0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
101
Okunma
GASTROFEST: SADECE DAMAKLARI DEĞİL, GÖNÜLLERİ DE DOYURMALI
Şehirlerin bir hafızası vardır.
O hafıza bazen bir taş yapıda, bazen bir türkünün mısrasında, bazen de yıllardır aynı usulle hazırlanan bir yemeğin kokusunda saklıdır.
Bir şehri tanımak istiyorsanız, mutfağına da bakmanız gerekir. Mutfak yalnızca yemek değildir; emektir, gelenektir, hatıradır, kültürdür ve en önemlisi gönül bağıdır.
Bu açıdan baktığımızda, Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından geleneksel hâle getirilen ve bu yıl dördüncüsü düzenlenen Konya GastroFest, şehrimiz adına gerçekten önemli bir değerdir.
Ecdat Bahçesi’nde kurulan festival alanında binlerce insanın aynı sofranın etrafında buluşması, farklı şehirlerin lezzetlerinin Konya’da kardeşçe yan yana gelmesi, çocukların farklı tatlarla tanışması ve insanların birlikte vakit geçirmesi başlı başına kıymetlidir.
Böylesine büyük bir organizasyonu gerçekleştirmek kolay değildir.
Emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekir.
Ama büyük işler, büyük sorumlulukları da beraberinde getirir.
Sevdiğimiz şeyleri daha iyi hâle getirmek için naçizane birkaç küçük hatırlatma yapmak istedim.
GastroFest’in kokusu Konya’nın kokusu olmalı
Festivalin adı GastroFest…
O hâlde bu festivalin en güçlü tarafı, yalnızca çok çeşitli yiyeceklerin bulunması değil; Anadolu’nun ve özellikle Konya’nın unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerinin yeniden hayat bulması olmalı.
Pek çok yemeği Türkiye’nin neresine gidersek gidelim bulabiliyoruz.
Oysa Konya’nın öyle değerleri var ki, belki aynı tarifle artık çok az yerde yapılıyor.
İşte GastroFest’in asıl hazinesi burada.
Bir nineye, bir ustaya, bir ilçeye ait eski bir tarifin festivalde yeniden yaşatılması…
Bir çocuğun, “Bunu daha önce hiç yememiştim.” demesi…
Bir gencin, “Bizim büyüklerimiz bunu yaparmış.” diyerek kendi kültürünü yeniden keşfetmesi…
Bence gastronomi festivali dediğimiz şey tam da budur.
Sadece karnı değil, kültürel hafızayı da doyurmak.
Bu nedenle gelecek yıllarda ilçelerimizin, yöresel ürünlerimizin, coğrafi işaretli lezzetlerimizin ve unutulmaya yüz tutmuş tariflerimizin festivalde daha görünür olması, GastroFest’i çok daha özel bir noktaya taşıyacaktır.
Bir lokmanın arkasında sağlık var
Bir başka mesele ise hepimizin ortak hassasiyeti: Gıda güvenliği.
Özellikle sıcak havalarda, açık alanlarda düzenlenen büyük organizasyonlarda yiyeceklerin hazırlanması, muhafazası ve sunumu büyük önem taşıyor.
Burada amacımız kimseyi suçlamak, herhangi bir işletmeyi ya da esnafı töhmet altında bırakmak değil.
Tam tersine…
Hem vatandaşın sağlığını hem de emeğiyle ekmek kazanan esnafın itibarını korumak.
Bir esnafın yıllarca oluşturduğu güven, yanlış muhafaza edilmiş tek bir ürünle zarar görebilir.
Bu nedenle festival boyunca daha sıkı, daha görünür ve mümkün olduğunca rehberlik edici denetimler yapılması, herkesin gönül rahatlığıyla alışveriş yapmasına katkı sağlayacaktır.
Neticede mesele yalnızca bir tabak yemek değildir.
O tabakta insan sağlığı vardır.
Festival herkesin festivali olmalı
Bir başka hassasiyetimiz de fiyatlar…
Bugün hayat şartlarının hepimizi zorladığı bir dönemdeyiz.
Kalabalık bir aile için festival alanında birkaç farklı ürünü tatmak bile ciddi bir bütçeye dönüşebiliyor.
Oysa festival dediğimiz şey, mümkün olduğunca toplumun her kesiminin kendisini ait hissedebildiği bir buluşma alanı olmalı.
Çocuklarıyla gelen bir anne-baba, öğrenciler, emekliler, kalabalık aileler…
Herkes festivalden eli boş değil, güzel bir hatırayla ayrılabilmeli.
Esnafımızın da kazanması elbette önemli.
Ama kazanç ile ulaşılabilirlik arasında kurulacak makul denge, festivalin ruhuna çok daha fazla yakışacaktır.
Belki önümüzdeki yıllarda ailelere yönelik uygun fiyatlı menüler, öğrencilere özel seçenekler veya sosyal belediyecilik anlayışını yansıtan uygulamalar düşünülebilir.
Çünkü sosyal belediyecilik sadece yol yapmak, park yapmak değildir.
Bazen bir ailenin bütçesini, bir çocuğun festivalden mutlu ayrılmasını sağlamak,
bazen de “İyi ki gelmişiz.” dedirtebilmektir.
GastroFest’in geleceği bugün şekilleniyor
Konya GastroFest’i eleştirirken değil, daha çok sahiplenirken konuşuyoruz.
Çünkü bu organizasyonun büyümesini, ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir marka hâline gelmesini istiyoruz.
Konya’nın mutfağı, tarihi, esnafı, bunu hak ediyor.
Ve en önemlisi, Konyalı bunu hak ediyor.
Bugün festival alanında gördüğümüz kalabalık bize aslında çok önemli bir mesaj veriyor:
İnsanlarımız birlikte olmaktan, paylaşmaktan, farklı kültürleri tanımaktan ve kendi değerlerini yaşamaktan hâlâ büyük mutluluk duyuyor.
Bize düşen, bu güzel buluşmaları daha da güzelleştirmek.
Eksik gördüğümüz noktaları kırmadan söylemek…
Güzel olanı takdir etmek…
Daha iyisi için fikir üretmek…
Çünkü eleştirmek kolaydır; sahiplenerek geliştirmeye çalışmak ise gönül işidir.
GastroFest büyüsün.
Ama büyürken özünü kaybetmesin.
Daha çok şehir gelsin.
Ama Konya’nın kendi lezzetleri gölgede kalmasın.
Daha çok insan katılsın.
Ama festival herkesin festivali olsun.
Daha çok yemek sunulsun.
Ama her lokmanın arkasında sağlık, emek ve güven olsun.
En önemlisi…
GastroFest sadece midelerimize değil, gönüllerimize de dokunsun.
Güzel sofralar insanları bir araya getirir.
Gönülleri doyuran lezzet; güvenle, emekle ve adaletle pişer.
Bizim dileğimiz, GastroFest’in her yıl biraz daha güzelleşmesi, daha kapsayıcı, güvenli, daha çok Konya kokmasıdır.
Nice GastroFestlerde; aynı sofralarda, aynı heyecanla, aynı gönül birlikteliğiyle buluşmak dileğiyle…
Nice GastroFestlerde aynı sofralarda , heyecanla buluşalım
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.