0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
150
Okunma
Unutulmuş kentlerin hikayesi nikah masasından terk edilen gelinlerin hikayesinden daha acıdır. Böyle kentler ya daha öncesi başka bir yere bel bağlamıştır ya da unutulmaya yüz tutmuştur.Tek günahı coğrafı konum diye geçer ama bu bahaneden ibarettir.
Beytüşşebap,Cumhuriyet tarihinde üç defa il değiştiren tek ilçe olmasından dolayı mı bilmem ama unutulmuş kent konumundadır. Bu tabir yerinde olacak çünkü gerçekten unutulan bir tarih unutulan bir doğa harikası var. Aslında yeryüzünün cenneti ama varmak için sırat köprüsünü geçmek gerek, o derece ulaşımıbzor. Yollar kötünün başka tarifi: Sarp dağların arasında yılan gibi kıvrılan yolu kimi yerlerde bir köy yolundan daha beter, kimi yerlerde ortadan ayrılmış yarıklar, kimi yerlerde üzerine düşecek kaya kütleriyle dolu. Bazen de bir köyün ortasında geçmek zorunda kalan daracık bir patika gibi. Bundan dolayı yakın olmasına rağmen varılması çok uzun süren bir yer kent. Yolları uzayıp giden bu kant Van,Hakkari, Siirt ve Şırnak sınırların birleştiği noktada diyebiliriz. Tarih boyunca bu sebepten dolayı sırasıyla bu dört ile de bel bağlamıştır.Şimdi ise hala göbek bağıyla Şırnak’a bağlı.Göbek bağıyla Şırnak’a bağlı olmasına rağmen Şırnak’tan Beytüşşebap’a varılması çok zor, varılınca da çıkılmaz sokak gibi tekrar aynı yolu takip etmem gerek. Kışın Şırnak’tan giden tek yol olmasına rağmen yazın karların erimesi ile dağların zirvesinden inen Van ve Hakkari’de çıkan yolları var.
Yukarıda unutulan şehir tabirini kullanmıştım. Bazen unutulmak unutulan için çok isabetli oluyor. Tıp ki kötü alışkanlıkları olan arkadaşlarında küsüp kurtulan kişiler gibi. Beytüşşebap adeta bu durumu yaşıyor. Her şehirden uzak sırtını Kato Dağı’na dayanmış tek başına takılıyor ve kendi iç dünyasına çekilmiş bir halde doğanın en güzel halini yaşıyor.Doğası hala kendi öz benliğini koruyor.
Küsen bir şehir mı?
Bana sorarsanız küsen bir şehir. Çünkü en yakın şehre 2 -3 saatte ulaşılabiliyor. Mesafe yakın olsa bile uzayıp giden yollardan dolayı çekilmez bir yolculuğa dönüşüyor. Yıllar boyunca coğrafı konumu bahane eden yöneticiler de bu sorunu çözmeye çalışmadığı için hala devam ediyor.Düşünün ki bir il sınırında 3 4 saatte ancak ulaşmak varken diğer tarafta 3 4 saatte dört farklı ili gezmek vardır:Ben geçen hafta İdil’den 3 saat içinde Mardin, Batman ve Diyarbakır olmak üzere üç ilin sınırlarını değiştirdim. Ama aynı ben İdil’den 4 saatt sonra ancak Beytüşşebap’a varabildim. Şimdi Beytüşşebap’a küsen şehir demeyipte ne diyeyim! Unutulmuş şehir tabiri daha yakışır Kato’nun Gençlerin Evi anlamına gelen Beytüşşebap’a.
Acaba Kato’nun hikayesinden dolayı mı unutuldu bu şehir: Zamanında Büyük İskender o dağlara giremediği için lanetli anlamına gelen "Kato" ismini vermiştir.
Beytüşşebap unutulmuş yüzüyle bazı eksi çizgiler taşısa da bazı noktalarda diğer şehirlerin asla sahip olmayacağı güzelliklere sahip bir kent. Mesela:Bakir bir doğası,el değmemiş kaynakları, doğaüstü güzellikteki yaylaları ve kültürünü kaybetmeden ayakta dimdik durabilmesi...
Bu küçük ilçeye son zamanlarda yaz aylarında binlerce doğa severlerin uğrak noktası haline gelmiş. Başta Faraşin yaylası olmak üzere doğası İskandinav ülkelerin doğasıyla boy ölçüyor. Kaplıcaları dertlere şifa dağıtan dağıtan hekimler gibi. Buna rağmen kendimi bildim bileli ilçe olan bu şehrin yolunun hal edilmemesi soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Yol medeniyettir medeniyet sahibi bir yönetici yüz yıldır o medeniyet şamarını vurmadı Beytüşşebap suratına. Yolun yanında sağlık ve eğitim sorunları yaşayan ilçe halkı göç etmek zorunda kalıyor. Gittikçe nüfusu azalan ilçe kendi haline bırakılmış,kaderine terk edilmiş. Oysa koruma altına alınması gereken bir doğası olan bir kentin yolları böyle olmamalı.
Abdulsamet İLGİN
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.