Hiçbir söz yoktur ki, eskiden söylenmemiş olsun. terence
Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR

Sessiz Çürüme

Yorum

Sessiz Çürüme

( 2 kişi )

5

Yorum

14

Beğeni

5,0

Puan

153

Okunma

Sessiz Çürüme

Sessiz Çürüme

Bir bina hiçbir zaman yalnızca yıkıldığı gün çökmeye başlamaz. Dışarıdan bakıldığında hala güçlü görünen bir yapının içinde, çoğu zaman kimsenin fark etmediği bir süreç çok daha önce başlamıştır. Önce küçük bir çatlak oluşur. Ardından o çatlağın içine su sızar, zaman ve koşullar o küçük zayıflığı büyütür. Taşın dayanıklılığı azalır, demir paslanır, taşıyıcı unsurlar eski gücünü kaybeder. Fakat bütün bunlar yaşanırken bina hala yerindedir. İnsanlar yanından geçer, ona güvenmeye devam eder ve bir gün ansızın çöktüğünde büyük bir şaşkınlık yaşarlar.

Oysa çöken şey o gün başlamamıştır. O gün yalnızca uzun zamandır devam eden bir sürecin sonucu ortaya çıkmıştır.

Toplumların ve devletlerin yaşadığı büyük kırılmalar da çoğu zaman böyledir. Hiçbir toplum bir sabah uyandığında bütün değerlerini kaybetmez. Hiçbir devlet yalnızca tek bir olay yüzünden zayıflamaz. Büyük kayıpların arkasında genellikle küçük ihmaller, görmezden gelinen yanlışlar ve zaman içinde normalleştirilen davranışlar vardır.

Çürüme sessiz ilerler.

Önce küçük bir taviz verilir. Ardından bu taviz alışkanlığa dönüşür. Bir yanlış karşısında bunun da bir önemi yok denir. Bir haksızlık görüldüğünde böyle gelmiş böyle gider anlayışı artık hakim olur. İnsanlar zamanla yalnızca yanlışları görmekten değil, yanlışlara karşı durmaktan da vazgeçmeye başlar.

Asıl tehlikede tamda burada ortaya çıkar.

Çünkü insan kötülüğe bir anda alışamaz, önce rahatsız olur, sonra susar ve daha sonra artık yavaş yavaş alışır. Bir süre sonra ise alıştığı şeyi artık savunmaya başlar. Bir toplum için en tehlikeli aşama, yanlışların yanlış olmaktan çıkıp sıradan kabul edilmeye başlandığı andır.

Kötülük her zaman güçlü olduğu için büyümezler. Bazende iyilerin sessizliği ona alan açar.

Bir toplumun geleceğini yalnızca kötü insanların davranışları belirlemez. Aynı zamanda iyi insanların neye karşı sessiz kaldığı da belirler. Çünkü ahlaki değerler yalnızca doğru insanların varlığıyla korunmaz, yanlış karşısında gösterilen tavırla da korunur.

Bir ormanda çürüme başladığında, dışarıdan bakıldığında ağaç hala ayaktadır. Gövdesi sağlam görünür, dalları yerindedir. Fakat içindeki zayıflık büyüdükçe ilk büyük fırtınada devrilmesi kaçınılmaz olur. O anda herkes fırtınayı suçlar. Oysa fırtına yalnızca zaten var olan gerçeği ortaya çıkarmıştır.

Toplumlarda yaşanan krizler de çoğu zaman böyledir. Krizler her zaman sebep değildir, bazen yıllardır biriken sorunların sonucudur. Bir kurumun güven kaybetmesi, bir devlet düzeninin zayıflaması veya insanların birbirine olan inancının azalması bir gecede gerçekleşmez. Bunların arkasında uzun süre boyunca biriken küçük yanlışlar vardır.

İnsan karakteri de toplumların kaderi de aynı noktada birleşir. Büyük yanlışlar çoğu zaman küçük doğruların terk edilmesiyle başlar.

Bir gün adalet yerine çıkar tercih edilir.

Bir gün liyakat yerine yakınlık önem kazanır.

Bir gün gerçekler yerine hoşumuza giden sözler tercih edilir.

Bunların her biri küçük görünür. Ancak tarih bize göstermiştir ki büyük çöküşler çoğu zaman küçük bozulmaların birikmesiyle gerçekleşir.

Medeniyetleri ayakta tutan yalnızca büyük zaferler, büyük eserler veya güçlü liderler değildir. Bir toplumun gerçek gücü, günlük hayatın içindeki küçük doğrularda saklıdır. Bir öğretmenin adaletli davranmasında, bir yöneticinin makamı bir ayrıcalık değil sorumluluk olarak görmesinde, bir insanın kimse görmediği anda bile doğru olanı yapabilmesindedir.

Çünkü toplumların görünmeyen temelleri vardır. Bu temeller zayıfladığında dışarıdaki görüntü ne kadar güçlü olursa olsun, yapı zamanla dayanıklılığını kaybeder.

Sessiz çürümeyi durduracak olan da büyük sözler değildir. Gerçek değişim, insanların yeniden küçük doğrulara sahip çıkmasıyla başlar. Çünkü büyük değerler, her gün yapılan küçük doğru seçimlerin üzerine kurulur.

Bir milletin kaderini değiştiren bazen büyük olaylar değildir. Bazen sıradan insanların sıradan günlerde verdikleri küçük kararlardır.

Bu nedenle unutulmamalıdır ki;

Bir toplum önce binalarını kaybetmez, önce değerlerini kaybetmeye başlar, sonra adaletin anlamı zayıflar, daha sonra güven azalır ve en sonunda insanlar yanlışlara alışır.

Ve en sonunda herkes yıkılan yapıya bakıp aynı soruyu sormaya başlar.

“Bu kadar güçlü görünen şey nasıl oldu da çöktü?”

Oysa cevap çok daha önce verilmiştir.

"Unutmayın ki, toplumları yıkan, büyük darbelerden önce başlayan küçük çürümelerdir. Bir millet en sonunda dışarıdan gelen fırtınalarla değil, içeride büyümesine izin verdiği sessizlikle yıkılır."
*
Mehmet Demir
22726

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Sessiz çürüme Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Sessiz çürüme yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sessiz Çürüme yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
23.7.2026 01:36:41
5 puan verdi
Ders alınacak kıymetli bir yazıydı hocam. Yazınızın özünde şunu gördüm<, halk dilinde hep dolaşır: "Üzüm üzüme baka baka kararır", "Pisliğe taş atma üstüne sıçrar" Kutlarım yürekten. Hayırlı sabahlar
Ay
Ayla Kaya, @aylakaya
22.7.2026 17:03:12
5 puan verdi
Toplumsal hafızaya ve vicdana dokunan son derece hakikatli, derin ve uyaracı bir yazı olmuş Mehmet Bey. Kaleminiz, fikriniz ve yüreğiniz var olsun. Tebrik ederim.
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
22.7.2026 16:10:13
Sevgili DEMİR
Metnin özü şu ana fikirde toplanmaktadır:
​Büyük çöküşler aniden gerçekleşmez; görünmez kılan alışkanlıklar, sessizlik ve sıradanlaşan küçük yanlışların birikimiyle (içten çüDeğerlendirm
​Süreç ve Sonuç: Yıkım veya krizler bir sebep değil, uzun süredir göz yumulan ihmallerin ve ahlaki tavizlerin kaçınılmaz bir sonucudur. Fırtına binayı yıkmaz; sadece binanın zaten çürümüş olduğu gerçeğini ortaya çıkarır.
​Sessizliğin Tehlikesi: Kötülüğün ve bozulmanın yayılmasındaki en büyük etken, sadece kötülerin eylemleri değil; iyilerin yapılan yanlışlara zamanla alışması, rahatsızlığını kaybetmesi ve sessiz kalmasıdır.
​Çözüm: Toplumu ve medeniyeti ayakta tutan şey süslü söylemler değil; günlük hayatta sergilenen "küçük doğrular" (adalet, liyakat, dürüstlük) ve bunlara sahip çıkan bireysel kararlardır.
​Ana Çıkarım: Bir toplum binalarını kaybetmeden önce değerlerini, adalet duygusunu ve güvenini kaybeder. Bir millet dışarıdan gelen darbelerle değil, içeride büyümesine izin verdiği sessizlikle yıkılır.
Güzel bir anlatımdı. Tebrik ederim.
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
22.7.2026 15:57:01
Oldukça düşündürücü ve güçlü bir tespit yazısı olmuş. "Sessiz çürüme" metaforu üzerinden bireysel ahlaktan toplumsal yapıya uzanan süreci etkileyici örneklerle anlatmışsınız. Özellikle büyük yıkımların, küçük ihmaller ve normalleşen yanlışlarla başladığını vurgulamanız, metne derinlik kazandırmış. Kaleminize sağlık; umarım bu tür yazılar daha fazla insanı sorgulamaya ve küçük doğrulara sahip çıkmaya vesile olur. Tebrikler hocam..
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl , @yilmaztizgol
22.7.2026 15:45:34
ÇOK doğru ve yerinde tespitler kutluyorum kardeşim.selamlarımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL