5
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
138
Okunma
Elini uzatanın elini, dilini uzatanın dilini kesmeye kalkarsanız insanların yaşam alanlarını otomatikman yok edersiniz.
Elini kestiğiniz insan tamamen üretimden kopar. Zamanla kanıksanır birileri üretsin ben de
gücüm yeterse alırım yetmezse şükrederim noktasına evrilir. Başka çıkış yolunun olmadığına inandırılmış insan mevcut otoriteye ve koşullara boyun eğmeye yönelir. Kimi kader der ,kimi çaresizlik. İşte bu anlarda hep bir kurtarıcı beklemeye başlar.
Oysa o noktada el elden üstün, dil dilden evladır. Yüreğimizde güzellikler için bir yer açabil- mişsek iyi insanlar sınıfına geçmişiz demektir. Madem ki toplum içinde insanların sosyal konumları önemli, o halde tüm bunları neye göre belirleyebileceğimizi mutlaka öğrenmek zorundayız.
Para mı, pul mu ,zenginlik ya da yoksulluk mu? Yoksa bunların bir kenara bırakıldığında acı bir gerçek olarak suratımıza çarpılabilecek ahlak değerleri mi?
Bizi biz yapan, farklı kılan değerlerimizden maalesef hızla uzaklaştığımız günlerden geçiyoruz. Herkes gittikçe artan bir oranda eski günlerini, dostlarını, yaşantısını aramaya başlıyor. Oysa normalde beklenen eskilere göre çok daha kolay ve düzenli olmasını beklenen yaşam koşulları hızla bir arapsaçına dönüyor. Yozlaşmalar her alanda artıyor insanların arasındaki güven duyguları sarsılıyor. Bozulan bu güven ortamı insanları kendi kabuğuna çekilmeye, kendi yağında kavrulmak için çareler aramaya itiyor.
Çare aramak, çözüm aramak sorumlu insanların işi olabilir ancak. Üzerine düşen sorumluluktan kaçmaya aslında hiç kimsenin hakkı yoktur. Ama gelin görün ki toplum olarak sorumluluk almaya pekte istekli olmayan bireylerin çoğunlukta olduğu bir toplumsal yapımız var. Alanlara da nedense suçluymuş gibi bakabiliyoruz. Aslında yaşanmakta olan kısır döngülerin temelinde bu rotası bozuk algıya dayalı sistematik yatmakta.
Çıkış yolları aramak ve bulmak zorunda olduğumuz devasa sorunlarla karşı karşıya olduğumuz bu süreçlerden alnımızın akıyla çıkmak hepimizin sorumluluğudur aslında. Bu noktada çok sevdiğim ve önemsediğim bir sözü paylaşmak istiyorum.’’’ Çaresizseniz çare sizsiniz, çaresiniz.’’ Zaman gücümüzü bilme ve kullanma zamanıdır.Üreten biz olabildiğimiz kadar söz hakkımız var.
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.