Hedefe kestirmeden giden yol en tehlikeli yoldur. çünkü o kurşunların gittiği yoldur. jerzy lec
bdbedri
bdbedri

Hadi Gidelim!

Yorum

Hadi Gidelim!

( 6 kişi )

4

Yorum

12

Beğeni

5,0

Puan

126

Okunma

Hadi Gidelim!

Hadi Gidelim!

Kazdağları’nın bağrına gizlenmiş o gönül güzeli, gül kokulu doğa; asil dostların adımlarını bekliyor. Kızılköy Vadisi’nin eteğinde, zamanın neredeyse durduğu o dingin durakta yerimiz çoktan hazır.
Hüznün gölgesine sığınmak kolaydır; oysa biz, hikâyesi dillerde dolaşan bir yasın odasına değil, buram buram dostluk kokan o ferah mekâna adım atacağız. Bu ulu dağların serinliği içimizi ürpertmemeli; aksine, yıllardır bağrımızda büyüttüğümüz o dinmeyen özlemi hürmetle kucaklamalı.
Sabahın ilk ışıklarıyla, derenin şırıltısına uyanacağız. Vadinin kalbinde, kokusu toprağa, tadı efsunlu hülyalara karışan muhteşem bir yöre sofrasına oturacağız; gözlerimiz belki de ilk kez bu kadar uzun, bu kadar derin buluşacak.
Ve ardından başlayacak o asıl patika... El ele, omuz omuza Hasan Boğuldu’ya doğru... Çam iğnelerinin kokusuyla yıkanmış, dünyanın en berrak oksijenini dolduracağız ciğerlerimize. Yürürken ayaklarımız sendeleyecek belki, düşer gibi olacağız... Ama bilirsin ya, mesele düşmek değil; mesele, düşme bahanesiyle o sıcacık dost elini daha tutkuyla, daha sıkı kavrayabilmektir. Bedenin değil, ruhun hayata ve birbirine tutunma arzusudur o küçük tökezlemeler.
Kanyonların serinliğinden geçip şelalelerin coşkusuna kulak vereceğiz. Yöresel sergilerde gezinecek, köylülerin el emeğine dokunurken adımlarımızın arasına zamanı sığdıracağız.
Ve gün batımına doğru, bizim için ayrılan o özel mekâna çekileceğiz. Masamızda Körfez’in serinliği, kadehimizde hayatın tüm tortularını unutturan o an, tabağımızda denizin bereketi... Akçay ayaklarımızın altında sonsuz bir tül gibi uzanırken, geceye ışıklar düşecek teker teker.
Bazen hiç konuşmayacağız; sadece bakışacağız... Bazen susuşlarımız dile gelecek, bazen paylaştığımız her an... Arada bir başımızı kaldırıp gökyüzüne bakacağız; beliren bir ay ya da fısıldayan bir yıldız bize gülümsediğinde, o eşsiz mutluluğu kelimesizce anlatacağız birbirimize.
Geçsin yaşamımız böyle güzelliklerle... Çünkü gerçek dostluk; aynı yolda birlikte tökezlemek, aynı gökyüzünün altında aynı derin sessizlikle, içten bir mutlulukla ve zihnin o eşsiz özgürlüğüyle yürüyebilmektir. Aşk ile

Bedri Demirpençe

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (6)

5.0

100% (6)

Hadi gidelim! Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Hadi gidelim! yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Hadi Gidelim! yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Pakize Sultan
Pakize Sultan, @pakize-sultan
18.8.2026 23:54:43
5 puan verdi
Saygıdeğer kıymetli üstadım Bedri Bey;

Bu yazınızı okurken insan yalnızca Kazdağları’na doğru bir yolculuğa çıkmıyor; kelimelerin açtığı bambaşka bir gönül coğrafyasına adım atıyor.

Öyle güzel anlatmışsınız ki Kızılköy Vadisi’nin dinginliği, derenin şırıltısı, çamların kokusu, şelalelerin sesi ve gün batımında Körfez’e düşen ışıklar birer manzara olmaktan çıkıp dostluğun hatırasına dönüşüyor.
** Fakat yazınızın asıl güzelliği doğayı anlatmanızda değil; doğanın içinden dostluğun anlamını görünür kılmanızda.

“Düşmek değil, düşme bahanesiyle dost elini daha sıkı kavramak” düşüncesi, yazının bütün ruhunu özetleyen çok güçlü bir yaklaşım. Çünkü gerçek dostluk dediğiniz gibi yalnızca aynı yolda yürümek değil; tökezlediğinde birbirine el uzatmak, susulduğunda bile anlaşabilmek, aynı gökyüzüne bakarken aynı duyguda buluşabilmektir.

Bir de şu var ki, metninizde zamanın kendisine karşı güzel bir meydan okuma hissediliyor.
Hayatın bütün telaşını bir kenara bırakıp “şimdi”nin kıymetini bilmek…
Bir sofranın etrafında toplanmak, bir patikada yan yana yürümek, bazen konuşmadan yalnızca bakışmak…
Belki de insanın ömründe biriktirebileceği en değerli servet tam da böyle anlardır.

Yazınızın sonunda dostluğu; aynı yolda birlikte tökezlemek, aynı gökyüzünün altında aynı sessizliği paylaşmak ve zihnin özgürlüğünü birlikte yaşayabilmek olarak tanımlamanız ise metni bir gezi anlatısının çok ötesine taşıyor. Orada artık Kazdağları yalnızca gidilecek bir yer değil, dostluğun kendisine dönüşüyor.

Kaleminizden dökülen bu satırlar insana “Hadi gidelim” dedirtiyor gerçekten…
Ama yalnızca Kazdağları’na değil; hayatın henüz yaşanmamış güzel anlarına, dostluğun henüz kurulmamış sofralarına ve gökyüzünün altında paylaşılmayı bekleyen o tarifsiz sessizliklere…

Ne güzel yazmışsınız !
Bazı davetler bir yere çağırmaz insanı; hayata çağırır. Sizin yazınız da tam olarak böyle bir davet olmuş.

Gönlünüzden geçen bütün güzel yollar açık olsun.
Dostluğunuz daim, sofranız bereketli, yolunuz ışıklı olsun. 🌿☕️
Aşk ile…
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
19.8.2026 11:22:10
5 puan verdi
başlığı gördüm de gülümsedim
ne güzel bir çağrı
gitmek lazım belki de
yeter ki insan kendinden gitmesin

selam olsun dost yüreğe
Etkili Yorum
Rabia Asya Öztürk
Rabia Asya Öztürk, @ozturkasya
19.8.2026 00:23:59
5 puan verdi
Severek okudum
Kaleminizi sizi kutluyorum
Gönül sesiniz hiç susmasın
Kaleminiz hüzünden kederden değil
İlhamdan umuttan ve güzellikten konuşsun
Nice güzel dizelere
Selam ve saygılarımla hocam
Etkili Yorum
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
18.8.2026 23:05:08
5 puan verdi
Bu güzel davet, yalnızca bir yolculuğu değil; dostluğun, vefanın ve birlikte yaşanacak güzel anların hikâyesini anlatıyor. Kazdağları’nın serinliğinde, Hasan Boğuldu’nun eşsiz doğasında ve Akçay’ın gün batımında insanın gönlüne dokunan bir huzur var. Asıl güzellik ise aynı yolda birlikte yürüyebilmek, tökezlediğinde birbirine el uzatabilmek ve bazen tek bir bakışla koca bir dünyayı paylaşabilmek…

Ne güzel anlatmışsınız; dostluk, aynı manzaraya bakmak değil, aynı manzarada aynı duyguyu yaşayabilmektir. Aşk ile, gönülden…
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL