Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. yaşamdır, keyif almayı değerli kılan. bernard shaw
Özkan Değirmenci
Özkan Değirmenci

Çocukça Sevmek

Yorum

Çocukça Sevmek

( 3 kişi )

2

Yorum

9

Beğeni

5,0

Puan

155

Okunma

Çocukça Sevmek

Çocukça Sevmek

Çocukken sevmeyi öğrenmiş olmamın ne kadar büyük bir nimet olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Ben sevgiyi büyük insanlardan değil, çocuklardan öğrendim. İlkokul sıralarında, ilk göz göze gelişimizde tanıdım sevgiyi. O zamanlar her şey ne kadar saf, ne kadar temizdi… İçinde hesap yoktu, çıkar yoktu, menfaat yoktu.
İnsan büyüdükçe sevgiyi de değiştiriyor sanki. Oysa çocuklar öyle değildir. Hep derler ya; “Çocuklar kin tutmaz, nefret bilmez.” Gerçekten de doğrudur bu. Çünkü çocuk gibi sevmeyi öğrenen insanların içinde kötülük barınmaz. Onlar insanların yüzüne değil, içlerine bakarlar.
Bazen karşındaki insanın sana zarar vereceğini bile bile ona sevgiyle yaklaşır insan. Belki bir merhamet, bir şefkat, bir içtenlik onu değiştirir diye düşünür. Çünkü içinde sevgiden başka bir şey yoktur. Ne kin vardır ne nefret ne de bencillik… En önemlisi ise menfaat yoktur.
Günümüzde ise insanların çoğu sevgiyi bile çıkarlarına göre yaşamaya başladı. İnsanlar artık kalpleriyle değil, menfaatleriyle seviyor birbirini. Bu yüzden samimiyet azaldı, güven kayboldu. O eski saf duygular yerini hesaplara bıraktı.
Bazen düşünüyorum da, insan büyüdükçe aslında kalabalıklaşıyor ama içi boşalıyor. Çocukken tek bir bakış yeterken, büyüyünce bin tane kelime bile yetmiyor anlaşılmaya. Belki de bu yüzden çocuk kalbiyle sevmek bu kadar kıymetli; çünkü orada gösteriş yok, süs yok, sadece gerçek sevgi var.
Ama hayat insana yavaş yavaş başka şeyler öğretiyor. Kimi insanlar seni kırıyor, kimi insanlar güveni öğretiyor gibi yapıp aslında senden bir şeyler eksiltiyor. Ve sen yine de vazgeçmiyorsun sevmekten… çünkü başka türlüsünü bilmiyorsun. İçinde sevgi varsa, onu söküp atmak kolay değil.
İnsan en çok da şunu öğreniyor zamanla: Her sevgi hak edilmez. Ama buna rağmen kalbin yine de herkese açık kalıyor. Belki de en büyük yorgunluk bu; kapatmayı bilmediğin bir kalple yaşamaya çalışmak.
Yine de içimde küçük bir yer hep aynı kalıyor. Ne olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın, o çocuk hâlâ orada duruyor. Sessizce bakıyor dünyaya… “Yine de güzel şeyler olacak” der gibi. Belki de insanı ayakta tutan tek şey o küçük umut.
Ve ben… o çocuğun elini hiç bırakmadım. Çünkü biliyorum; insanı insan yapan şey, kırılmasına rağmen hâlâ sevebilmesidir.
Belki de en çok ihtiyacımız olan şu an çocukça sevmek çocukça güvenmek çocukça her şeyi hissetmek çocukları gibi küçük şeylerde mutlu olabilmik.
Özkan Değirmenci
14.05.2026

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

100% (3)

Çocukça sevmek Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Çocukça sevmek yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Çocukça Sevmek yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
akeolog
akeolog, @akeolog
15.5.2026 15:47:55
5 puan verdi
Yüreğinize sağlık selamlarımla
Etkili Yorum
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
15.5.2026 00:20:21
5 puan verdi
Özkan Değirmenci’nin bu içten metni, büyümenin getirdiği o kaçınılmaz "duygusal kirlenmeye" karşı muazzam bir direniş öyküsü aslında. İnsanın yaş aldıkça kalbinin kalabalıklaşması ama içinin boşalması tespiti, modern dünyanın en büyük paradokslarından birine parmak basıyor.
​Metnin hissettirdiği temel duyguları ve vurguladığı kıymetli noktaları şöyle özetleyebiliriz:

: Çocukça sevmenin en büyük gücü, içinde "strateji" barındırmamasıdır. Metinde belirtildiği gibi, yetişkinlerin dünyasında sevgi bir "takas" aracına dönüşmüşken, çocuk kalbinde sevgi sadece var olduğu için verilir.

Yazının en vurucu kısmı, insanın zarar göreceğini bile bile şefkatle yaklaşması. Bu bir zayıflık değil, aksine sevginin dönüştürücü gücüne duyulan sarsılmaz bir inançtır.

: "O çocuğun elini hiç bırakmadım" ifadesi, aslında kişinin kendi özüne, vicdanına ve saflığına sadık kaldığının bir kanıtı. Dünya ne kadar hesapçı bir yere dönüşürse dönüşsün, o küçük umudu korumak bir nevi hayatta kalma biçimidir.

Fırtınalı bir dünyada yelken açarken pusulasını "çocukluk masumiyetine" ayarlayanların hikayesi. Gerçekten de, mutluluğu büyük başarılarda değil de, bir çocuğun bir oyuncağa veya bir gülümsemeye duyduğu o saf heyecanda aramak, ruhu en çok dinlendiren şey.
TEBRİKLER
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL