Çoğu zaman babama acıdığımı hissederdim, ona sevdiğimi söylemediğim için. aslında kendime acıyordum. benim söylemeye ihtiyacım, onun duymaya ihtiyacından daha fazlaydı. trevanian
Berker ra na
Berker ra na

Eko pirim

Yorum

Eko pirim

( 2 kişi )

1

Yorum

3

Beğeni

5,0

Puan

99

Okunma

Eko pirim

Ayrı damarlardan aynı damara akanlar üzerinden hareketle,


Nedeni bilinmeyen nedenleri vardir insanın...
Neden diye sorarsın..

Çünkü, der bir seyler geveler..

Biraz daha sorarsın.
Bu kez başka bir cevap verir.
İlk cevabını tutmaz..

İkinci cevabı birincisini açıklar sanırsın,

onu da üçüncü bir " çünkü" beklemektedir...

Sana saçmadır.
Bu durumda ona da saçma gelmelidir

Ama yine de söyler..
Çünkü bazı saçmalıklar düşünülerek edinilmez.
Öğretilir..

Zaten saçma olduğunu bilse, saçmalar mı insan

Belki de mesele tam da burada değildir...

İnsan saçma olduğunu bildiği şeyi değill, doğru olduğuna inandirıldığı şeyi söylerr.

Sonra o inandırılma halinin nerede başladığını unutur.
Kendisine öğretilemi, kendi düşüncesi sanmaya başlar..

Çok bilinmeyen, çok kabul görülmeyen ama bir yerlerden duyulan bazı şeyler vardır..
Önce garipsenir..
Sonra hakkında konuşulur..
Sonra tekrar edilir.
Tekrar edildikce yabancılığı azalır.
Yabancılığı azalınca tehdit olmaktan çıkar..
Ve.bir süre sonra da kabul edilir.

Kabul edillirliği nereden gelir?
Doğru olduğundan mı?

Bence yeterince uzun süre ortalıkta kalmış olmasından..

İnsan, alıştığı şeyi gayet makul bulmaya meyillidir..

Bir zamanlar olmaz.denilen şey, zamanla
Neden olmasın kii ?” olur..

Sonra hep vardı ku zaten.diyecek kadar ileri gidilir.
Oysa hep yoktur..
Sadece aklimizin da kabul mekanizması vardır.
Kan akışı gibi...

Bir fikir yeterince dolaşımda kalırsa yerleşir...
Arada düşünce damarında pıhtı oluşabilir;)
Ama merak, karşıt fikir ve biraz okuma...
Aklın ecopirin’idir belki.



..

Elalem.ne der. Konusu vardır..
Beraberinde o tanıdık cümleler gelir.
Elalem ne der ?

Yakışmazz

Biz böyle görmedik...
Öyle görmedik.
Ne kadar tuhaf bir gerekçedir aslında.
Görmediğin için yok sayarsın..

Alışmadığın için yanlış bulursun.
Sana öğretilmediginden tehlikeli sanırsın.
Sonra yıllar geçer giderr

Senin görmediğin şeyi çocukların görür..
Onlar için normal olur..
Sen de bir gün, fark etmeden, onların

Biz böyle görmedik
dediği tarafta kalırsın:)





Adam gibi seven adam..

Kadın da, adam gibi seveni, adam gibi sever.
Çünkü o da adam gibi sevendir..
Adam gibi sevmeyen kadını adam niye adam gibi sevsin ki?

Bakınca cümle kendi içinde gayet ikna edicidirr.
Biraz daha bakınca adam gibi’nim ne olduğu ortadan kaybolur...

Ama herkes başını sallar.

Çünkü bazı cümleler anlamlarıyla değill

Alışılmış tonlarıyla kabul edilir.
İçinde adam yeterince geçiyorsa, mantık aranmaz..
.
İşte karşıt cevap burada önemlidir.
İnsana sadece yanlışsın demek için değil...

Bir dakika, bunu neden böyle düşünüyorsun?.

diye sormak için..

Karşıt fikir düşman değildir.
Bazen aklimızın açık kalmış camlarından
İçeri hava girer.
Bazı ağır cümleler yerinden oynar.
Bazı kesinlikler üşürr.
İyi de olur hani.

Çünkü insan biraz üşümeden düşüncesinin üstüne yeni bir şey alamaz..)

Okuyan insanın farkı belki de her şeyi bilmesi değilll
Dün bildiğini bugün yeniden düşünebilmesidir.
Kendini yenileyeyebilmesidir...


Ben böyle düşünüyordum ama artık düşünmüyorum diyebilmesidir..

Bu, fikirsizlik değildir.
Tam tersine.
Fikrin canlı olduğunun işaretidir.
Ölü olan şey değişmez.z

Canlı olan, temas eder, etkilenir, dönüşür.


Asıl olanla öğretilen arasında da böyle bir fark vardır.
Öğretilen hazır gelir.
Taşıması kolaydır.
Kulağında küpedir.

Gerektiğinde söylersin.
Asıl olanı ise bulmak gerek ir
Kazımak gerekir.
Şüphe etmek gerekir.
Bazen kendi fikrinin bile altını kaldırıp bakmak gerekir..

Bu gerçekten benim düşüncemm mi?
Yoksa bana çok erken yaşta verilmiş, ben de büyürken yanımda taşımış mıyım?

Kendini yenileyemeyene dogmatik ezberci.
kalıpçı.vb
Ama en doğrusu şu bence.

Kendini yenileyemeyenin elindeki şey düşünce değildir artık ezberdir.

Çünkü düşünce, yerinde durmak için yapılmış bir eşya değildir..

Düşünce hareket eder.
Yeni bilgiyle karşılaşır.
Karşıt cevapla bozuşur.
Bazen mağlup olur
Bazen kendini düzeltir..
Bazen de yillardır savunduğu bir cümleyi elinden bırakır.

İnsan belki de en çok burada özgürdü.r.
Kendisine öğretileni reddedebildiği yerde.
Elalem ne der? den önce kendine

Ben ne düşünüyorum diye sorabildiği yerde.
“Biz böyle görmedik...yerine,
Belki görmemiş olmamız eksikliğimizdir, diyebildiği yerde..

Ve değisken çünkü’lerin arkasına saklanmak yerine...
nedenleriyle birlikte sorgulayabildiği yerde.


Çünkü nedeni bilinmeyen nedenleri vardır insanin
...
Ama insanın şansı şu
Her neden,
sonsuza kadar
öğretilmiş olarak kalmak zorunda değildir..


Gerçi mesele bazen düşünceyi sulandırmak değil de,
eko pirim yapmadan düşünmek bence. .

Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Eko pirim Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Eko pirim yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Eko pirim yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl , @yilmaztizgol
28.8.2026 06:36:28
5 puan verdi
Şair, bu düşünce yazısında insanın kendisine öğretilen ezberleri zamanla kendi fikri sanmasını mizahi ve sorgulayıcı bir dille ele almış. “Karşıt fikir, bazen aklımızın açık kalmış camlarından içeri giren havadır” sözü, farklı düşüncelerin insanı nasıl tazelediğini çok güzel anlatıyor. “Kendini yenileyemeyenin elindeki şey düşünce değildir artık, ezberdir” cümlesi ise yazının temel düşüncesini güçlü biçimde özetliyor. Ecopirin benzetmesi de merakı, okumayı ve sorgulamayı düşünce damarlarını açık tutan güzel bir ilaca dönüştürmüş. Kutluyorum, kalbi selamlarımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL