Yaşamında öteki kişilere ulaşabildiğin anlar, bir ormandaki kuş ötüşleri gibi olacak... uzaklardan gelip geçerken, kısacık bir süre yapraklarda yankılanacaklar o kadar. orman bütün sessizliğiyle yine yalnız duracak orada... ı.kant
asran
asran

RÜZGÂRA KARŞI

Yorum

RÜZGÂRA KARŞI

19

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

2021

Okunma

RÜZGÂRA KARŞI

RÜZGÂRA KARŞI



Uzaktan, ayağı taşa toza dolana dolana yetişti rüzgâr. Boynuna kadar inen saçlarını yüzüne, gözüne vurdu, karmakarışık duygular gibi. Yumduğu gözlerinden boşalan yaşlar, gidenlereydi belki! Belki de…

Zaman İstanbul’un sokaklarında kol geziyordu.

Öyle ki; güneş doğmuş, gün batmış, eskiyen bir saltanat bile son kayığına binip çoktan ufuk çizgisinin ardına varmıştı.

Önünde açılan yoldan akıp giden hayatın tersine, rüzgâra karşı yürümeyi sürdürdü inadına. Herkes mahşer yerine koşuyor gibiydi, yanından geçip giderlerken. Genç kadının adımları büyük ama usulcaydı. Yoruyordu, tek başına direnerek yürümek. Yoruyordu önünü görmeden el yordamı da olsa ilerlemek. Gökyüzünde masmavi bir bulut gözlerine değdi bir martıyı andırarak. Bunca karmaşanın arasından uydurmuştu belki de ümidi, gök kubbenin orta yerinde. Adımları adımlarına karışmadan indirdi bakışlarını. “ Düşmeden yürümeye çalışmak ne kadar zormuş annededi; içinde ölen bir kadının, hayalinde kalan merhamet dolu yüzüne.

Bitmeyen yolun köşe başında, eli yüzü kir ve korkuyla kararan bir kız çocuğu ilişti gözlerine. Kaldırımın üzerinde oturduğunu ve taşların soğukluğundan titrediğini fark etti. Dizlerini annesinin karnındaki gibi çekmişti kendine. Ellerini iki küçük yumruk yapmış, dudaklarından çıkan çelimsiz nefesiyle ısıtmaya uğraşıyordu.

Hep aklına takılan soru bir defa daha zorluyordu işte dimağını ve kalbini:

“Yürüyor muyum, yürütülüyor muyum, ya Rab?”

Küçük kızın önünde durana kadar, dayandı ortalığı birbirine katan rüzgâra. Durdu.

Korkuyla yumulmuş gözlerine ve betini benzini atıp kararmış güne rağmen, önündeki karaltıyı hissetti küçük kız. İki yumruğunu gözlerinin üzerine perde yapıp açtı. Önce birini, sonra ikisini birden. Minik çiçekli kahverengi eteğiyle, önünde durup gülümseyen kadının neden beklediğini anlamaya çalıştı.

Kadın, elini uzattı tek söz etmeden. Kendi ellerine baktı küçük kız. Utanıp sakladı ikisini birden koynunda. Çekmedi kadın elini, uzattığı gibi unuttu öylece, uzanıp tutana kadar küçük kız. Bu ısrar, bu gülen yüz, bu temiz bakış daha fazla direnmemesi için yeter miydi?

Tuttu kadının elini; sıcacıktı anne eli gibi, uyumadan önce sunulan bir bardak sıcak süt gibi... Eteklerini savurdu hırçın rüzgâr ikisinin de. Şaşkındı küçük kız. Yüzünde rüzgârın iziyle yürüyen kadın, sol eline sahip çıkıp yürütmeye başladı küçük kızı.

Upuzun bir yol, güzel ve aksine kürek çeken bir sandalcı gibi yürüyen kadının elinde huzurlu bir yolculuğa dönüştü küçük kız için.

Uzadıkça uzayan iki kişilik bir yol…

Hala zaman geziniyordu, şehrin sokaklarında. Her sokakta biraz daha büyüyordu küçük kız ve her sokakta başka bir hakikati anlatırken bir yandan öbür yandan da ölüme doğru yürütüyordu saçlarına aklar düşen kadını.

Yol boyunca soldu güzel kadın ve yanında tüm kirlerinden ve kaç terk edilmişliği varsa her birinden, arındı, duruldu, büyüdü ve affetti hayatı küçük kız…

Döndükleri her köşe başında daha çok erişebildi kapı zillerine “yalnızlığın kızı”. Hiçbir zile basmadı ve girip korunaklara, hürriyetini satmayı aklının ucundan bile geçirmedi. Bırakmadı hiç, yaşlandıkça yürüyüşü yavaşlayan kadının sağ elini. Kimseyle karşılaşmadılar onları tanıyan. Defalarca geçmediler hiçbir sokaktan. Yol boyunca gördükleri çirkefliklerden hızla uzaklaşırlarken, ağaçlarında huzur büyüten sokakların yollarını unutmamak için, daha dikkatli izlediler ikisi de.

Hiç ayrılmadı elleri. Hiç bıkmadılar el ele vermekten ve vazgeçmediler rüzgârın tersine yürümekten. Dönüp hızla yürümenin aldatan yanlarını, gerisin geriye gitmenin kolaycılığını hiç öğretmedi yaşlı kadın; elinde büyüttüğü “yalnızlığın kızı”na.



Sahile ulaştırdı yol onları.

“Durup dinlenmeliyim” dedi, beli bükülen yaşlı kadın. Şaşırdı kız.

“Durmak!” dedi, “nasıl bir şey ki”?

“Adım atmadan olduğun yerde kalmak” dedi yaşlı kadın. “Oturmalıyım” dedi ardından.

“Oturmak!” diye geçirdi içinden ve düşündü… “Nasıl bir şey ki?”
Sessizce bekledi yaşlı kadının oturup dinlenmesini. Hiç bırakmadan sağ elini. Bekledi… Bekledi...

Gözleri yumulurken yaşlı kadın, son bir şey söyledi: “Rüzgâra karşı yürü ve bırak artık elimi. Git” dedi. “Göz yumma gözlerinin önünde biriken çaresizliklerin elinden tutulmamasına”



Oturduğu yerde soluğu tükenen kadın, ağlamayı hiç öğretmemişti ki “yalnızlığın kızı”na… Ağlayamadı… Birden çocuksu bir terk edilişin acısı depreşti yüreğinde. Geride kalan güzel sokaklardan daha az gördüğü bir yüzü koydu bakışlarının arkasına, rüzgâra döndü yüzünü. Bilip öğrendiği her şeyle, adım atmaya başladı.

Bir gün elleri boşken rüzgâra karşı yürümeye mecbur olacağını hiç düşünmemişti.

Zaman, şehrin sokaklarında kol geziyordu.

Öyle ki; güneş doğmuş, gün batmış, nefesi tükenen bir saltanat, son kayığına bindirip yolcusunu, çoktan ufuk çizgisinin ardına varmıştı bile. Genç bir kızın önünde uzanıp giden yoldan, rüzgâra karşı yürüyüşü başlamıştı yeniden…


Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Rüzgâra karşı Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Rüzgâra karşı yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
RÜZGÂRA KARŞI yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
kerem0516
kerem0516, @kerem0516
1.5.2011 02:40:22
bence çok duygusal çok güzel... ama yanlış anlamayın bana göre seslendiren erkek sesi olsaymış daha güzel olurmuş..
emeğinize yüreğinize sağlık..
AbdullahYılmaz
AbdullahYılmaz , @abdullahyilmaz2
12.11.2010 12:48:01
Önceden sadece okumak vardı. Şimdi okumaya gerek kalmadan seslendirme de var. Hele de böyle güzel seslendirilmişse, yazı daha bir güzel sanki.
Güzel bir yazı kutluyorum..
Selamlar...
ayşe1
ayşe1, @ayse1
8.11.2010 14:53:18
Anlamli ve duygulu iletilerini güçlü bir üslupla sergileyen yazınızı okumak ve sesinizden dinlemek, ayrıcalıklı bir zevkti.
Tebriklerim ve sevgilerimle.
gencadam
gencadam, @gencadam
5.11.2010 09:58:55
Rüzgara karşı yürümekte olan bedenlere selam olsun.. Seslendime güzel olmuş, bu bana radyoculuk yaptığım günleri anımsattı.. fon müziği ve şiir..
Diline ve gönlüne sağlık güzel olmuş asran..
Aynur Engindeniz
Aynur Engindeniz, @aynurengindeniz
1.11.2010 13:03:44
Belki de bir rüya mıydı bu gördüğüm? Tozlu rüzgar, elleri kirli küçük kız, nefesi tükenen saltanat, anneye sesleniş...Bu benim rüyam...Siz ne ara gördünüz bu rüyayı...

Etkileyici. Neden dün göremedim, bu çalışmayı? Çok orjinal imgeler, karanlık ama ümitkar...

Sonra tekrar okumak üzere ayrılıyorum...

NOT: Keşke yazılardan da beğendiğimizi seçebilme olanağımız olsaydı dedim şimdi. "Favori yazarım, favari öyküm" gibi...
mesela..
Kutluyorum düşünerek ve hissederek yazılmış bu çalışmayı.
Etkili Yorum
bilgekul
bilgekul, @bilgekul
1.11.2010 12:01:03
entresesan bir yazı...

kendim de devrik cümlelerden kurtulamamış biri olduğum için aslında garipsemeden hatta çok da bildik bir edayla okudum yazıyı...

şiir tadında, öykü kıvamında, terapi gizeminde farklı bir tadda güzel bir yazıydı.


yazılırken şekil itibarıyla özen gösterildiği, okuyucunun düşünüldüğü çok belli. özellikle bu nezaketten dolayı okuyucu olarak şahsım adına teşekkür ederim.. cümlelerin devrik olması anlayışı çok zorlar denilir ama buradaki gibi duru anlatımlarda pek de zorlamaz diye düşünüyorum yine kendi adıma...

yazının seslendirmesi konusunda ben biraz daha farklı düşünüyorum. sesli şiirleri de açıkçası çok benimsemiyorum. çünkü okuyanın okuduğu andaki hisleri kelimelere sirayet eder. bu da dinleyicinin algısını yönlendirir. oysa ben iyi bir okur olarak yazıların içinde olmayı, kendi çıkarımlarımı yapmayı ve kendi iç savaşımla barışmayı isterim. hiç bir tad kendi iç dünyamla birlikte okuduğum kadar tad vermez. ama bu benim fikrim... kaldı ki yazarı çok da güzel seslendirmiş.


çok severek çok da duraksamadan okudum.. güzel bir yazıydı.. yöneticilerin güne gelmemesi etik bir düşünce olsa bile zaman zaman bu kuvvette yazılar için hayıflanmamak içten bile değil...


tebrik ve saygılarımla
Mehtap Yıldız
Mehtap Yıldız, @mehtaphumeyraguldalli
1.11.2010 10:06:05
est efendim...önemli olmasın diyelim çünkü biz bura da güzel bir aileyiz ve her şey olağandır sevgili asran...

kasıtlı bir şey olmadıkça asla incinmem...

üzmeyin ve incitmeyin yüreğinizi lütfen....çok latif bir yazı ve son anda okudum zaten....daha nice güzelliklerde hep beraber buluşmak dileğimle...

sevgim ve daim duamla...

asran
asran, @asran
1.11.2010 09:50:55
Sevgili Hümeyra Hanım'ın yorumuna cevap yazıp eklerken maalesef ekle butonu yerine sil butonuna bastığım için yorumuda cevabını da silmiş oldum. Tüm hata benim. Kendisinden hassaten özür diliyorum. Üzüldüm doğrusu. Avfedin Sevgili Hümeyra, ilginiz ve güzel yorumunuz için teşekkür ediyorum. Sevgi ve Saygımla...
hicbitmez
hicbitmez, @hicbitmez
1.11.2010 01:38:23
Cok güzeldi
Ses ayri bir güzellik katmis.
Begeni ile dinledim.

Yüreginize saglik
Sonsuz sevgimle
Ağyar
Ağyar, @agyar
31.10.2010 21:38:09
10 puan verdi
Sakın tembellik ettiğimi sanmayın, zira okumaktan ziyade dinlemek daha bir başka sardı bana. Kafam fazla karışık olsa gerek, okurken canlandırmaya çalıştığım flu gerginliğin yerini, dinlerken mahzun bir dinginlik aldı.

Yazarın eline, bihassa okuyanın(seslendirenin) diline sağlık.

Sonunda bir de ne duyayım; meğer okuyanda sayın yazarımızmış. Duble tebrikler o zaman.

Saygılar, selamlar

Ağyar tarafından 10/31/2010 9:39:57 PM zamanında düzenlenmiştir.
BANU ULUDAĞ
BANU ULUDAĞ, @banuuludag
31.10.2010 12:48:14
10 puan verdi
Bu yazıda "sanat" var.

Tebrikler.
Fikret TEZEL
Fikret TEZEL, @fikret-tezel
31.10.2010 11:45:31
10 puan verdi
“Rüzgâra karşı yürü ve bırak artık elimi. Git”. “Göz yumma gözlerinin önünde biriken çaresizliklerin elinden tutulmamasına”


Mükemmel....
Çiğdem P. Yüksel
Çiğdem P. Yüksel, @cigdemp-yuksel
31.10.2010 10:57:00
Zengin bir anlatımdı. Duygusu da yoğundu. Verdiği mesajlar konusuyla da örtüşüyordu ayrıca...
Beğenerek okudum

Kutluyorum
Engin Tatlıtürk
Engin Tatlıtürk, @engintatliturk
31.10.2010 09:05:05
Güne gelmeli.

Sanat var.
Duygu var.
Güzel tahlil ve tasvirler var.
Şiir gibi okunaklı ve dil bilgisi yönünden titiz davranılmış.

Tebrik ederim.

10 numara.
Can Murat
Can Murat, @canmurat
31.10.2010 02:52:48
Evet

Kaleme has, içtenlikli bir anlatımla

Ve şahane düzenlemiş bir kurguyla

Beni alıp götüren bir yazı oldu.

Seslendirme de, kuvvetlendirmiş ve güzelleştirmiş yazıyı

Tebrik ve saygılarımla, sayın Asran.
Esmize - Perihan Kılıç
Esmize - Perihan Kılıç, @esmize-perihankilic
31.10.2010 00:59:42
"Rüzgara karşı yürümek"
hayat dediğimiz bir dikenli yoldur..Kiminin bahtına az kimin bahtına ise bu yolda pek çok diken çıkıverir..
Rüzgar hayatta karşılaşılabilecek engellerde tıpkı dikenler gibi..Pes etmeden zorluklara, rüzgarlara, gerekirse kasırga ve tufanlara karşı göğsümüzü gere gere yürüyebilmek güçlüklerin karşısında azimle durabilmek için bir anne elinin sıcaklığını duyumsayarak öğrenmek gerekir..hayata karşı duruşumuzu ilk öğretmenimiz korunağımız sığınacak limanımız annemizden öğrenmez miyiz tıpkı buradaki küçük kız gibi..
kendine anne olanla beraber yürümüş her defasında farklı yollardan..hayat her gün farklılıklarla çıkar karşımıza
hata yaparız yanlışlarımız olur önemli olan tekrarlardan sakınmak ve güzel olana yönelmek o yöne yürümek..pek çok mesaj vardı yazının içeriğinde çaresize kucak açmaktan tutunda hayata direnmekten, aynı hataların üzerinden geçmemeye kadar
yüreğinize sağlık çok güzeldi yazan elleriniz dert görmesin İnşallah vaktim elverdiğince yazılarınızı kaçırmamaya çalışacağım sevgiler saygılar
Nar-ı Çiçek
Nar-ı Çiçek, @nar-icicek
31.10.2010 00:27:45
10 puan verdi


zaman..

Zamani ve insanligi gözeten kalem..
Okumak ve dinlemek güzeldi.

Yorumsuzca kutluyorum..
Angie
Angie, @semaenci
31.10.2010 00:22:56
10 puan verdi

Çok güzeldi. Hem hikâye hem de hikâyenin oturtulduğu kurgu çok hoştu. Yalnızca tekrar okursanız sizin de dikkatinizi çekecek minik pürüzler var birkaç cümlede. "Tuttu kadının elini; sıcacıktı anne eli gibi, bir bardak uyumadan önce sunulan sıcak süt gibi..." gibi. Bunun dışında olağanüstü diyebileceğim kadar çok beğendim. Kurgu müthişti.
Keyifle okunabilecek bir yazım diliniz var.
Kutlarım.


Aysel AKSÜMER
Aysel AKSÜMER, @ayselaksumer
31.10.2010 00:14:37
Tek kelimeyle muhteşemdi. O kadar etkilendim ki! Hayata güçlü bakış ve sıkı tutunuşu iliklerimde hissettim kuvvetli rüzgarlara karşı.. Tebrik ederim. Sevgilerimle..
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL