Rüyalarınızın gerçekleşmesini istiyorsanız öncelikle uykudan uyanmanız gerek. a. siegtried
ipekyolu
ipekyolu

UYGUR FOLKLORU

Yorum

UYGUR FOLKLORU

0

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

53

Okunma

UYGUR FOLKLORU

TARİHÎ İPEK YOLU’NUN KALBİNDE ZENGİN UYGUR FOLKLORU
YAHYA AKSOY
“Cihanda iki büyük yol vardır; gök yüzünde Saman Yolu, yer yüzünde İpek Yolu..”Özbek özdeyişi
Halk şairi Dedemoğlu; “Çıktık Horasandan sökün eyledik ,düşürdüler bizi tozlu yollara” demekte.
“Yüzün süsü göz,dilin süsü sözdür. / Beyaz lale olan yere tahıl ekme ./ Su yerin kanı, yer çiftçinin canı. /Atına bakan arkasına bakmaz./ Er kanadı at./Toprağı süreceksen güzün sür./”…Uygur atasözleri.
Oğuzun Bayat boyundan Korkut Ata derler bilici bir er vardı. Ne derse olurdu. “ Âhir zamanda hanlık tekrar Kayıya geçecek. Kimse ellerinden almayacak…Korkut Ata Oğuz kavminin müşkülünü hallederdi. Her ne iş olsa Korkut Ataya danışmayınca yapmazlardı. Her ne ki buyursa kabul ederlerdi. Sözünü tutup tamam ederlerdi.”
“ Dede Korkut bir daha söylemiş, görelim hanım ne söylemiş : Gittikleri yerin otlaklarını geyik bilir. Yeşermiş yerlerin çimenlerini yaban eşeği bilir. Ayrı ayrı yolların izini deve bilir. Geceleyin kervan göçtüğünü çayır kuşu bilir. Oğulun kimden olduğunu ana bilir.Erin ağırını hafifini at bilir. Ağır yüklerin zahmetini katır bilir.Nerede sızılar var ise çeken bilir. Gafil başın ağrısnı beyni bilir. Kolca kopuz yükseltip elden ele,beyden beye ozan gezer. Erin cömerdini, erin cimrisini ozan bilir. Karşında çalıp söyleyen ozan olsun. Azıp (yolunu şaşırıp) gelen kazayı Tanrı savsın hey “…
“ …Dirse Hanım hatunu oğlancığımın ilk avıdır diye attan aygır,deveden erkek deve ,koyundan koç kestirdi. Oğuz beylerine ziyafet vereyim diedi…. Beri gel başımın bahtı,evimin tahtı / Han babamın güveyisi/Kadın anamın sevgisi/ Babamın anamın verdiği /Göz açıpta gördüğüm/ Gönül verp sevdiğim/ A Dirse Han…” 1
Doğu Türkiistan Türk Dili ve kültür coğrafyasının doğduğu serhaddini oluşturur. Asya kıtası merkezinde 1.828.418 Km 2 genişliğinde Türk tarihinin en önemli safhalarında ,Büyük-Hun, Gök-Türk, Uygur, Karahanlı Türk devletleri dönemlerinde ülkesi ve halkı ile yüksek medenî varlığı ile bu Türk devletlerinin aslî i unsurlarını ve uygarlıklarını oluşturur. Dede Korkut masallarının ülkesidir. Bu ecdat diyarı ,tarihte birçok devlet ve imparatorluklarına vatan ve merkez olmuştur. Doğu Türkistan meşhur İpek Yolu’nun üzerinde ve doğu batı arasında çeşitli dinlerin, medeniyetlerin ve ticaretin değişim sahası olmuştur.. İpek yolu zincirinde Doğu Türkistan’da geleneksel motiflerle bezenmiş 150 ‘den fazla konaklama ve karşılama yerleri vardır.

Karahanlı dil ve kültür bilgini Kaşkarlı Mahmut’un Divân*ü Lügât-it Türk ,eserde 24 oğuz boyundan 22’siniin adları belirtilmektedir. Karahanlı Devletindeki iki büyük yazarın, ipekli kumaş kıymetli olduğu ıçın baş köşede duruyor” diyen Balasagunlu Yusuf Has Hacip ile , büyük Türk dili Sözlüğünü yazan Kaşgarlı Mahmut’un kimliklerinden daha çok kişilikleri bellidir.
Fazıl Hüsnü Dağlarca, Kaşgarlı Mahmut Anıtı şiirinde şöyle demekte:
“Büyük savaşlarda Türkçenin /Sen Dil eri/ İşte yapıtın Gözalan göklerle ulaşır/ Ta bugüne dek/ Ta oralara ileri/..Kaşgarlı Mahmut ülküdeşin Balasagunlu Yusuf la birlikte/İki dilata’sınz./Ta sonsuzluğa dek/ Bütün yaşamaları,bütün kurtuluşları / Anlata anlatasınız .”
Ünlü Sadir Pehlivan destanında inandığı dava uğruna hapse atılan Sadir’e eşi yemek getirmek bahanesiyle et getirir. Bu et kaburga kısmındandır. Bu etin kemiklerinden yararlanarak Sadir hapishaneden tünel kazıp kaçar. “ Sadirnıng mingen atı/ Sağrısıda alas/ İlida hatun kaldı/ Kucağında balası.” 2
İsmail H.Sevük ,Tunadan Batıya eserinde, Turfan ve Babil’den Berlin’e kıçırılan arkeolojik ve etnografik antik eserleri anlatmakta: “ Önce Turfan Müzesindeyiz. Bugün de ÇinTürkistan’ı denilen Türk yurdu ; ..Tarım havzasının tek damarı kalan ırmak ile beslenen bu kavruk yurt, Meğer yanık toprakları altında ne kabarık bir medeniyet saklıyormuş. İşte bu duvarda, eski Yunan ve Romalılara vergi sandığımız kıyafetler iyle duran Türk bayları, eski duvarda kraliçenin dansını anlatan aydeğirmi çehreleleri ile ince kaşlı Türk güzelleri; beriki duvarda küpe binip uçan kadın masalını çizgilerin kıvraklığı ve renklerin uygunluğu içinde binbir minyatürü ekleyerek bütünleştiren başka bir tablo: Belli Türk parmaklarının çizgisi hem ince, hem diriymiş.… işte ötede çeşit çeşit eşya: bugünün en ileri fabrikasından çıkmış gibi incecik kumaşlar; çevresine otuz kişi alabilecek güzel motifli sofra,; derisi hâlâ gergin bir mabed trampetesi ve işte gözlerimi hepsinden çok çeken UYGUR köylü Türklerinin giyinişlerindeki biçim ; ben ki bu kıyafeti olduğu gibi Maraş köylerinde de görmüştüm… İşte en uzun tarihle en uzun coğrafya ,bizi bizden gene ayıramamış.. 3

Oxford dünya şairler Seçkisi ‘inde eserleri yer alan A.A. Akboğa’ın şiirinde ifade ettiği gib ;” Semerkand ,Buhara’da korur tarih izleri/ Urumçi,Sinkiang’ta müze saklar gizleri/ Bu köprü üzerinde yolcu etti bizler/ Yazarı Yahya Aksoy eseri İpek Yolu…” Şair S.Taşçı,” Karacaoğlan tanısaydı Aksoy’u, adına yedi obada saz çaldırır,nâme döşerdi” ve Prof. Dr..Agâh .Çubukçu ,” Tarih, birçok bilgenin adını saydı /Kimisi güneşti kimisi aydı/ Bunlardan bir Yahya Aksoy vardı ki /Kültürü İpek Yolu’na yaydı…” demekteler…

ÇHC.Urumçi Üniversitesi Uygur bilim adamı Prof.Dr .Abdulkerim Rahman, Uygur Folkloru eserinde konuları örnekleri ve belgeleri ile sergilemiştir: Maddi üretimdeki örf ve adetler/ Alış veriş ve Ulaşım adetler/ Takas şekilleri / Giyim-kuşam/ Geleneksel tedavi usulleri/ Yerleşim adetleri, Tören ve bayramlar/ Toplumsal folklor/ Geleneksel bayram ve törenler/ İnançlar/ Halk eğlenceleri/ Ev yapımı/ Halk oyunları/ Hayvan ve ağaç inançları/ Nevruz/Geleneksel el sanatları Vb. 4
Ünlü Uygur ressam Prof.Gazi Ahmed,1935 yılında ÇHC Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin Kaşgar şehrinde doğdu. Urumçi Sincan Enstitüsü’nün Sanat Bölümü’nü bitirdi. Daha sonra mezun olduğu okulda öğretmenlik, okutmanlık yaptı.1986 yılında ise Prof.oldu.Öğretmenliğinin yanısıra ,profesyonel resim çalışmaları ve çeşitli sanat etkinliklerine katıldı. Dünyanın dört yanında nadide eserlerini sergiledi.
Yaptığı resim çalışmalarını 1992 yılından itibaren Paris’te sürdüren Gazi Ahmed, Paris dönüşünde,Uygur folklorunu resim sanatı ile ifade eden çok sayıda ünlü yağlı boya tablodan oluşan eserlerini, Türkiye’de ilk kez 1994 yılı 15-21 Haziran tarihlerinde , o tarihlerde TC.Kültür Bakanlığı HAGEM Genel Müdürü Yahya Aksoy’un himayesinde, Ankara Kızılay Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan SHÇEK Sanat Galerisi’nde sergiledi.

Japon yazar Sei Shonangon dediği gibi,; ipek giysiler yüksek rütbelilere muhteşem görünüm kazandırırdı. Beyaz ipek ,beyaz dut ağacı yaprağı ile beslenen ipek böceğinden. Sarı renk ise acı dut yaprağı ile beslenen ipekekböceğinden üretlirdi….İpek sıklıkla para yerine de kullanılırdı…5-
Venedikli ünlü gezgin Marco Polo, daha önce babası ve amcasının ticaret için geçtiği güvenilir yollardan(Istanbul-Belh-Semerkant ve Kaşgar) ipek yolu merkezi Kaşgar’a kadar giden giderek Kubilay Han’ın sarayına ulaşır ve 17 yıl himayesinde araştırmaları seyahatnamesinde dile getirir. İpek yolu, Çinden Akdeniz’e, Hindistan denizlerinden Afrika kıyılarına kadar yayıldı ve dünyayı birbirine bağlayan kültür, ticaret, inanç, diplomasi ve sanat köprüsü görevi yapmaya devam etmekte… Y..Aksoy bütün bu yol boyunca araştırmalar yaparak “Si-An’dan Tiran’a TARİHİ İPEK YOLU eserini yazdı.
1994 YILINDA İpek yolu tarih ve kültür zenginliği görsel belgelerle ABD Indiana ‘da ve Almanya Nürnbeg’te Türkiye’den giden zanaatkârların uygulamalar eşliğinde KTB HEGEM Genel Müdürlüğü :organizesi ile aylarca sergilendi ve ABD ‘de izlendi ve yankılandı..5
Gençlik Yılı ( 1985)destan yarışması birincisi ve İpek Yolu Anadolu kolu Malatya-Darendeli âşık İbrahim Güleç ( Beyanî’)nin Oğul şiirnde ifade ettiği gibi: “ Türk kültürü külliyatlı bir ilim/Buna çalışmakla erilir oğul.” 6
--------------------------------------------------
1-Muharrem Ergin. Dede Korkut Kitabı- Devlet Kipatları-1000 temel eser /2 - Türk Dili- Divanü Lûgat-İt- Türk Özel Sayıs, 1972/3- İ.H.Sevük, Tunadan Batıya , Remzi k./ –s.101-102/4- Prof.Dr. Abdûlkerim Raman-Uygur Folkloru –KTB.y. 1996 /5- (History- s.2022/01-syf-11”/6- Y.Aksoy-uluslararası Yunus Emre sempozyumu -Eskişehir 1986-FAK- Eskişehir Valilik yayını….

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Uygur folkloru Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Uygur folkloru yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
UYGUR FOLKLORU yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL