0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
24
Okunma
DOĞRULUKTAN AYRILMAMAK
Muhterem Müslümanlar!
Sevgili Peygamberimiz, içinde yaşadığı toplum tarafından ’’El-Emin’’ vasfıyla bilinmiş, doğruluğun ve güvenilirliğin en güzel örneğini ortaya koymuştur.
Allah-û Teâlâ’nın, ’’Emrolunduğun gibi istikamet üzere dosdoğru ol!” (Hûd; 112) emrine uyarak özü ve sözüyle adalet ve hakkaniyet üzere bir hayat sürdüren Peygamber Efendimiz, Mü’minlere de, ’’Allah’a inandım de, sonra dosdoğru ol!” (Müslîm; İman, 62) tavsiyesinde bulunmuş ve onları şöyle uyarmıştır:
’’Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk insanı iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Yalandan sakının! Çünkü yalan insanı kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür!” (Müslîm; Birr, 105)
İbn-i Abbas (r.a.) demiştir ki: ’’Peygambere bu ayetten daha şiddetli bir ayet inmemiştir.’’
Yüce Allah’ın, ’’Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!’’ hitabının dehşetini ve etkisini öyle derinden hisseden Peygamber Efendimiz bunun üzerine: ’’Hûd Suresi saçımı ağarttı ve beni ihtiyarlattı” buyurmuştu.
Çünkü Allah’ı gerçek anlamıyla bilmek ve tanımak; emirlerinin gereğine ve rızasına uymayı tam anlamıyla –ihmalsiz, aşırışız- yerine getirmeye bütün benliği ile özen göstermek demektir. Bunun diğer bir manası ise; Akidende; inancında ve amellerinde dosdoğru ol demektir.
Değerli Mü’minler!
Peygamberimiz’in bir gün pazarda dolaşırken bir buğday yığını dikkatini çekti. Hububat satan adamın yanına gelerek buğday yığınına elini daldırdı. Ancak buğdayın altı göründüğü gibi çıkmamış, Peygamber Efendimizin parmakları ıslanmıştı. Satıcıya ıslaklığın sebebini sorduğunda, yağmurdan kaynaklandığı cevabını alan Allah Resulü şöyle uyarmıştı:
’’Öyleyse insanların görmeleri için ıslak olan kısmı üste koyman gerekmez miydi? Aldatan bizden değildir!” (Müslîm; İman, 164)
Bir başka hadislerinde ise şöyle buyurmuşlardır:
’’Eğer bir satıcı, doğru söyler ve gerekli açıklamalarda bulunursa, alışverişi bereketlendirilir. Eğer yalan söyler ve kusurları gizlerse, alışverişinin bereketi yok olur!” (Nesâî; Büyû’, 4)
Aziz Kardeşlerim!
Müslümanın söz ve davranışlarında doğruluğu esas alıp yalan ve aldatmanın her türlüsünden sakınması hem dinî hem de dünyevî açıdan görevidir.
Bu sebeple, doğruluk ve dürüstlük, ümmeti olmakla şeref duyduğumuz sevgili Peygamberimiz’in en önemli vasfı olduğu gibi, biz Müslümanların da vazgeçilmez özelliklerinden biri olmalıdır. Acı ama gerçek şudur ki, Ümmet-i Muhammed olarak bizler bugün bu iki vasfı kaybetmişizdir.
Ayrıca Müslümanın her türlü yalan, hile ve aldatmaya karşı uyanık olması da görevidir.
Hiçbir insana zarar vermediği gibi başkaları tarafından zarara uğramamak için de dikkatli olmalıdır.
Rabb’imiz bizleri doğruluktan ayırmasın. Aldatmaktan ve aldatılmaktan cümlemizi muhafaza eylesin.
[ ] BUNLAR BİR TEBLİĞDİR ALLAH RIZASI İÇİN OKUYUN PAYLAŞIN
ALINTIDIR
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.