1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
34
Okunma

BABAMA AĞLIYORUM
Babamın öldüğünü duyduğumda hemen bir uçak bileti aldım ve Sivas’a gittim. Yıldızeli’ndeki cenazeye yetişmem için taksi tutmam gerekti. Bir taksiyle Yıldızeli’ne gittim, evimizin önünde kimse yoktu. Ölümün zamanı, saati yok. Son zamanlarında yanında olamadığım için kendimi suçlu hissettim. Kendimi affetmedim. O suçun utancıyla yaşıyorum, yaşamak sayılırsa! Oradan Kemankeş Kara Mustafa Paşa Camii bahçesine gittim. Musalla taşında babamın tabutunu gördüm. Tabuta sarıldım ve hüngür hüngür ağladım. Orada bulunanlar beni tabutun üstünden güçlükle kaldırdılar. Sağ olsunlar teselli etmeye çalıştılar. Bilmiyorlar ki ben hala teselli olmadım. Namaza başlamam için, elimden tutup Şevket Emmi’nin bakkalından gofret ya da şeker alarak beni bu camiye getirdiği günler geldi aklıma.
Ne zaman bir sala duysam, ne zaman bir camide cenaze namazı kılsam mutlaka o günü yaşıyorum ve babama ağlıyorum.
Demem o ki babam öldükten sonra ben her ölene ağlıyorum.
İSMAİL MALATYA 16/05/2026
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.