Sahip olduğunuz koşulları değiştirmek için, önce farklı düşünmeye başlayın. norman vincent peale
orhanti
orhanti

Paylaşımda Karşılıklılık İlkesi

Yorum

Paylaşımda Karşılıklılık İlkesi

9

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1527

Okunma

Okuduğunuz yazı 25.6.2011 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
Paylaşımda Karşılıklılık İlkesi

Paylaşımda Karşılıklılık İlkesi

Sanatsal paylaşımlarda geçerli olan ilişkilerin temelinde, illâ ki önemli bir bağ kurmak isteriz; böylesi bağların varlığı yoluyla da önceliklerimizi belirler, zaman ayırma şansına sahip olabiliriz. Oysa bu paylaşımların dosdoğru yapılmasını önleyen de aynı gerekçedir; dostluk. Çünkü dost, paylaşım yaptığı kişinin sanatı yerine; yaşamdaki diğer çıkarlarını, benliğini korumayı şiar edinmiştir. Aslında bu hedef şaşması olmasaydı; dostluğun temelinde bulunan karşılıklılık ilkesi; iletişim gücünü rezonansa getiren, pekiştiren bir tetikleyiciye dönebilirdi.

Elbette ki simgeleri yukarıdaki resimle verilmekte olan "Fesenko Karşılıklılık İlkesi" veya "Langlands Karşılıklılık ilkesi" kapsamındaki izomorfizma - morfizma karşılıklılığı kadar karmaşık bir süreç değildir, sözünü edeceğimiz ilke; sadece karşılığı olmaklığın zorunluluğuna dem vurmaktır hedefimiz. Burada, ilk olarak incelenmesi gereken, kavramlar dostluk, sanatsal paylaşım, karşılıklılık ilkesi olabilirdi konuyu irdelemek için.

‘Dost’ Kimdir?
“Sevincimi paylaştığımda onu çoğaltan,sıkıntılarımı anlattığımda onların ağırlığını benimle birlikte yüklenendir dost. Ağlamak istediğimde yaslandığım omuz, eliyle gözyaşımı silendir. Gözlerinin içine sımsıcak bakıp aldırma bunlar hayatın cilvesi diyerek duyduğu acıyı kendi içine atıp seni avutma telaşına düşendir dost. Tüm zamanının dolu olmasına rağmen seninle bir bardak çaya zaman ayıran bundan zevk alandır. Belki defalarca anlatmışsındır aynı fıkrayı yada hikayeyi, yine de seni kırmayıp dinleyen seninle gülendir dost. Seni kırmayan ancak yeri geldiğinde seni incitmeden gerçekleri ortaya koyup senin canının yanmasına engel olmaya çalışandır. Çıkarsızdır, yanında olmaktan menfaat sağlamayı düşünmez. Karşılıksızdır, ne verdiklerinin hesabını tutar ne de bir gün bunları yaptım diyerek yüzüne vurmayandır. Günler konuşmadan görüşmeden geçsede, uzaklığını hissetmediğin yanında bulacağına inandığındır dost. Dostluk yeri geldiğinde gül uğruna dikeni tutmaktır.” (www.anakonu. com/dostluk-nedir/)

‘Dostluk’ Nedir?
“Dostluk kişisel çıkar karşısında kurulan bir ilişki değildir. Hiç beklenmedik bir anında kalbine doğan sıcacık bir duygudur dostluk. Sevinçtir, üzüntüdür, anlamaktır, hatırlanmaktır, sonsuza dek olan arkadaşlıktır. Dostluklarda zamanın önemi olmamalı, başın ne zaman sıkışırsa sıkışsın, koşabilmeli, kapısını çaldığında gözlerindeki o bakışı anlayabilmeli. İhtiyaç duyduğunda omuzlarına yaslanabilmeli, kardeş olabilmeyi yazmalı düşüncelerine insan. En gizli sırlarını bile verebilmeli, övüldüğünde değil, yuhalandığında durup koluna girebilmeli sana senden çok güvenen bir sırdaş olmalı. Göz bebekleri bulutlandığında yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin. Dostluklar hiçbir menfaate dayanılmadan sadece bir sevgi üzerine kurulursa daha kalıcı olur. Aksi taktirde ellerimize aldığımız kum taneleri gibi parmaklarımızın arasından farkında olmadan kayıp gider. (www.yenimakale.com/dostluk-nedir.html)

‘Sanatsal Paylaşım’ Nedir?
Thomas Munro’ya göre; “sanat, doyurucu estetik yaşantılar oluşturmak amacıyla dürtüler yaratma becerisidir.” Sanal Paylaşım / Sanal iletişim; elimizde mevcut bilgileri, resimleri, makaleleri, yazıları, figürleri, belgeleri ya da buna benzer şeyleri, dahası deneyimleri ve desr alınacak örnek olayları diğer kullanıcılara bildirmek ve bilgileri karşılıklı / interaktif olmasını sağlamaktır.” Sanatsal faaliyetlerle ilgili haberler, icra tekniği gibi birçok bilgi ve belgeler, günümüzde sanal yolla paylaşılmakta, “verimli bir sanat ortamı için; profesyonel sanatçıları, amatörleri ve sanat dostlarını buluşturan, birlikte sanatsal paylaşım, etkileşim-gelişim olanakları sunan, serbest bir kültür organı olarak hizmet veren” WEB siteleri işletilmektedir. Aslında “daha üretken bir sanat yaşamı için; amatörler, sanatçı öğrenciler ve yetişmiş genç sanatçılara yönelik olarak; birlikte sanat yapacakları, sahne paylaşacakları, ortak sanatsal tasarımlar üretecekleri, amatör / yarı profesyonel ve profesyonel sanat topluluklarını sanal ortamda ortak temelde buluşturmak, sıkça karşılaşılan bir yol olmaya başlamıştır.

Karşılıklılık İlkesi; (Mütekabiliyet) Nedir?
“Başkaları tarafından sevilmek ve mutlu olmak istiyorsanız “karşılıklılık” ilkesine azami dikkat göstermeniz gerekir. Bazı insanların ne aldım / ne verdim hesabında ölçüyü kaçırdıkları da bir başka gerçektir. Sakın bana “Ben iyilik yaparken asla karşılık beklemem” demeyin; eğer deli değilseniz (ve karşınızdakinin ekonomik durumunun iyi olduğunu biliyorsanız) bir, iki tamam ama üçüncüde herkes gibi siz de yaptığınız iyiliğe denk bir karşılık beklersiniz. Konfüçyüs’ten “İnsanın bütün hayatı için reçete olarak kullanabileceği tek bir kelime söylemesini” istediklerinde uzun uzun düşünmüş ve “karşılıklılık” cevabını vermiştir. Dikkatli düşünürseniz huzursuzlukların çoğunun sizin veya muhatabınızın “karşılıklılık” ilkesine uymaması nedeniyle çıktığını fark edersiniz. Ya siz beklediğinizi alamamışsınızdır ya da muhatabınız beklediğini alamamıştır.” Karşılıklılık ilkesine en iyi örnek, yarasaların durumudur: “yarasalar, gündüz mağaralarda saklanıp geceleri kan emerek yaşarlar. Tüm yarasalar kan emmekte aynı derecede başarılı değildir. Örneğin iki yaşından küçük yarasaların üçte biri gece avdan aç dönerler. Üç gün beslenemeyen yarasa açlıktan ölüm tehlikesiyle yüz yüze kalır. Karşılıklı yardımlaşma yeteneği gelişmiş olan yarasalar hayatları tehlikeye girdiğinde en yakın arkadaşlarından besin/kan alırlar. Diyelim 718 numaralı yarasa aç kaldı ve 512’den kan aldı, bir ay sonra 512 aç kaldığında herhangi bir yarasadan değil daha önce kan verdiği 718’den kan ister. Bu toplumsal dayanışma sayesindedir ki kısa süreli açlıklar yarasa toplumu için tehlike olmaktan çıkar, birlikte kardeş kardeş yaşarlar.“ (Dr. Murat Kınıkoğlu).

Kavramlar çoğu kez, doğru olanı, erdemli yapılanı, yani olması gerekeni tanımlar; uygulamada ise tüm bunlar yoldan saptırılır, başka başka işlevlere sahip oluverir. Sizin, hatanızı ayıklaması gereken, böylece elini taşın altına koyabilen, gelişmenizi önleyen engelleri ortadan kaldıran bir dosta ihtiyacınız varken; çevrenizdeki yapay dostluklar, paylaşımlar / iletişim ne kadar fayda sağlayacaktır? Karşılıklı yapay /sahte yorumlar yerine, karşılıklı dost uyarılarını şiar edinen dostluklar daha iyi değil midir? Karşılıklılık ilkesini gerçek dostlukla icra etmek, hiç etik dışı bir taraf içerir mi? Karşılıklı sevgiden utanmadığımız gibi; bir erdemin kendini klonlaması, giderek tek hücreliler gibi çoğalması ve evreni işgâl etmesi, kadar da doğaldır!

Yani karşılıklılık ilkesi; karşısındakini yücelten davranış olduğu sürece, erdemdir, yerinde bir davranıştır; bu, karşısındakini de erdemle geri bildirime zorlayacaktır. Böylesi bir vefâ ise, dostlar başına! Yani dostunun ‘reyting’ çıkarına değil de, sanatsal gelişmeye ilişkin çıkarına hizmet; dost siteler başına! Böylece her yorum, bir sonrakini motive edecek, dostluk rezonansının önlenemez biçimde artmasına vesile olacaktır.

Oysa bildiğimiz üzere, giderek yapaylaşanlarda ise, kişisel çıkarını düşünen birkaç kişi yüzünden, domino taşları gibi yıkılıp giden paylaşım portalları vardır; orada artan tek şey; ’entropi’dir. ‘Bozunum’; kargaşa ortamı, sanat ilkelerinin, sanat dışı çıkar ilişkilerine dönüştüğü mekânlardaki kimyasal bir tepkime gibidir.

Sanatsal paylaşım yapan her birey, kendi birikimine göre anlam katacak ve yorumlama kalitesi sergileyecektir. Öte yandan herkes, vefâ borcunu öderken, aynı zamanda şiirinin düzeyi ile ilgili bir iki değerlendirme yapacaktır; eğer yapmazlar ise, gerçek dostumuz dediğimiz bu paylaşımcıya nasıl yardım edebiliriz? Yapaylığı yeterince açıklamak çok zor; düzeysiz paylaşımla geri dönüşün, hiçbir fayda sağlamadığına eşdeğer bir durumdur bu. Birşeyleri değiştirmeye gücümüzün yetmeyeceği inancıyla, olduğu kadar icabet ederek yetiniyoruz; böylesi iletişimin, sanata, dahası kendimize de hiçbirşey kazandırmayacağını biliyoruz, bunu gözden kaçırmamalıyız hiç. Oysa yazılarımızın altına gelecek yorumlar, sadece katılımcıların sayısının arttığını, aynı düşünenlerin artık bir ses verdiğini gösterir. Aslında ses vermeseler de, her birimizin dilediği bir davranıştır, gerçek dostun doğru sözü; şiirde daha ileriye gitmek isteriz, ama kimse gidemez böylesi kümelerde; çünkü çemberi korumak onlar için yeterlidir; gerçekten okunduklarını zannederler, oysa kapalı bir döngüde kalıp açılamazlar yeni ufuklara.

Paylaşımdaki karşılıklılık ilkesine ilişkin ortak kaygıları dillendirirken, bu konuyu destekleyenlerin, geri dönenlerin çoğalması için, bundan daha fazlasını yapmak için çaba gösterilmesi gerekli, ’fazlasıyla’ emek verilmesi zorunludur. Böylesi konuların, daha geniş kümelerde tartışılması şansı zorlanmalıdır.

Selamla.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Paylaşımda karşılıklılık ilkesi Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Paylaşımda karşılıklılık ilkesi yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Paylaşımda Karşılıklılık İlkesi yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
orhanti
orhanti, @orhanti
28.10.2014 21:21:07
Tüm okurlarıma çok teşekkürler...
deniz_tayanç1
deniz_tayanç1, @deniz-tayanc1
26.6.2011 20:12:02
Öğretici bir yazı.
Emeğe saygı adına saygıyı haketmiş bir yazı-yazar.
Üyesi bulunduğum "defter" adına da gönendim.
Çok saygımla.

deniz_tayanç tarafından 6/26/2011 8:12:16 PM zamanında düzenlenmiştir.
Nilgün Akçay
Nilgün Akçay, @nilgunakcay
26.6.2011 18:42:04
Karşılıklılık! Olması en temel gereksinim bu konuda hem fikirim.

Bizi karşılıklı davranmaya götürecek eğitim!

İnsanlar şayet sadece kendi sınırlarıyla kuşanıp, dahası kendi görüşlerine uyanlarla kalkanlanıp, aksi görüşlere kendisini kapıyorsa, bencillik ilkeleri olup, almak ruhlarını okşuyorsa, vermenin hazzına varamamışsa karşılıklılık ilkesi hayat boyu öksüz kalacaktır. Bana göre vermenin erdemliliğiyle İnsan Layık olduğu makama ulaşacaktır.

Selam ve saygılar.








Nilgün Akçay tarafından 6/26/2011 6:42:22 PM zamanında düzenlenmiştir.
Emine UYSAL (EMİNE45)
Emine UYSAL (EMİNE45), @emineuysal-emine45-
26.6.2011 11:48:49
Fazlasıyla emek verilmiş bir yazı. Paylaşımdan kendi payıma epey faydalandım. Güne gelmesi sebebiyle daha da faydalanacaklar olacaktır. Onun içindir ki, doğru yazıların güne gelmesi ve daha çok okuyucuya ulaştırılması çok güzel.

Yazarı kutluyorum.

saygı ve selamlar.
Etkili Yorum
4Mevsim
4Mevsim, @4mevsim
26.6.2011 01:14:17
Makalenizden aldığım ilhamla, izninizle biraz "takdir edilme ihtiyacı"ndan bahsetmek isterim. Bilinmelidir ki, her insan, doğası gereği takdir edilmek, yapıp ettikleri ile "bilinmek" ve "tanınmak ihtiyacı" içindedir. Nasıl ki, Allahü Teala, Kuranı Keriminde; "Alemleri bilinmek için yarattım" buyuruyor ise, mikro düzeyde insan da benzer bir ihtiyaç içindedir. Hatta bu durum "meyve veren" ağaçlar için dahi geçerlidir. Eğer bir ağacın meyveleri üst üstüste iki yıl toplanmaz ise o ağaç küser ve adeta bir "işe yaramazlık duygusuna" kapılır ve ölmeye başlar. (Bunu bilgili bir ziraatçiye de danışabilirsiniz). Bugün, bunca insan bunalımlar içinde kıvranıyor ve psikolojik desteğe ve ilaçlara ihtiyaç duyuyorsa, bu mevcut sistemin insan doğasına aykırı bir yapılanma içinde olmasından dolayıdır. İnsan emeğini bir "ücret" karşılığında metalaştıran ve bu emeği bir "maliyet kalemi" olarak muhasebeleştiren bir sistem içinde, insan maddeten bir bolluk içinde olsa dahi "mutlu" olamamaktadır. Başlı başına uzun bir makalede ele alınması gerekli olan bu konunun, "eleştirel bir yorum" boyutunu aşmamasına dikkat ederek uzatmıyor ve son olarak sizden ve okuyucudan şunu düşünmesini rica ediyorum: Leonardo Da Vinci'yi bu kadar güzel eserler vermeye zorlayan duygu nedir? Keza, Albert Einstein, o meşhur "izafiyet teorisi"ni ortaya koymak için kiminle, "kaç paraya" anlaşmıştır?!..

Bunlar da işin başka bir boyutu...

Selam ve saygılarımla...
Aynur Engindeniz
Aynur Engindeniz, @aynurengindeniz
26.6.2011 01:04:11
Paylaşım için kendi adıma teşekkürler. Okuduğum her satırda evet manasında başımı salladığımdan emin olabilirsiniz.
Yalnız arka fon tercihiniz çok göz yoruyor. Okumak zorlaşıyor.

Kutluyorum.

Saygılar.
Aysel AKSÜMER
Aysel AKSÜMER, @ayselaksumer
26.6.2011 00:09:17
Günün yazısını kutlarım. Çok anlamlı ve güzeldi. Saygılarımla.
TekinSağ.
TekinSağ., @tekinsag-
25.6.2011 22:41:47


Şüphesiz erdeme giden yol oldukça çetrefilli. Yazanların anlama potansiyellerinin daha çok olacağı kanaatindeyim. Umarım yanılmıyorumdur. Geç kalışım tamamen "dünya telaşesi". Tebrikler geç olsada...
asran
asran, @asran
25.6.2011 22:02:27
10 puan verdi

Arada bir Karşılıklılık ilkesi dışında kalabilen "deli"ler de çıkar.

Tespitler son derece isabetli. Olgunlaşma süreci için geç kalınmadığına inanmak istiyorum. Edebi kaygı olmadığı sürece boşa kürek çektiğimizi söyleyebiliriz açıkça. Tebrik ediyorum, güzel ve önemli bir çalışma olmuş. Selamla...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL