Öyle horozlar vardır ki, güneşin onlar öttüğü için doğduğunu sanırlar. atasözü
Zeynep Perçin
Zeynep Perçin
VİP ÜYE

Broşür

Yorum

Broşür

( 4 kişi )

5

Yorum

22

Beğeni

5,0

Puan

216

Okunma

Okuduğunuz yazı 19.5.2026 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Broşür



1
Bir afişim, uzunca.
Rüzgar nereye esse, o yana savruluyorum. Üst satırlarım puntoları kalınca bildirilerle doldurulmuş. Aşağılara doğru inceliyor yazılar.. Sert bir rüzgarla savruluyorum. Yükseliyor, yükseliyorum. Yükseldikçe, kalınca yazılarımın olduğu kısımlarım beş yaşında bir çocuk. Yükseldikçe masumiyet.
2
Bir ağacın dallarındayım ve yürüyemediğim için dalın üstünden emekleyerek ilerliyorum.
Bir şey ittiriyorum. Önüm sıra iki bebek
İttirirken gözlerimi ayıramıyorum ikisinden.
3
Göz göze geliyorum beni ittiren beş yaşında çocukla. Şaşkın. Bakıyor ama bakarken durmuyor, ittiriyor. Gülümsüyor. Dalın üzerinde nereye gidiyoruz biliyorum.
4
Bakışlarım tekrar iki bebeğe dönüyor. Birinin kardeşim olmadığını yeni öğrendim. Hayalkırıklığı. İttiriyorum.
Yuvarlamak denebilirdi ama hayı, ittiriyorum.
5
Ensesinden saçına bakıyorum emekleyerek önüne iki bebeği katıp ittiren çocuğun. Kumral, dalgalı saçlarına. O kadar meşgul ki bebeklerle, görmüyor beni. Beni görmemeli de sanki.

Ağaç, çocuk, iki bebek, yemyeşil ağaçlarla sarılı kocaman bir bahçe.

Bahçenin bir yanında uzunca korkuluklu bir kapı. Gözüm neden bilmem aynı anda orayı da kesiyor.
Çocuk bebekleri ittire ittire, dalın ucundaki yuvaya sokmayı başardı. Güvendeler.
Onlara gülümsüyor. Seviyor, belli. Parmağıyla dokunuyor öndeki bebeğe.
Gözüm bahçede.
Korkuyorum. Tek görevim gözlemlemek. Elimden bir şey gelebiliyor mu hatırlamıyorum. Bir görevim var mı, emin değilim. Gözlemliyorum.
Bahçe kapısı aralanıyor. Bir adam; fötr şapkalı, siyah pardesülü, elinde evrak çantasına benzer siyah bir çanta…
Bahçe kapısından içeri giriyor. Hiç tekin değil. Huzursuzluk duyuyorum.
Zararlı. Tehlikeli.
Çocukları görmesin diye içimden dua ediyorum.
6
Başımı kaldırıp sağa sola bakıyorum. Yeşil ağaçlardan başka bir şey yok burada. Bir de sonunun olup olmadığını bilmediğim kavşağı olan bir yol. Sol elimdeki çantayı sağ elime alıyorum. Ağır. Avuç içimde ter hissediyorum. Arabayla mı geldim buraya yoksa yürüyerek mi bilmiyorum. Birini arıyorum ama kimi aradığımı hatırlamıyorum. Bir suç işlendi. Bir suçlu mu aradığım, hatırlamıyorum.
Dalların üzerinde bir kıpırtı var ama bakmamam gerektiğini hissediyorum. Bakmıyorum. Tedirginlik yukarıdan aşağı üzerime dökülüyor. Bana ait değil. Ama hissediyorum.
Bahçe, yeşil, ağaçlar, demir korkuluklu kapı, başımı güneşten koruyan şapkam, kavşak, yol… sonu görünmüyor yolun, silik. Görünmemeli belki de. Ağaçların arasından hala karartılar beliriyor. Hayır, bakmıyorum. Yakalanmaması, görünmemesi gereken şeyler olduklarını biliyorum. Daha çok hissediyorum.
Çanta oldukça ağır. İçi evraklarla dolu. Kimin evrakları hatırlamıyorum. Neyle ilgili, hatırlamıyorum.
Durdum. Nereye gideceğimi hatırlamıyorum. Bakıyorum. Yeşilin içinden yeşil doğuyor. Yukarıdan aşağı huzursuzluk, korku dökülüyor. Durdum. İlerlemiyorum. Çok sıcak.
Ağaçlar bahçeyi güneşten koruyor. Beni de. Ama benim şapkam var.



Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Broşür Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Broşür yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Broşür yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Gule
Gule, @gule
20.5.2026 12:18:16
Bilmemek, hatırlamamak en güzeli be Zeyno...
Bazen rüyalarıma müdahale hakkım
olmadan çocukları gözlemlediğimde göğsüm sıkışıyor, içim acıyor.

Burda sanki bir rüyayı tasvir ediyorsun, iki ara bir derede kalmışsın. Suya atlamalı mı? Boğulmalı mı? Yoksa o akıntıya karşı yüzmeli mi? Kararsız.

Yazını okuduğumda yolumu kaybetmiş gibi ya da bir labirentte sıkışıp kalmışım gibi hissettim. O bilinmezlik duygusunu yazıya güzel yaymışsın.

Tebrikler Zeyno, sevgiler.


Gule tarafından 20.5.2026 12:31:22 zamanında düzenlenmiştir.
Güneşin Kızı Zehra
Güneşin Kızı Zehra, @gunesinkizi1
20.5.2026 20:04:14
5 puan verdi
Değerli hocam, emeğinize yüreğinize sağlık.
Metin, rüya ile gerçek arasında sıkışmış bir bilinç akışı gibi. Masumiyet (çocuklar) ile tehdit (adam ve kapı) sürekli gerilim yaratıyor. “Hatırlamıyorum” tekrarları unutma, suçluluk ve belirsizliği güçlendiriyor.
Genel olarak atmosfer çok güçlü, olaydan çok his anlatıyor.

Selam ve saygılarımla.
Tebrikler. 🌺🌸🌼🤍
İbrahim Kurt
İbrahim Kurt, @ibrahimkurt
20.5.2026 10:13:11
5 puan verdi
şiir gibi kutluyorum
turgaykurtulus
turgaykurtulus, @turgaykurtulus
20.5.2026 06:37:16
Tebrik ederim
/ yüRekTen
/ yüRekTen, @-yurekten
20.5.2026 05:26:18

çok başarılı.

masumiyet ile tehdidin aynı anda var olduğu bir bilinçdışı alanında, hem gözlemci hem de gözlemlenen olmanın çaresizliğini yaşattınız okurken. hoş, gerçekte, bilinçli alanda da yaşıyoruz ya... epstein şeytanını, sarah ferguson sapkınını da çağrıştırdı.

tebrik ederim.

© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL