0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
50
Okunma
Her şeyi unutursun. Oysa insanın içinde
unutamadığı bir şey kalır.
Tan ağarır. Gün başlar. Hayat akıp gider.
Gece olur…Şehir susar.
Sen susarsın.
Sonra kendi içine çökersin.
Başın ellerinin arasında,
saplandığın çamurdan çıkamazsın bir türlü.
“— Huzurum yok…”
demişti en dipte selamlaştığın adam.
Bir anlığına onun yerine koyarsın kendini.
Geçinmek için
gece kulüplerinin birinde
getir götür işlerinde çalışmak…üç kuruşa yaşamaya çalışmak…
Ama en kötüsü bu da değildir.
En kötüsü, eşinin yatağa çakılmasıdır.
Doktorların sustuğu yerde
kanser konuşur çünkü. Ve insan,sevdiği kadının her gün biraz daha eriyişini izler.
Mum gibi…
“— Huzurum yok…”
demiştin. Olmaz tabii.
İnsanın dünyası gözlerinin önünde yıkılırken
hangi huzur kalır ki geriye?
Bu yüzden ruh gibi dolaşıyorsun zaten.
Bir sigara yakıyorsun mesela…
Duman yükseldikçe aklın da senden uzaklaşıyor.
*
Her şeyi unutursun.
Kendini bile…
Ama unutamadığın biri vardır.Hangi sokaktan geçsen o çıkar karşına.
Gözleri…
Gülüşü…
Seni yarım bırakan o gidişi…
İnsan sevdiğini unutamıyor işte.
Gitsen gidemiyorsun. Ölsen ölemiyorsun.
En fazla geceleri aklına düşüyorVe kalbinde ki tik taklar O’nun adını sayıklıyor:
MÜJGÂN.
Ve inan,
bazı ayrılıklar mezara kadar değilmiş
Tufan’ a kadarmış.
Gitsen gidemiyorsun
Ölsen ölemiyorsun.
Ayhan Sarıkaya
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.