihsel, kültürel, sanatsal, bilimsel çalışmalar yapılmalı.
3. Bu alanlarda araştırma yapabilecek, proje hazırlayabilecek öğrencileri destekleyecek enstitü kurulmalı,
4. Konuyla ilgili bütçe hazırlanmalı, hayırsever işadamlarımızın finansör olmaları için desteklenmeli,( vergi indirimi, ismini verme, vb.)
5. Kamu kuruluşları, sahip oldukları imkanlar, araç gereç ile desteklemeli, etkinlikler, yarışmalar düzenlemeli,
Hayal bu ya ! Farzedin ki kurduk. Nerde mi? Şimdilik eski belediye binasında. Gerçi orası sergi yeri olarak kullanılıyor ama, sürekli de değil. Nasıl ki Arkeoloji Müzesi, karşısında açık ve sürekli ise, o da öyle açık ve sürekli olmalı.
İki katlı, ve yoldan yüksekçe olan binaya basamaklardan çıkılır. Bahçesinin sağ tarafında eski Antakya evi maketi var, sol tarafta Hatay’da yaşamış uygarlıkların temsili yapıları, birinci katı kronolojik, ikinci katı tematik bir şekilde düzenlenmiş. Müzede, balmumu heykeller, geleneksel ticaret hayatını canlandıran dekorlar, kentin topografik maketi,, ayakabı imalatçısı, künefecisi, mozaik yapımcısı, mitolojik, dinsel ve tarihsel sahneleri gibi objelerle şehir hakkında bilgi sunulmuş.
Gelin şimdi beraber gezelim, Asi’nin rehberliğinde, zamanda ve mekanda, binlerce yıllık bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?
…….
“ Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla, ışığından bir şey kaybetmez” diyen Mevlana’ya inanan; barış, sevgi, hoşgörü ve kardeşliğin ebrulaştığı; bölgenin ilim, din, turizm ve ticari merkezi olmaya aday bu güzelim hatıralar albümüne, bir Kent Müzesi çok mu ? ANTAKYA 2008

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Hatay kent müzesi Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Hatay kent müzesi yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Hatay KENT müzesi yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL