9
Yorum
31
Beğeni
0,0
Puan
493
Okunma


Bazen
İç sesine kulak ver
O sana doğru yolu gösterecektir
...
Dış güzelliğin endişesiyle ve estetik kaygının kurduğu dönüşümle birlikte yaşamak… Yaşamak bazen gerçekten çok yorucu, yıpratıcı oluyor.
İnsan, gün içinde karşılaştığı olaylar silsilesinde yoğun strese ve toplum baskısına maruz kalıyor. Güzel ve estetik görünmek zorundalığı gibi… Peki, nedir bu zorundalık? Kadınlar için, ince bir bel, dolgun dudaklar, büyük göğüsler… Erkekler için belki kaslı bir vücut şekli…
Aslında bizler buna zorbalık diyebiliriz. Bazen kendi kendimize de bu zorbalığı yapabiliyoruz. Neden? Bunun önüne nasıl geçebiliriz?
İşte, bu noktada iç sesimize kulak vermemiz işe yarayacaktır. Biz hayattan ne istiyoruz? Beklentilerimiz neler?
İnsanlar tarafından kabul görmek endişesi bir süre sonra istenmeyen sonuçlar doğuruyor. Sadece estetik görünüş anlamında değil, her anlamda. Bunun önüne geçebiliriz. Hep birlikte… Ve özgürce… Nasıl mı?
Değer yargılarımızı değiştirerek.
Mutlaka beni de içine alan bir hayat var. Olmalı.
Her şeye rağmen sevecen ve uyumlu halimi seviyorum.
Ruhumu ne kadar besleyebiliyorum.? Hayattan istediklerim var. Evet. Peki, ben hayata neler katabildim.?
Hayat, mutsuzken de yaşanabilir olmalı. Her zaman mutlu olamayabilirim.
Kendimi kabul ediyorum. Kusurlarım ya da olumlu olumsuz bütün yönlerimle ben insanım. Mükemmel olmak zorunda değilim.
Bazen hayat, yalnızken da iyilikler sunmaya devam eder.
Ruhun gıdası ne ekmek ne de süttür. Ruhun gıdası, inanmaktır.
…
Bunlar; hayatın çalkantısına rağmen tutunduğum cümlelerdir. Kendimi tanıdığım süreçte, bunlar benim için ilke söz –motto- olabilecek düzeyde kafamın içinde dönüp duran kelime bütünleri olma özelliğini gösteriyor. Evet, bir şeyin estetik duruşuyla haddinden çok ilgileniyorum. Estetik duruş ve zarafet timsali yaşayış benim için değerli. Fakat bu düşünce bazen hayatımı çekilmez kılıyor. Hele bu zamanda! Böyle de olunca, kendimi güneşin o kavurucu sıcaklığına yakalanmış hissediyorum.
Son zamanlarda karşılaştığım bir durumdur estetik duruş kaygısı. Tabi ki bu kaygı çoğunlukla kişinin dış görünüşü ile ilgili olmakta. Kadınların ya da son zamanlarda erkeklerin de estetiğe yönelmeleri araştırma konusu olmuştur mutlaka. Bu konuya daha sonra değinebilirim sanırım. .
Hani söyledim ya estetik duruş ve zarafet timsali yaşayış benim için değerli diye. Eminim çoğu kişi için de öyledir. İnsan, hayatı ciddiye almalı. İnsan ruhun zarafetini önemsemeli. Ancak, bu zarif tutumumuz çevremizdekilerle iletişim esnasında yanlış algılanıyorsa, iyiliğimiz suiistimal ediliyorsa ve kişisel sınırlarımıza müdahale varsa orada bir durulması gerektiği ve buna izin verilmemesi gerektiği aşikâr.
Fazla uzağa gitmeye gerek yok. Güneşe bakalım ve görelim. Kâinatta her şey yaradılış üzere ahenk ve denge içinde dönüp duruyor. Hem de milimetrik oranlarla… Öyleyse bizler de bu dengeyi referans alarak kendi iç dünyamızdaki dengeyi sağlayabilmeli ve doğal ahengi yakalamalıyız.
18.06.2026
-MAHVASH-
MUNİSESU
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.