Akıllı bir insan kazandığı paranın bırazını, aldığı nasihatın ise birçoğunu bir yana koyar. harry carns
ısmahan çeribaşı
ısmahan çeribaşı

Müstakil Sessizlik

Yorum

Müstakil Sessizlik

0

Yorum

5

Beğeni

0,0

Puan

91

Okunma

Müstakil Sessizlik

Müstakil Sessizlik

Müstakil Sessizlik
İnsanın kendi dünyasında kelimelerle imtihanı, bazen o kelimelerin boynunu bükmesiyle nihayete eriyor. Uzun zamandır kalemin/yazmanın yükü altında yorulan zihnim, konuşmanın bir ihtiyaç, susmanın ise müstakil bir sanat haline geldiğini artık kalemin devrim yapmak isteyişinden anlıyorum... İşte bu yüzden kelimelerin boynunu büktüm; ne yetim diyebiliyorum onlara, ne de öksüz. Hangi harfe tutunsam kırılıp elimde kaldı; yazmakta da iş yokmuş, anladım. Gönül sarayları bir bir yıkılırken, o övündüğüm kalemim de harabelikte... Bağrı açık, yiğit bir delikanlıydı oysa mektuplarım...
Vazgeçiyorum, yavaş yavaş fark ediyorum. İlk önce ağır cümleler kurmayı bıraktım; o cümleler arasına sıkışıp kalmış duyguları ve ardından kâğıdı, kalemi... İlk defa içim sızlamıyor, üzülmüyorum bile. Aksine, gözlerim öfke yağmurlarında ıslanmış gibi bakıyor kâğıda. Her bir nefesim firari gibi; artık arkasından arama emri bile çıkarmıyorum. Nefessiz kalırım diye korkmuyorum da... Çünkü yarım kalmış bir dua gibi her bir adımım. Beyhude uğraştığım kitabın satırlarını da bir bir yırtıp atıyorum.
Yıkıldı işte! Gelecek günlerin ufkuna kurduğum o salıncaklar ve hayallerin ucundaki kanatlar... Her sabah bindiğim o tren, raylar ve onlarca insan; hepsi birden manasını kaybetmiş gibi. Sessizliğin o uçsuz buçsuz, o soğuk kucağında yatıyorum. Tek sığınağım kalemdi, bugün o da gitti. Artık ne bir bekleyişin gölgesi düşüyor önüme ne de umudun kırıntısı bulaşıyor parmak uçlarıma.
Bütün manaları kurban ettiğim o derin uçurumlara gözü kapalı bakıyorum. En tenha yerde, özüme dönmek için soyunuyorum. Üşümüyorum; hiçbir yokluk üşütmüyor beni artık. Konuşmak bir ihtiyaçtı ama susmak, müstakil bir sanat haline gelmeye başladı ... Uzun uzun dinliyorum sessizliğimi; kendi sessizliğimde boğulmuyorum.
Yazamıyorum diye yakınmıyorum bu aralar; bile isteye bırakıyorum kâğıdı ve kalemi. "Bunca zaman yazdın da ne oldu?" diye soranlara verecek bir cevabım yok. Ceketimin düğmelerini ilikleyip bekliyorum.
Uzaktan, kalabalığın arasından, uçurumlar kadar uzak bir mesafeden izliyorum her şeyi. Bir mızrağın ucu kadar sivri, o en keskin bakışlar kalabalığı yarıp geçiyor sanki; bir anlığına varlığımı değil, ruhumu delercesine... Ürpererek soruyorum: "Bu ne öfke?" İşte benim tanıdığım, yaklaşmaya korktuğum tam da buydu. Bir şahini andıran o keskin, delici gözleri her noktayı tarıyor ama kimsenin o gözlerin içine bakmaya cesareti yetmiyor. Bakışların ardında, her türlü yumuşaklığı reddeden çelikten bir kararlılıkla duruyordu kalem, uzandığı kâğıdın üzerinde... Patlamaya hazır bir yanardağın ağzında bağdaş kurmuş gibiydi.
Üzerindeki fırtına öncesi sessizlik havayı ağırlaştırıyor, nefes almayı bile bir yük haline getiriyor. Yanına yaklaşmak mı? Bu, bir hançerin keskin yüzüne çıplak elle dokunmak gibi... Zihnimin en kuytu köşelerine bir sızı gibi saplanan bu kalem, her an havalanmaya ve her şeyi pençeleriyle parçalamaya hazır bir şahin gibi pusuda bekliyor. Ben ise sadece karşıdan, o aşılmaz sınırın ötesinden izliyorum; attığı her adımdan, kurduğu her sessizlikten mana çıkarmayı bırakarak...
Olacak gibi değil, dayanamıyorum; kırıp atıyorum kalemimi yasını bile tutmuyorum. Tüketiyorum bildiğim bütün o cümleleri...Ve onlarla beraber kendimi...
Ismahan Çeribaşı

Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Müstakil sessizlik Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Müstakil sessizlik yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Müstakil Sessizlik yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL