3
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
60
Okunma
Yazmam gereken bir sevda var. Durulur gibi olup kalbimi diriltmeye müsait bir denklemde, sevdanın kıblesinde giydiği astarı şikâyetinden esirgeyen bir taahhütle başlıyorum. Dağılır gibi olunca hayal kırıklığı kolyem, üstüne en sevdiği umudu giydiriyorum.
Devrik cümlelerin betonarmesi, tazyiklenen keşkeler külliyatında “merhaba” diyorum. Gönlün güdümü sevda şerbetiyle tatlanan bir hoş seda ise, sana vardığım yolların diri mutlulukların ebediyen varışın kırmızı kurdelesi artık.
İstikameti düzlem; bir nefes darlığında nefesim de sen ol, darda kaldığım zamanların gerçeği de sen ol. Sen ol. Niyeti buseden ayrı manyetik bir çırpınışla, sana uğramaktan keyif alayım. Sağlık, huzur ve senli mutlulukla… Çünkü sensiz mutluluğun tadı yavan; ömrüme acısı bol bir yaşamak gibi gelir. Eksikliğini demirden derler; ama demir gibi sensizlikten olduğunu bilmezler.
Rüya görüp uyanırım, seninleysem. Sensizken uyandığım gerçekler bile kadim bir hasretin banalliğiyle tenimde kokar. Nefesimi aldım; eksik. Çağrısı çarşafa dolandı, sana “gel” dememin. Üstümden üzüntü damarlarının stresli perişanlıkları buldozer gibi geçti. Zamansız, ruhu dar firuzan…
Yokla bizi, aşkla barıştırarak.
Dilara AKSOY
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.