Kızgınken karar veren, fırtınalı havada yelken açan bir insandır. euripides
merhabaomrum
merhabaomrum

Nefes Eksikliği

Yorum

Nefes Eksikliği

( 2 kişi )

3

Yorum

4

Beğeni

5,0

Puan

60

Okunma

Nefes Eksikliği

Yazmam gereken bir sevda var. Durulur gibi olup kalbimi diriltmeye müsait bir denklemde, sevdanın kıblesinde giydiği astarı şikâyetinden esirgeyen bir taahhütle başlıyorum. Dağılır gibi olunca hayal kırıklığı kolyem, üstüne en sevdiği umudu giydiriyorum.

Devrik cümlelerin betonarmesi, tazyiklenen keşkeler külliyatında “merhaba” diyorum. Gönlün güdümü sevda şerbetiyle tatlanan bir hoş seda ise, sana vardığım yolların diri mutlulukların ebediyen varışın kırmızı kurdelesi artık.

İstikameti düzlem; bir nefes darlığında nefesim de sen ol, darda kaldığım zamanların gerçeği de sen ol. Sen ol. Niyeti buseden ayrı manyetik bir çırpınışla, sana uğramaktan keyif alayım. Sağlık, huzur ve senli mutlulukla… Çünkü sensiz mutluluğun tadı yavan; ömrüme acısı bol bir yaşamak gibi gelir. Eksikliğini demirden derler; ama demir gibi sensizlikten olduğunu bilmezler.

Rüya görüp uyanırım, seninleysem. Sensizken uyandığım gerçekler bile kadim bir hasretin banalliğiyle tenimde kokar. Nefesimi aldım; eksik. Çağrısı çarşafa dolandı, sana “gel” dememin. Üstümden üzüntü damarlarının stresli perişanlıkları buldozer gibi geçti. Zamansız, ruhu dar firuzan…

Yokla bizi, aşkla barıştırarak.
Dilara AKSOY

Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Nefes eksikliği Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Nefes eksikliği yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Nefes Eksikliği yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
14.5.2026 21:55:36
Dilara Aksoy, kelimeleri sadece yan yana getirmemiş; onları bir duygu tüneli oluşturacak şekilde dizmiş. Ruhu dar bir "firuzan" gibi parlayan bu metin, okuyucuyu kendi içsel nefes darlıklarını sorgulamaya itiyor.

Emeğinize, kalemine sağlık. Öyle bir metin ki bu; okurken insan gerçekten de o "eksik nefesin" sızısını göğüs kafesinde hissediyor.

Sizce de insan, kendi eksikliğini ancak bir başkasının varlığıyla "tamamladığında" mı gerçek dünyaya uyanır?
Etkili Yorum
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
14.5.2026 19:31:51
5 puan verdi
Bu denli yoğun, imgelerin birbiriyle yarıştığı ve her satırı ayrı bir sızıyı sırtlanan bu metin; sadece bir sevda mektubu değil, adeta bir teslimiyet beyannamesi. "Sevdanın kıblesinde giydiği astarı şikâyetinden esirgeyen" bir gönül, aslında yaşadığı tüm acıları o sevdanın hatırına kutsal saymış demektir.

​Yazmaya başladığınız bu sevda, belli ki kendi betonarmesini bile devrik cümlelerle kuracak kadar sarsılmış ama bir o kadar da "sen ol" diyecek kadar kararlı.
​Bu derinlikteki bir hisseli akışa, ruhun o "zamansız ve dar" hâline ortak olacak birkaç satır eklemek gerekirse:

"Eksikliğini demirden derler" demişsiniz ya; o demir sadece bir ağırlık değil, aslında ruhun etrafına örülen ama anahtarı sadece "O"nda olan bir kafestir. İnsan, kendi gerçekliğinden uyanıp bir başkasının rüyasına sığınmak istiyorsa, orası artık gurbet değil, asıl vatandır.

Dağılan hayal kırıklığı kolyenizi en sevdiği umutla tamir etmeniz, aslında yenilgiyi kabul etmeyen bir aşkın en büyük zaferidir. Tazyiklenen keşkeler, o "merhaba" ile durulur; çünkü aşk, geçmişin gürültüsünü susturan tek sessiz kuvvettir.

Ruhu daraltan o buldozerler geçip giderken geriye kalan tek şey, "gel" demenin o mahcup ama sarsılmaz çağrısıdır.

​"Seni sevmek; devrik bir hayatın içinde kurduğum en düzgün cümle, bütün çıkmaz sokakların sonunda rastladığım o tek ferah meydan."
​Yüreğinizin bu tazyikli ama naif akışı, dilerim ki o "kırmızı kurdeleye" en kısa zamanda kavuşur. Sağlık ve o eksilmeyen "senli" huzurla kalmanız dileğiyle...
Etkili Yorum
Tokdemir Kansu
Tokdemir Kansu, @tokdemirkansu
14.5.2026 19:22:35
5 puan verdi
Bu eser, nefes alırken bile hissedilen bir eksikliğin, sessiz bir boğulma hâlinin dışa vurumu olmuş tam olarak. Sevda denilen şey, burada bir taahhüt gibi başlıyor: Durulur gibi olup kalbi diriltmeye niyetli bir denklem. Ama her seferinde hayal kırıklığı boyna takılıyor, yine de en sevdiği umut giydiriliyor üstüne. Devrik cümlelerin betonarmesi, keşkelerin külliyatı… Tüm bu ağırlığın arasında bir “merhaba” var, ama o merhaba bile sevda şerbetiyle tatlanmış bir hoş sedaya dönüşüyor. İşte en vurucu his: Nefes darlığında nefes olacak sensin. Darda kaldığında gerçek de sensin. Yani yokluğun demir gibi, varlığın nefes. Rüyada sen varken uyanmak istiyor, sensiz uyanılan gerçeklerin bile kadim bir hasretle koktuğunu söylüyor. Ve o “gel” çağrısı, çarşafa dolanmış, çıkamıyor. Üzüntü damarlarından buldozer gibi geçmiş bir firuze ruhu var ortada. Sonunda ise tek bir dilek: “Yokla bizi, aşkla barıştırarak.” Yani gel, yokla, aşkla barıştır. Bu eser, nefes eksikliğinin değil, sen eksikliğinin teşhisi. Ve tedavisi, ancak senin gelmenle mümkün.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL