1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
178
Okunma
İnsanlar üzülmeyi seviyordu,Ben ise üzmemeyi...Ben üzmediğim için sevilmedim,onlar üzdükleri için sevildi...Sevgiyi almak için üzüntü vermek gerekiyordu...İnsanların çoğu bu alış verişe alışmıştı,, Ben bu alışverişi bilmeyen birini arıyordum,,, Benim sevdiklerimi sevecek,benim sevmediklerimi sevmiyorum diyecek birini,,, Mesela İnsanları üzmeyi sevmem ,Seni hiç üzemem diyecek birinin sınırsız sevgi vermesini bekleyecektim...Sevginin karşılığı sevgi oluncaya kadar...Ama aşk öyle bir pazarlık yaptı ki verdiğim tüm sevgi karşılıksız kaldı...İlk alışverişinde tüm parasını kaptıran küçük bir çocuk gibi ortada bırakmıştı...Doğru ya aşkı ilk öğrenen ile parayı ilk harcayan cocuğun aldanması çok doğal,,,ilk hüsran bu ayvayı ilk kez yemek...Bir ayva için elindeki tüm parayı vermek,,, Bazıları için ayva ağacı kendisinin olur bu zararı ortadan kaldıran bir fırsata dönüşür...Sen bir ayva alırsın ve ağaç ben seninim der... Bana bunu diyen bir kütük bile yoktu...Evren bana bir aşk nasip edecekken ben istemem belki başka bir evrende demişim gibi kalmıştım...Tüm sevgimi vermiş ve hiçbirşey alamamıştım...Aşk beni üzmüştü ne yazık ki o beni; sevgi verip üzüntü almaya alıştırmış,sevdikçe daha çok üzülmeme neden olmuştu...Bu bir hastalık ya da kötü bir alışkanlık ...Bence hastalık...Kalbimin ritim düzenini değiştiren bir hastalık...Zaten hastalık düzenin bozulması degil mi ,Birşeylerin azalması ya da çoğalmasıyla bozulan dengeler vücudumuzu hasta ediyorsa; Aşkın ve acının çoğalması kalbin ritmini bozan bir dengesizlik oluşturuyor...Öyle ki zamanla ilerleyip akıl dengemizi bozarsa hayat düzeni bile bırakmıyor...Çok tehlikeli bir hastalık Aşk ve bu yüzden akıl bizi koruma altına alıyor...Bu nedenle Aşk kalp ile akıl arasında kalan en güzel çaresizliktir... Çünkü çaresi bulunmamış bir hastalıktır, aşkın ilacı yoktur...
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.