6
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
121
Okunma
“İnsanların çoğu, başkalarının felaketinden kendilerine bir pay çıkarmayı, bir teselli vermekten daha önemli sayarlar.”
Jean de La Bruyère
TAZİYE
“Odasını da pahalıya düzmüşlerdi, yazık oldu!”
“Daha taksitleri bile bitmemişti.”
İçeriden yükselen kalabalık sesler, Kur’an-ı Kerim okuyan hocanın sesini bastırıyordu. Salondakilerden biri, gözlerini duvarın dibindeki beşiğe çevirdi. Bir eli farkında olmadan karnına gitti. Hafifçe okşarken dudaklarında bir tebessüm belirdi. Diğer eliyle belini tutarak yerinden yavaşça kalktı.
Birkaç adım attı. Kanepenin ucunda desteksiz oturan acılı annenin yanına ilişti. Kulağına eğilerek:
“Daha çok gençsin, yine olur!” dedi.
O an, genç annenin göğüs uçlarından sırılsıklam bir keder sızdı. Birkaç saat önce toprağa bıraktığı küçücük bedenin soğukluğunu ısıtmak istercesine, süt kokan yeleğine daha sıkı sarıldı.
Hoca, kısa surelere geçmiş okumasını tamamlamak üzereyken içerideki fısıltılar devam ediyordu:
“Sesi de pek güzel maşallah!”
“Bu kadar uzun okumasa...”
“Yok yok iyi etti. Bizim mevlide de bu hocayı çağıralım.”
Dualara geçilmiş, avuçlar açılmıştı. Aminler bir ağızdan yankılanırken, mutfakta pişirilen etli pilavın kokusu salona doğru usulca yayılıyordu. Komşulardan biri önce derin bir iç, sonra da burnunu çekerek,
“Oh! Mis gibi de koktu,” dedi.
“Poşet getirdin mi sen?” diye mırıldandı yanındaki...
Şişkin karın ağırlığını yana doğru veren kadın, başını iki yana sallayarak ağıtlar yakıyordu. Yemek dağıtımı başladığı sırada, adeta canı çekilmiş annenin parmakları arasından yeleği usulca alıp yastığın arkasına koydu.
Ağlamaklı ses tonunu sürdürerek matemden kıpkırmızı olmuş bir çift göze bakarak sordu:
“Bebeğin eşyalarını kime vereceksiniz?
Ebru Asya
Sessiz Taşıyıcılar/Taziye
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.