2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
168
Okunma
Tam olarak kendim bulmamıştım,görücü usulü başlamış ,ailelerin onay vermesi ve biraz da akraba sayılmamız ben de güven hissi oluşturmuştu... Güven duymam verdiğim kararın beni üzmeyeceğini düşündürmüştü...Sonra bu kadar çok üzülünce ben nerede hata yaptım dedim..Ben denklemi kurmadan yuvamı kurmuştum .Bu denklemin Adına eşitlik denklemi koydum... Çünkü ben denklemime eşittir işareti koymadan imzalamıştım..Yüzde atmış sevmek ile yüzde kırk sevmemek birbirimize denk mi sonucunu bulmadan kendimi bir bilinmezin içine atmıştım...Bu denklemin bilinmeyeni mutluluktu..Mutlu olur muyuz sorusunu çok sorarız kendimize ama bir sonuca varmadan karar veririz...İki insan birbirini severse bu yüzü geçer.(60+60=120) İki insan birbirine uyumlu ise;Bir kitabın sözcükleri arasında aynı cümlelerin altını çizer.İki insan ahenkle dans ederse bu görsel bir şölen olur...İşte bu noktada iki insan birbirini sadece sevmek için uğraşıp sadece sevdiği şeyleri yapmakla mutlu olacağını düşünürse büyük bir hata olur... Çünkü hayatta sevmemek denen yüzde kırk herkeste var.Bu yüzde kırkı aşınca iki insan dost bile olamıyorken ben hiç düşünmeden hayatıma katmıştım..Tanışırken hep birbirimize "Sevdiğin şeyler neler,hobilerin ne,hangi rengi,yemeği seversin" bunları sorarız...Bizde böyle başladık öyle hızlı ilerledik ki üç ay içinde tanışıp evlendik...Herşeyin olumlu ve sevilen tarafından 120 hızla ilk aylarda yoldan çıkmaya başladık...Çünkü sevdiğimiz şeyleri biliyor ama sevmediğimiz şeyleri yaşamaya başlıyorduk...Bunun tam tersi olmalıydı Sevmediğim şeyleri bilip yapmaması ve sevdiğim şeyleri bana yaşatması en sağlıklı evlilikti..İlk kavgamız bir ay içinde evliliğe karar verdiğim hastaneye"yalnız gelmedim bak eşim hasta etti beni "dedirtti.Yine hastane yine serum bu kez sakinleştirici...Bu kadar çabuk mu evet bu kadar çabuk patlak verdi... Çünkü ben sözünden dönmeyi hiç sevmem o bana verdiği sözü tutmuyordu...Sonra yalan da söyledi bu en sevmediğim ,sonra bu sonra şu derken ben yüzde atmışın içinden sevmediğim kırkı çıkardım..(60-40=20)Benim çok geçmeden yaşama sevgim yüzde yirmiye düştü,,,Hani ben sende eksildim deriz ya bu o durum işte eksilen taraf ben olunca sorunlu,uyumsuz ilan edildim... Evlenince yüzü,kilosu değişen hayattan bıkkın yaşayan biri oldum..Aslında kötü olan kimse yoktu iyi olanda yoktu önceden eşitlenmemiş bir denklem vardı...Biz en başında sadece sevdiğimiz şeyleri konuşmak yerine sevmediklerimizi de konuşsaydık birbirine eşit bir denklem çıkıyor mu görseydik herşey yolunda giderdi...Ben kendi denklemimin bilinmeyenini yaşayarak öğrendim...O hatayı ben yapmıştım..."Neleri sevmezsin " sormamıştım... Meğer kavga etmeyi sevmediğimi bilmiyormuş... Doğru karar vermek için sorulması gereken ilk soru beni seviyor musun degil, Kimi sevmiyorsun,neyi sevmiyorsun olmalı...Çünkü papatyanın ilk yaprağını Sevmiyor deyip koparmaya başlayınca son yaprağı seviyorla biter...
Benim sonum nasıl biter bilmiyorum ama bu hikayemi daha doğru kararlar verilmesi adına,belki okuyan bir kişinin ilk sorusunu sevmediklerini öğrenmek için sormasını sağlamak adına yazdım...
Belki tüm dengeleri alt üst eden tek şey aşktır,,belki mutluluk hiçbir şeyle denk değildir...Hayatın her aşaması yaşanınca öğrenilen bir bilinmezdir...Ama ben kendi denklemimi hatamı anlayacak şekilde buldum ve paylaşmak istedim...
Belki de aşk bu denklemin sağlamasıdır...Aşk tüm dengeleri altüst edip sizi hemen sonuca götürendir...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.