5
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
308
Okunma
şaka gibiydi.
teyzemin ameliyat olmasına az kala
doktorunun moralini yüksek tut.
seni strese sokan şeylerden
uzak dur. ’’ dediği günlerin birin de
komşusunun eşi vefat etmişti.
teyzem cicimle bana hadi
siz de gelin başsağlığına dedi.
hemen bir kat yukarıya çıktık.
evin içi çok kalabalık. ve
herkes aynı anda konuşuyor.
bizden önce konuştuklarını haliyle
bilmeyiz.
başınız sağ olsun, mekânı cennet olsun. derken
biz de konuşulanlara dahil olduk.
teyzem, ben, cicim yan yana oturduk.
sanki geç kalmış gibi
hemen çaylar geldi. :)
tam karşımız da oturan bir kadın
kendi hastalığını anlatıyor.
o susuyor... yanın da oturan
kadın ona benzer şeyler anlatıyor.
kocası ölen kadın ağlıyor...
ameliyat korkusunu
yenmeye çalışan teyzem
pür dikkat onları dinliyor.
bi o kadına bi öbür kadına
gidip geliyo gözleri.
hemen aklıma teyzeme
doktorun stresten uzak dur!
sesini geldi kulağıma.
eyvah... dedim içimden
tam yerine gelmişiz
moral almaya.
öyle bir gülmek geldi ki
gülme- sakın çokkk ayıp
tut içinde tut. derken
elimde ki çay...tabağın üzerinde
bir o yana bir bu yana
gidip gelmeye başladı.
yanımda oturan cicim (benim kuzenim :)
al şu çayı elimden diyeceğim ama
sıkıca kapalı dudaklarım.
konuşan kadınları duymamak için
aklıma başka şeyler getirmeye çalışırken...
teyzemim yanın da oturan kadın
onun da hiç bir şeyi yoktu
yaşı da çok gençti
aniden öldü. deyince :)
öyle içten gelen kahkahama
dur, dur , dur, dur.
tut ,tut , tut. derken kendimi
göbeğim başladı gülmeye..
bir o yana bir bu yana
gidip gelen çayım
tabağın üstünde
şıkır, şıkır, tıkır, tıkır...sese
hele şükür cicim uyandı
bana bi şeyler olduğunu
anlayıp, elimden çayı alınca
hemen kaçtım oradan :)
gelincik
Boran şairime... içimde tutamadığım tek şey bu :) dedim. bugün
aklıma o günü kendisi getirdi. :))
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.