4
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
141
Okunma

‘’üstümü ara
cebimdeki şiiri usulca kaydırayım senden tarafa
ellerimi de kaldırdım bak
hazırım tutkumu tutukla.
şiirsizim
bu şiir senin ismini ağrı koyar mıydı sanıyorsun İstanbul
ben bu şiiri kusarak yazdım.’’(Alıntı)
Ad konduramadım yazacağım şiire.
Aslında ithaf edeceğim kimse bulamadım İstanbul’dan başka.
Nankör nidaları var şehrin ve ruhuna Fatiha okuyan surları var belki de Fatih Sultan Mehmet’edir okunan Fatiha ve işte başlıyorum şehrin surlarında sekmeye.
Ne şiirler yazıldı bu civelek şehre ne çok da cana kıyıldı ama şehir istifini bozmadı asla.
İçimde ferahlık hissetmeye başladım kalemi elime aldığımdan beri günün yorgunluğunu da savurdum attım şehri semalarına.
Ruhumda ç/engelli iğne az evvel söküldü boydan boya.
Kalbim ise hayli cebbar bu aralar gel gör ki kalbimdir kalbim kapıyı aralık bırakan dar bir açıdan:
Kolay değildir kalbime girmek ama kolaydır benim girdiğim kalplerde bulduğum huzur ve şifa.
Benzeşiyorum madem şehri İstanbul’la o halde duygular fora.
Gün geçkin.
Ölüm bıçkın.
Şair bakınız nasıl da suskun.
Perdelediğim şu cam yok mu pencerede saklı sevdalı kuşum:
Sabah aydı yüzünü ve kuşlar misafirliğe geldi yüzü suyu hürmetine sıcakların:
Bir kap su biraz da ekmek:
Al sana huzur.
Biraz sevgi ektim mi de yüreğe elbet ettiğim pelesenk:
Al sana mutluluk.
Hem çok şey de istemiyorum evrenden azıcık aşım kaygısız başım:
Al sana şiir.
Dostane bir sesle seslendiğim.
Aşka dair ipucu bulamadığım.
Aşkı da kaybettiğim:
Hükümsüzdür aşk yine kaybettim yine kayboldum.
Belirsizdir insan suretleri:
Azıcık hırçın ve asabi ve hınç dolu:
Gel de sev!
Gel de âşık ol!
Ah, be İstanbul ben herkesi sen sandım.
Ah, be İstanbul ben yine sokaklarında kayboldum:
Söyle İstanbul kim bulacak beni?
Söyle İstanbul simamdan tanır mısın beni?
Şiir diye çıktım yola varamadım aklı başında bir sona!
Ne mi demiş şair?
‘’bırak müridin olayım İstanbul
sen beni hep bir şiir sanıyordun İstanbul
oysa çakmaktaşları gibi kıvılcımlıydı gözyaşlarım’’
İnan ben demedim.
Sadece ilham aldım senden ve şairden.
İnsanları hep İstanbul sandım hem:
Hem vakur hem ağırbaşlı hem sevdalı sonra da yollarında kayboldum ve şimdi soruyorum sana İstanbul:
Kim bulacak beni?
Ya da diyelim kendime vakıf oldum ve tuttum paçamdan, paça kelle mi içsem İstanbul deryalarında?
Ant içerim ki namusuma:
Ben İstanbul olmayı çok sevdim.
Hem yazdım hem kayboldum hem de yeniden âşık oldum.
Sırrı ne ola ki?
Benim çözümüm nerede saklı?
O halde yarın kaldığım yerden devam etmeliyim yoksa kolay kolay iflah olmam ben:
Ne dersin İstanbul?
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.