2
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
97
Okunma

Bir yabancının adımlarıyla yürüyorum sanki kendi hayatımın içinde. Aynı masaya oturup aynı havayı soluduğumuz o eski saatler çok geride kaldı; artık ne bir kadehi paylaşırız ne de batan güneşin kızıla boyadığı o son çizgide buluşur gözlerimiz. İnsan bazen kendinden taşan bir kederin ortasında kalır da "Bu yük benim olamaz" der içinden. İnanması güç gelir çünkü tek bir yüreğin bu denli sessiz bir yıkıma dayanabilmesi akla aykırıdır. Bir başkası katlanıyor olmalı bu yokluğa, benim yerime bir başkası çekiyor bu ince sızıyı.
Derken gece koyulaşır, herkes kendi köşesine çekilir ve odanın ortasında yine o eski, sadık uykusuzluğumla baş başa kalırım. Artık kimsenin huzurunu kaçırmaya, kimsenin rüyalarına davetsiz bir misafir gibi sızmaya niyetim yok. İncitmeyecek kadar uzak, hatırlanmayacak kadar sessiz bir yere çekildim. Şikayet de etmiyorum. Gökyüzü uçsuz bucaksız, bense bu devasa kubbenin altında tek bir nokta kadarlık yalnızlığımla baş başayım.Bir HİÇ’im .Yalnızım ama bu kimsesizlik artık canımı acıtmıyor sadece göğsümün tam ortasında taşlaşmış bir kabulleniş olarak duruyor.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.