Hayatta ya tozu dumana katarsın, ya da tozu dumanı yutarsın
Tüya
Tüya

Vana Hanım

Yorum

Vana Hanım

11

Yorum

35

Beğeni

0,0

Puan

873

Okunma

Okuduğunuz yazı 27.8.2026 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
Vana Hanım

Vana Hanım



Her ağızdan bir ses çıkıyordu. He zamanki gibi, kimse kimseyi dinlemiyordu. Kendileri dinlemedikleri, susmadıkları gibi, bir diğerini azarlamaktan da kaçınmıyorlardı. Vana hariç.

Bu gürültünün en ağır aktörü E’ydi. En son sözü kendi söylemeyi severdi. Şimdi ise kimseye söz geçiremediğinden, Vana’ya döndü:

- Sen de hep sus, e mi? Sanki senin meselen değil gibi, uzak dur öyle. Yargıla bizi, diye çıkıştı.

Vana, bu atağı o an hiç beklemiyordu. Şaşırdı. Ne diyeceğini bilemedi. Öyle bi şaşırdı ki, adeta beyni kilitlendi. Kelimeler Sahara çölüne uştu, geri dönmemek üzere...

Acizlikten mi bilinmez ama, birden gülmeye başladı Vana. İstemsizce miydi? Öyle bir gülme tuttu ki onu, dudakları bir araya gelmiyordu bir türlü. Az sonra, gözlerinden yaşlar akmaya başladı. Kalabalığın çıkardığı gürültüye, tepkiye, ikazlara aldırmıyordu. Apokaliptik bir atmosferin içindeydi hepsi ve her ağızdan çıkan seslerin yoğunluğu, bedenlerin kıpır kıpır oluşu arttıkça artıyordu. Ama Vana, o dünyayı terk etmişti sanki. Bambaşka bir insandı. Belki de uzaylı... Sanki sağır olmuştu kulakları. Sanki duyuları körelmişti. Bir yandan kıvranarak gülüyor, ağlıyor, bir yandan da gözyaşlarını siliyordu elleriyle.

B, dayanamadı. Buruşturduğu kaşları ve kızaran yüzüyle atıldı. Öyle bir atıldı ki o tiz sesiyle; kalabalığın diğer fertleri susmak zorunda kaldı:

- Durun hele, durun! Muradı olsun, gülsün bol bol! Bizle dalgasını geçsin, ne olacak? Niye güldüğünü iyi biliyorum ben... Hmmm! Bıktın bizden. Bıktı bıktı tabii, deyiverdi.

O daha bitirmeden sözünü, nefes alış verişi sıklaşan Ç girdi araya:

- Niye ki? Biz kime ne yapmışız? Konuşmayalım mı? Dertleşmek ayıp mı? Bunda ne kötülük var? O konuştu da, biz konuşma mı dedik? O hooo! Dert ettiği şeye bak! deyip çıktı işin içinden.

Kalabalık, kalabalıklık konçertosuna devam ederken; hala gülüyor, hala gözyaşlarını siliyordu Vana. Sesinin bastırılmasına tahammül edemeyen E, yeniden atıldı çınlayan sesiyle:

- Ya siz bilmiyorsunuz! Sizin anlamadığınız şu: o zaten başından beri bizi ciddiye almıyor. O bir şey söylemeden dinliyor böyle, ama sonra da alaycı bir şekilde, kahkahayı basıyor işte... Her zaman böyle, her zaman! Bir tek gülme olsa? Anlamıyorsunuz işte: o bizim konuştuklarımızı hafife alıyor, öyle değil mi? Entel ya... İtiraf et bakalım Vana hanım! diyor ve kucağındaki kırlente sıkı sıkı sarılıyor.

Sanki E, hiç kimsenin düşünmediği bir şeyi keşfetmiş ve madalya hak etmiş gibi, gerinerek etrafına bakıyor. Sanki dediklerine tezahürat bekliyor. Ama kalabalığın umrunda değil onun dedikleri.

Konu neydi, ne tartışılıyordu? Unutuluyor. Kalabalığın odak noktası, Vana’nın gülmesi olmuştur artık.

Vana’nın mide kasları ağrıdığından, daha fazla devam edemedi gülmeli ağlaması. Kalktı divandan. Hızlı adımlarla banyonun yolunu tuttu. Geridekiler kafa salladılar. Kollektif olarak "Ya ya!" dediler. Manali manalı bakıştılar...

Konuşkan B, yeniden atıldı:

- Dur bakalım, gelsin bi! Bir sıkıntısı vardır heralde. Anlatsın! dedi.

- Hııı! Çok yapar şimdi! dedi E, alay eder gibi.

- Çok yüklenmeyin! dedi Ç ve davam etti. Belki bir yeri ağrıyor, halla halla! dedi.


Bu kez, kalabalığın kendisi gülmeye başladı. Eksik olan bir tek davul ve zurnaydı.

Öyle bir kahkaha yükseliyordu ki kalabalıktan, Vana da duydu banyoda.
Yüzünü yıkamayı yarım bıraktı. Sabunlu elleriyle salonunun kapısında, dimdik belirdi. Hiçbir his yoktu bakışları ve mimiklerinde. Tek tek süzdü gülen kalabalığı. Sakin bir ses tonuyla:

- İşte buydu! Buydu söylemek istediğim. Buydu istediğim, dedi.

Ve kayboldu.





H.K.
2026 Sthlm

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Vana hanım Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Vana hanım yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Vana Hanım yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
-Tesbih-
-Tesbih-, @eternal2
28.8.2026 23:33:18



Psikolojisi çok güçlü bir yazı.

Vana güzel bir ayna tutmuş
kalabalık bir gürültünün içinde herkes kendi sesini yükseltmeye çalışırken.

Hep güzelsin.
Kalemin var olsun sevgili Tüyacığım.

Sevgilerle



İbrahim Kurt
İbrahim Kurt, @ibrahimkurt
28.8.2026 20:21:10
güzel bir çalışma kutluyorum
Etkili Yorum
Gule
Gule, @gule
28.8.2026 19:39:46
Evet ne yazık ki, kimse kimseyi dinlemediği gibi ciddiye de almıyor. Herkes toplumda kendine açtığı alan kadar veya en basiti gündelik ikili ilişkilerinde bile vitrin yarışına girmenin, karşılıklı poz kesip vermenin, aldığı rol kadar figüranlığa soyunup sesini duyurmanın ve varlığını duyumsatmanın, dikkatleri üzerine çekmenin derdinde...

Bütün bunlara gülmek de aykırı bir tutumdur.
Ben de yeri gelir bazen çok gülerim.
Bazen hiç konuşmam, yorulurum.
Bazen de gevezeliğim tutar çok konuşurum.

Dünyayı ve canlıları kurtaracak ciddi bir mesele yoksa ortada, gülmek yine iyidir ve bulaşıcıdır.

Yine doğal, samimi ve içten güzel bir yazı yazmışsın canım.

Tebrikler, sevgiler
imbatto
imbatto, @imbatto
28.8.2026 14:17:52
gülmek hatta yırtılırcasına kahkaha atmak yerine sanki dünyayı yeniden yaratacakmışız gibi bir çok saçma konuya o kadar çok odaklanıyoruz ki gülmeyi hatta gülmenin nasıl bir şey olduğunu unutuyoruz..

vana kendini hiç kapatmamalı ve musluklarımızdan tebessüm, kahkaha daimi akmalı:)

saygılar bize gülmeyi hatırlatan yazıya, şaire..
Sevil Sev
Sevil Sev, @sevil-sev
28.8.2026 13:58:15
Çok söz var ama anlam yok...


Tebrik ederim ...🎀
Tigem0663
Tigem0663, @tigem0663
28.8.2026 07:08:28
Sessiz gecede kalem dokundu gönüle
Yazarak yükseltelim coşkun düşünceleri
Sessizlikte binlerce hikaye vardır
Kalem anlam kazanır aşk ile yazarsa
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl , @yilmaztizgol
28.8.2026 06:30:56
Şair, bu kısa anlatıda insanların birbirini dinlemediği bir kalabalığın nasıl giderek anlamsız bir gürültüye dönüştüğünü canlı ve ironik bir dille göstermiş. Vana’nın ağlamayla kahkaha arasında sıkışması, söyleyemediği her şeyin bedeninden taşması gibi okunuyor. Herkes onun suskunluğunu kendi düşüncesine göre yargılarken asıl mesele unutuluyor; böylece kalabalığın konuştuğu hâlde iletişim kuramadığı çok güzel ortaya çıkıyor. “İşte buydu, buydu söylemek istediğim” finali ise bazen tek bir kahkahanın uzun konuşmalardan daha çok şey anlatabileceğini güçlü biçimde hissettiriyor. Kutluyorum, kalbi selamlarımla.
Etkili Yorum
/ yüRekTen
/ yüRekTen, @-yurekten
28.8.2026 06:28:21

anlatım o kadar incelikli, final o kadar ironik ki.

Vana hiçbir şey açıklamadan kalabalığın kendi davranışını kendilerine izleterek tek bir cümleyle noktayı koyuyor koymasına da acaba karşıdakiler anladı mı onu işte ondan pek emin değilim:)

insan ilişkileri çoğu zaman maalesef bu düzlemde yürüyor. karşıdaki susma hakkımızı kullandığımızda dahi bazen bizi alay etmekle, onu hafife almakla yargılarken kendisi de arkamızdan aynı şeyi yapıyor ve bunun farkında bile olmuyor. bir de farkında olsa bile çiğliğini pişkince sürdürenler de var tabii o ayrı konu.

tebriğimle Tüyaçiçeğim.
Etkili Yorum
Jüli d.
Jüli d., @efemera
27.8.2026 21:53:38
Kim demiş herkesin gittiği yol doğru yol diye?
Bazen farklı seslere ihtiyaç var. Hep şikayet nereye kadar. Gülmek güzel eylem.

Güzel hikaye selamlar canım.
C.Mıhcı
C.Mıhcı, @c-mihci
27.8.2026 21:01:43
Peki A’dan Z’ye başka bir yol var mıydı,öyle eğik,italik,el yazmalı fiyakalı değil,bildiğimiz A ve bildiğimiz Z..

Ne güzel anlatmışsın

Selam ve sevgiler Tüya🌺
meselci
meselci, @meselci
27.8.2026 20:25:47
İstediğini söyleyenlerin dünyası ne güzel dile getirilmiş. Emeğinize çok sağlık 👏
Paylaş
YAZI KÜNYE
Tarih:
27.8.2026 20:15:16
Beğeni:
35
Okunma:
873
Yorum:
11
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL