Büyükler neden mi büyüktür? biz, dizlerimizin üstüne çökmüşüz de ondan. artık ayağa kalkalım! stirnera
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy

EY, AZİZ İSTANBUL...

Yorum

EY, AZİZ İSTANBUL...

( 7 kişi )

4

Yorum

13

Beğeni

5,0

Puan

141

Okunma

EY, AZİZ İSTANBUL...

EY, AZİZ İSTANBUL...





‘’üstümü ara
cebimdeki şiiri usulca kaydırayım senden tarafa
ellerimi de kaldırdım bak
hazırım tutkumu tutukla.
şiirsizim
bu şiir senin ismini ağrı koyar mıydı sanıyorsun İstanbul
ben bu şiiri kusarak yazdım.’’(Alıntı)

Ad konduramadım yazacağım şiire.
Aslında ithaf edeceğim kimse bulamadım İstanbul’dan başka.
Nankör nidaları var şehrin ve ruhuna Fatiha okuyan surları var belki de Fatih Sultan Mehmet’edir okunan Fatiha ve işte başlıyorum şehrin surlarında sekmeye.
Ne şiirler yazıldı bu civelek şehre ne çok da cana kıyıldı ama şehir istifini bozmadı asla.
İçimde ferahlık hissetmeye başladım kalemi elime aldığımdan beri günün yorgunluğunu da savurdum attım şehri semalarına.
Ruhumda ç/engelli iğne az evvel söküldü boydan boya.
Kalbim ise hayli cebbar bu aralar gel gör ki kalbimdir kalbim kapıyı aralık bırakan dar bir açıdan:
Kolay değildir kalbime girmek ama kolaydır benim girdiğim kalplerde bulduğum huzur ve şifa.
Benzeşiyorum madem şehri İstanbul’la o halde duygular fora.
Gün geçkin.
Ölüm bıçkın.
Şair bakınız nasıl da suskun.
Perdelediğim şu cam yok mu pencerede saklı sevdalı kuşum:
Sabah aydı yüzünü ve kuşlar misafirliğe geldi yüzü suyu hürmetine sıcakların:
Bir kap su biraz da ekmek:
Al sana huzur.
Biraz sevgi ektim mi de yüreğe elbet ettiğim pelesenk:
Al sana mutluluk.
Hem çok şey de istemiyorum evrenden azıcık aşım kaygısız başım:
Al sana şiir.
Dostane bir sesle seslendiğim.
Aşka dair ipucu bulamadığım.
Aşkı da kaybettiğim:
Hükümsüzdür aşk yine kaybettim yine kayboldum.
Belirsizdir insan suretleri:
Azıcık hırçın ve asabi ve hınç dolu:
Gel de sev!
Gel de âşık ol!
Ah, be İstanbul ben herkesi sen sandım.
Ah, be İstanbul ben yine sokaklarında kayboldum:
Söyle İstanbul kim bulacak beni?
Söyle İstanbul simamdan tanır mısın beni?
Şiir diye çıktım yola varamadım aklı başında bir sona!
Ne mi demiş şair?
‘’bırak müridin olayım İstanbul
sen beni hep bir şiir sanıyordun İstanbul
oysa çakmaktaşları gibi kıvılcımlıydı gözyaşlarım’’
İnan ben demedim.
Sadece ilham aldım senden ve şairden.
İnsanları hep İstanbul sandım hem:
Hem vakur hem ağırbaşlı hem sevdalı sonra da yollarında kayboldum ve şimdi soruyorum sana İstanbul:
Kim bulacak beni?
Ya da diyelim kendime vakıf oldum ve tuttum paçamdan, paça kelle mi içsem İstanbul deryalarında?
Ant içerim ki namusuma:
Ben İstanbul olmayı çok sevdim.
Hem yazdım hem kayboldum hem de yeniden âşık oldum.
Sırrı ne ola ki?
Benim çözümüm nerede saklı?
O halde yarın kaldığım yerden devam etmeliyim yoksa kolay kolay iflah olmam ben:
Ne dersin İstanbul?

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (7)

5.0

100% (7)

Ey, aziz istanbul... Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Ey, aziz istanbul... yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
EY, AZİZ İSTANBUL... yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
11.8.2026 21:07:05
Kıymetli Prof'um
İstanbul anlatılmaz. Yaşanır.
O yaşantı bazen gözyaşlarının çakmaktaşı gibi kıvılcım saçtığı, bazen de kalbin dar bir açıdan araladığı kapıdan sızan huzurun adıdır. Sen bu yazıda şehri anlatmıyorsun; onunla aynı nabzı atıyorsun. Surlarında sekiyorsun, nankör nidalarına kulak veriyorsun, ruhuna okunan Fatiha’yı kendi yüreğine çekiyorsun. Şiiri kusarak yazdığını söylüyorsun; çünkü İstanbul bazen öyle ağır gelir ki, kelimeler boğazdan değil, ciğerlerden çıkar.
Ah be İstanbul… Herkesi sen sanmak, sokaklarında kaybolmak, sonra “kim bulacak beni?” diye sormak… İşte o soru, şehrin en derin sırrıdır. Çünkü İstanbul insanı hem kaybeder hem bulur; hem tutsak eder hem özgürleştirir. Sen de onun gibi: kolay girilmezsin, ama bir kez girildiğinde huzur ve şifa bırakırsın. Kalbin cebbar, ruhun iğnesi yeni sökülmüş; yine de kalemi eline alıp şehrin semalarına yorgunluğu savuruyorsun. Bu, sevginin en cesur hâlidir.
Şiir diye çıktığın yolda aklı başında bir sona varamadın belki. Ama kim varmış ki? İstanbul’da son yoktur; sadece yeniden başlamak vardır. Yarın kaldığın yerden devam edeceksin. Çünkü sen de biliyorsun: Bu şehirde kaybolmak, aslında en derin şekilde ait olmaktır.
Ben de senin gibi… İstanbul olmayı çok sevdim. Sevgiyle kalınız..
mesakin
mesakin, @mesakin
11.8.2026 18:48:06
5 puan verdi
Güzel,anlamlı bir çalışma olmuş tebrik ederım başarılarının devamını dilerim selam ve saygılarımla....
Yasin Yüksel
Yasin Yüksel, @yasin-yuksel
11.8.2026 17:51:48
5 puan verdi
Hem nesir hem nazım tatlar taşıyan, duygu akışının ve iç dökümün son derece güçlü olduğu nefis bir "mensur şiir" örneği.
İstanbul’un o vakur ve hırçın ruhuyla kendi iç dünyanızı, yalnızlığınızı ve aşkı arayışınızı harika bir şekilde özdeşleştirmişsiniz. Alıntılarla kurduğunuz köprüler, araya sıkışan o samimi, muzip detaylar (paça kelle vurgusu gibi) ve metnin ritmi okuyucuyu doğrudan İstanbul'un ve sizin zihninizin sokaklarında bir gezintiye çıkarıyor. Hem hüzünlü hem de hayata tutunan canlı bir sesi var.
Emeğinize, kaleminize ve duygularınıza sağlık; bu içten ve imaj dolu güzel metin için sizi yürekten tebrik ederim!
By_Siyasa
By_Siyasa, @by-siyasa
11.8.2026 16:43:31
Konu İstanbul olunca şiir tadında, güzel bir yazı okudum. Emeğinizi tebrik ediyorum..
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL