0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
64
Okunma

Ortaokul birinci sınıfta yazmış olduğum iki sayfalık kısa bir hikayem idi.
Rahmetli edebiyat ögretmenim Hayati çırkan bir iki düzeltme ile beğenmişti.
ÇARDAKLI KAHVE
Müşterisi cami cematinden olan güzel bir mazbut bir kahvede askıcının sesi duyulurdu.
-Çay isteyen var mı
Sesi duyan bir iki masa isterdi çay.Gerisi angarya.
Ee ikindi vaktine kadar bir bardak çayla idare etcek hacı abilerim.
Ordan bir ses,
Hacı şükrü haberleri aç
-Televizyonda siyah beyaz
Hacı şükrü abim,muhteşem fıkıh bilgisine sahip.Ev çakılı kitap.
İmam efendiler veya müezzin bir hata yapsın.Kaynağını getirir gösterir.
Kahvenin tabanı ziftli talaş,kış günü kirli beyaz bir sobası koca kahveyi ısıtırdı.
-Şu gelende kim.
-Kör Ahmetti gelen.elinde bir baston ile kahvenin yolunu bulurdu.
-Ahmet abi nabıyon.
-Senmi Ömer. ?.
İyiyim elhamdülillah.sen nabıyon sen nabıyon.
-Bende iyiyim,Ne icicen söyliyem.
Kör Ahmet abi seslenirdi.
-Hacı Şükrü bize iki çay biri açık ve limonlu.
Televizyondan Haberlerin sesi yükselirdi.
Çardaklı Kahvede ozamanlar tercüman gazetesi vardı aklımda kalan diğerleri varmıydı dikkat etmemişim.
Çok çay içtim tuvaletim sıkıştırdı.
-Ahmet abi ben tuvalete gidiyom.
-Tamam ömer.
Caminin tuvaletlerine giderken,sağımda lokanta ,elektirikçi,bakkal,televizyon tamircisi ve ayakkabı tamircisi Ahmet eniştem.
Ve cami bahçesi,üstü üzum sarmaşıkları dolu.Bahçe temiz ve ıslak.
Tuvaletçi yoktu ozamanlar.Cami Bahçesinde Muhtar Necibin tek odalı yeri.
Tuvaletleri cami derneginden veya bahçede oturan orta yaşlı abiler hortumla yıkarlardı.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.