1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
149
Okunma
Daha kaç yüzyıl geçerse geçsin ,Tıp ne kadar ilerlerse ilerlesin bu çaresizlik aynı kalacak...Aşk her çağ da çaresiz bir hastalık olacak...
Çoğu zaman Aşkı bir denize benzetiriz, Bu benzetmeden yola çıkarak; Vucudumuzun %60 ı su ise, duygularımızın % 60 ı Aşktır..
Geriye kalan %40 üzüntü,acı,mutsuzluk,hüsran vb...
Eger birini seviyorsak en fazla % 60 sevgi verebiliriz,Sevmiyorsak da bu % 40 ın içindedir...Yani birini seviyorum demek sevmiyorum demekten çoktur ...Bu yüzden hep çok seviyorum deriz ve bu sevgiyi yüzde yüz hissettirir ama aynı kelime çok sevmiyorum olunca azı ifade eder...Ne kadar çok desen de sevmek yanında sevmemek az kalır...Bu denklemi aklım beni korumak için bulmuş olmalı...En fazla % 40 sevilmiyorum...bundan daha fazla üzülemem,,,Ben zaten beni sevmemesine çok üzülmemiştim % 60 başkasını sevmesine üzülmüştüm...Buna orantısız üzülmüştüm,Kalbimin paramparça olduğunu hissettim...
Bu denklemi hayatımın merkezine koydum..Birisi beni sevmiyorsa biliyorum ki bu az bir duyguya karşılık geliyor...Birisi beni seviyorsa biliyorum ki bana karşı çok duygu besliyor ama her denklemde bir bilinmeyen vardı ,,Onu da yaşayarak öğrendim...
Bir süre sonra ayaklarımın üzerinde durmaya çalıştım,,,Kalbimin ayakları olursa daha sağlam durur diye düşündüm ..İşe girdim,ev tuttum...Kendi hayatının merkezinde kendi ayaklarının üzerinde duran bir kalbim vardı... Ben yeniden kendimi sevmeye başladım...Artık sevilmemek çok üzmüyordu çünkü ben kendimi sevmeyi öğrendim...İşimi sevdim,iş arkadaşlarımla iyi anlaştım,kendi evimde kafamı dinledim.. Hatta yüzümdeki tebessüm karın kaslarımın gerildiğini hissettirecek kahkahaya dönüşmüştü...Kalbim onun için aynı mutluluğu diliyordu...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.